Dünkü çevreci gezi yazıma bu gün devam ediyoruz. Başkanlık otobüsünden dedikodular aktaracağım size. En neşeli kişi Başkan Menderes Türel idi. Son derece rahat olan başkan ön tarafta yaptığı espriler yüzünden otobüs kahkahalar ile adeta çınladı. İlk dönem seçimi kaybettikten sonra Cumhurbaşkanı’nın kendisini telefonla arama anısını anlattı. Önce Cumhurbaşkanı’nı telefonda tanıyamadığını, sesi aldığı andaki halini yeniden taklit etti. Millet gülmekten kendisini alamadı.
Başkan aynı zamanda yolculuk boyunca hep basınla birlikte otobüs içinde kaldı. Sürekli basına yatırımlarla ilgili bilgiler verdi. Dönüş yolunda ise otobüsün içinde kalkıp, sonuna kadar yürüdü ve basınla yakından ilgilendi, soruları cevapladı, sohbetler etti.
En çok yorulan Bedrullah Erçin bey oldu. Genel Sekreter Birol Ekici ile artık kaşla- gözle anlaşır olmuşlar. Hobi bahçelerinde Bedrullah bey, katı atık tesislerinden o, güneş enerji panellerinde yine Bedrullah bey ha bire bilgi veriyordu. Organizasyonun kusursuz gitmesi için bir önde, bir arkada, elinde telefon, diğer elinde dosyaları. Çok çalışıyor çoook.
Bu arada meyve ikramı sırasında adamcağız, bir dilim karpuzu ağzına atmasıyla başkan çağırdığı için ağzında ne varsa yuttu. Zannedersem çekirdeklerini de yuttu. Yüz hatlarından öyle anladım. İçimden iyi ki ağzında şeftali yoktu. Yoksa onunda çekirdeğini yutmaya kalksaydı, hastanelik olurdu diye geçirdim.
En rahatı İsa Akdemir’di. İsa başkan, iri vücudunun getirdiği avantajla hep öndeydi. Ama işini yapan insanların verdiği bir rahatlığı vardı üstünde. Yalnız İsa Başkan yürürken, kendisinden önce muhteşem bir şekilde besleyip büyüttüğü göbeği hep öndeydi. Yörük olmanın getirdiği etçil beslenmesi her halinden belli oluyordu.
En sessizi Mustafa Ekmekçi’ydi. Ortalarda olmasına rağmen, görünmemesini nasıl beceriyordu anlamadım. Ama sürekli cep telefonu açık, sürekli kulaklık kulağında ve konuşuyordu.
En terleyen Destek Hizmetleri Daire başkanlığına yeni atanması yapılan İlyas Çopur’du.
En organize Ali Ergin’di. Ali Ergin meslek büyüğümüz olması nedeniyle uzun yıllardan bu yana kendisi ile tanışır ve aramızda abi-kardeş, usta-çırak ilişkisi vardır. Ali Ergin, adeta bir orkestra şefi gibi, basının bilgilendirilmesi, otobüse binmesi, gelmesi, oturması, basın toplantısına alınması gibi işleri mükemmel şekilde idare etti. Gazetecilerin yol ortamındaki aksaklıkları anında müdahale ederek çözdü.
Başkanın arabasından dedikodular şimdilik bu kadar.
Yorumlar
Kalan Karakter: