Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın,
-Param yok da yok. Mal varlığımdan 50 bin TL eksildi. Başvurumu aile dostlarının sattığı evden gelen parayla yaptım VS gibi damar şarkı sözlerini andıran feryat figan yoklukları ile Akaydın’ın son çırpınış ifadelerine tanıklık ediyoruz.
Akaydın, Menderes Türel’in sahip oldukları karşısında hayasızca yaklaşımda bulunmayı marifet sayıyor.
Sayın Akaydın, sizin sahip olduklarınıza ben sahip değilim. Ve sahip olamadığım için de hiçbir zaman sizin evinize, arabanıza, bankada ki paranızla hiç mi hiç ilgilenmedim. İlgilenmem de. Kaldı ki mal varlığınız her ne kadar da siyasetin içerisinde bulunan bir erguman olmuş olsanız dahi yine beni ilgilendirmez.
Bana ne sizin yatınızdan, katınızdan, Prof.maaşınızdan, aldığınız destek paralarından. Ve size ne milletin parasından malından mülkünden.
Gözünüz var sanırım? Buna ancak şöyle bir söz söylenir
-Nazar etme ne olur, Çalış Senin de olur?
Yatmış kalkmışsınız, üniversite de eliniz arkada dolaşıp durmuşsunuz, hiçbir inşaat ve yatırım yapmadan rektörlük yapıp sizin tabirinizle
-Gökden Zembille geldim” dediğiniz Belediye Başkanlığına oturtuldunuz.
Yani hiçbir şey yapmadan, üretmeden, çalışıp kazanmadan gelir ve giderler konusunda yorum yapmanız tembelliğin sonucu olsa gerek
İşte bu nokta da hırs, ihtiras ve maddi manevi açlık ortaya çıkar ve milletin kazancında, evinde, barkına gözünüz takılır.
Çalışıp kazanmayı becerememiş ardından insanların kazançları ve kazanımlarına göz dikerek, iftira atarak prim yapmaya çalışıyorsunuz. Antalya’nın Büyükşehir Belediye Başkanlık makamına yakışmayan davranışlar ve uydurma beyanatlar. Kocaaa profesör olmuş bir şahsiyetsiniz. Kazancınızı siyasete kurban ettiyseniz iftira attığınız insanların suçu mudur bu durum ?
30 Mart sonrası zaten Belediye de kaybedilecek. O zaman kime iftira atacak, çamur atıp iz bırakmaya çalışacaksınız ? Demek ki gözünüzü para hırsı bürümüş? Böyle olmuş ki belediye başkanlığı yarışında ki adayların alın terlerine iftira atmakla siyasi manevra yaptığınızı düşündünüz.
Olmadı sayın Akaydın. Bu konuda da dibe vurdunuz. Bu konuda da ne kadar basit bir davranış sergileyerek Büyük Antalya’nın Büyükşehir Belediye Başkanlığına yakışmadığınızı bir kez daha göstermiş oldunuz.
Ne diyelim. Sizin tabirinizle ölecek hastaya ne verirseniz verin yesin” mantığından yola çıkarak
Seçimi kaybedip gidecek olan sizler için de şöyle bir sözü tekrarlamak isteriz
-Ağzınıza ne gelirse konuşun. Nasıl olsa seçimi kaybedeceksiniz.