Antalya’da yaşayan herkesin Cumhuriyet Meydanı ve Tophane ile ilgili mutlaka anısı vardır.
Ben Döşemealtı’nda doğdum. Bu nedenle kent merkezi bize uzaktı. Şehre geldiğimiz zaman ilk gidilecek yer, Cumhuriyet Meydanı ve Tophane çay bahçesi olmuştur. Sonrasında Karaoğlan parkı. Herkesin buluşma noktasıdır Tophane çay bahçesi. Hemen altında Hisar Restoran vardı ki, oraya maddi durumu iyi olanlar giderdi.
Hisar Restoran’ın sahibi Emel hanımın titiz çalışmaları, misafir ağırlaması filan dillere destandı. Galiba Emel hanım ermeni veya rum idi. Ama Antalya’ya gelen Cumhurbaşkanları, Başbakanlar yabancı misafirlerini filan hep orada ağırlardı. Doyum olmaz bir manzarası, sofra kullarını çok iyi bilen ve uygulayan Emel hanımın titiz ve nezaketli servisi her daim orayı özel kılardı.
Birde mağara gibi altı oyulmuş restorantın cafe bölümü vardı. Kapısından çıkınca denize ve alttaki Kaleiçi’nin tüm renklerinin bulunduğu muhteşem manzarası ile balkonu vardı. Burada yer bulmak çok zordu. Hisar’a gidip, cafesinin balkonunda cola içmek baya cool bir olaydı. Herkesin yapabileceği şeyler değildi.
Üstte bulunan Büyük Otel’in pastane bölümünde dondurma yemek ayrı bir havaydı yani. İlk büyük otel yıkıldı. Bana göre iyi de oldu. Denizi kesen büyük bir beton bloktu. Kaldırıldıktan sonra harika oldu. Ancak yıllar geçtikçe burası köhneleşmeye başladı.
Şimdi Başkan Menderes Türel yeni bir proje ile Cumhuriyet Meydanı’na ve Tophane’ye imzasını atıyor. Önümüzdeki günlerde açılacak. Mutlaka gidin ve yeni hali ile Tophane çay bahçesinde o muhteşem manzara karşı bir çay için.