Ağaç baltaya demiş ki, “Senin beni kestiğine değil, sapının benden olmasına üzülüyorum” demiş.
Antalya’daki son günlerde yaşanan siyasi tartışmaları özetleyen bir tespittir bu. Bazılarının içindeki hasetlik, bazılarının başarısızlıklarını perdeleme, bazılarının yer kapma ihtirası, bazılarının akılsızlıkları, bazılarının ise kimin yanında duracağını bilememesinin getirdiği sonuçtur.
“Elimizi ateşe sokmadan, maşa ile közü tutalım” mantığı ile yapılan işlemlerde bir gün o ateş topunu kucağınızda buluvermenin getirdiği telaş ile etrafta ne var ne yok kırmaya başlayacaksınız. Bu kişilerin ilk olarak ta ellerindeki maşayı fırlatıp atacaklarından emin olabilirsiniz. Bu bir kehanet değildir. Ama görünen köy kılavuz istemez derler.
Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kara kaplı defteri kamuoyunun gündemine geldi. Bu kara kaplı defterde Erdoğan’nın her şeyi kaydettiği yazılıyordu. Eminim birilerinin elinde de kara kaplı defter vardır ve bu günü geldiğinde açıldığı zaman ortaya çakacak durumdan kusura bakmasın herkes nasibini alır.
O zaman geldiğinde herkes şapkaya bakacaktır eminim