HER ÖLÜM ERKEN
Yayınlanma :
18.02.2021 00:01
Güncelleme
: 18.02.2021 00:01
Bu aralar +65 yaş üzerinde vefat haberi alındığında, pandemi dolayısıyla pek sık duyduğumuz bir yaş belirteci olduğundan mıdır nedir, pek önemsenmiyor gibi geliyor. Oysa Devletimiz, Sağlık Bakanlığımız, nasıl da sahip çıkmış, nasıl da korumaya aldı o yaşlarda olan anne-babalarımızı, yakınlarımızı, sevdiklerimizi.
Bizler her canlının mutlaka ölümü tadacağını bilen inançlı insanlarız. Yakınlarımız ebediyete göç ettiği zaman, hastaysa; ‘iki rahmetten biri olmuş inşallah’ diyerek birbirimize destek olan, acıyı ve sessizliği paylaşan insanlarız. ‘Yaşı varmış zaten, iyi olmuş’ ya da ‘aman iyi, çoluk çocuğu da yokmuş’ gibi cümleler üzücü, anlayıştan uzak cümlelerdir. Allah herkese inanç versin, imanlı ölüm nasip etsin. Acılarına, kayıplarına dayanacak güç versin.
Öncelikle şehitlerimize rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabırlar diliyorum. Gara şehitlerimizin üzüntüsü yüreğimizi dağlamaya devam ediyorken, ardı ardına vefat haberleri de gelmeye devam etti. Yakınlarımızdan aldığımız haberlerin dışında, Türkiye’ye uzun yıllar hizmet etmiş insanların da isimlerini duydukça üzüntümüz kat be kat arttı. Bunlardan birisi de İstanbul Eski Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı da malum virüs sebebiyle kaybetmemiz oldu.
Denk geldiyseniz bilirsiniz, ardından rahmet dileyemeyecek kadar insanlıktan yoksun makam sahiplerinin umarsız tavırları, hatta bir başkasının ölümünü de beklediğini sosyal medya hesaplarında paylaşması ne acı değil mi? Ölüm herkesin başında. İnsanın empati kurabilmesi için tahsiline, yaşına, adına bakmayın lütfen. İnsanlıktan başka bakılacak bir şey yok malum ki. Merhumu ya da merhumeyi sevip sevmemek fark etmez; insan olarak, inanca saygılı olmak adına, ya sessiz kalınır ya da makamına istinaden başsağlığı mesajı yayınlanır ama ardından böyle çirkin, kulağa böyle soytarıca gelen cümleler kurulmaz. En azından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, bu ülkede belli bir makam temsil ediliyorsa bu yapılmaz. Ama insanlar maalesef ki sadece konuşabilir olmuş, konuşmayı bilmekten uzaklaşmış. Yazabilir olmuş, yazmayı bilmekten uzaklaşmış. İfade etmeyi bilir olmuş ama nasıl ifade edilirden uzaklaşmış.
Dün de makalelerine ve söyleşilerine hayranlık duyduğum, hemen hemen kitaplarının çoğunu okuma fırsatı bulduğum, İletişim Psikolojisi Uzmanı, Psikolog-Yazar Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu’nun evinde ansızın vefat ettiği öğrendik. Yine sosyal medyada gerçek hayatın öznesinden uzaklaşmış olan beyinciklerin Doğan Hocamız hakkında da ‘Yaşı gelmiş’ gibi çirkin söylemleri, sevdikleri açısından oldukça can yakıcı. Daha hassas, daha insancıl, daha özverili insanlar olmalıyız. Empati kurabilmeli, insanı anlamanın, insan olmak kadar özel bir durum olduğunun farkına varabilmeliyiz.
Konuyu, Merhum Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu’nun en sevdiğim sözlerinden biriyle noktalıyorum, şimdilik.
“Şükür duygusunun iki kaynağı vardır;
1- Sahip olduklarının bilincinde olmak.
2-Onların her an kaybolabileceğinin farkında olmak.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: