Pandeminin ardından yaşadığımız ekonomik kriz ve ardından ‘küçük mutlu zümre’ hariç kahir ekseriyeti derinden sarsan ekonomik krizle toplumsal depresyonumuz tavan yaptı. Gerçi şerbetli milletiz, buna da alışırız dedik amma, bu kez öyle olmadı. Alışmamıza, daha doğrusu nefes almamıza dahi fırsat vermiyor ‘fırsatçılar’…
‘Fırsatçılar’ın özellikle altını çiziyorum. Evet ülkede ciddi bir ekonomik kriz var. Akaryakıt, enerji fiyatları aldı başını gidiyor. Hükümetin frenleme çabalarına rağmen bu artış durmuyor, durdurulamıyor. Ee tabi onlar artınca otomatik olarak her şeye zam üstüne zam geliyor. Son aylarda bir günümüz ertesi günle uyuşmaz oldu. Aldığımız herhangi bir ürün ya da hizmeti ertesi gün farklı fiyatla buluyoruz. Ve iş öyle bir çığırından çıktı ki, artık hiç kimse bu gidişin nereye varacağını kestiremiyor.
Bu söylediklerim ülke geneli içindi. Antalya özelinde ise durum daha da vahim. Geçen sosyal medyada birileri paylaşmıştı; tatil kentinde en ‘oturulamaz’ evin dahi kirası 5 bin TL’den başlıyor. Akıl alır gibi değil. Ekonomik kriz tamam fakat bu zam fırtınasını, fahiş fiyatları tamamen ekonomiye bağlamak da doğru değil. En az yüzde 50’si ‘kriz fırsatçıları’nın işi. Serbest piyasa ekonomisini ‘serbest kazıklama ekonomisi’ne çeviren fırsatçıların ne açık söylüyorum ne dini, ne imanı, ne vicdanı var. Özellikle temel gıda maddelerinde (ki, biliyorlar, vatandaş mecbur alacak) zamsız bir günleri yok. Zincir marketlerin önünü açarak, mahalle bakkallarının sonunu getiren, toplumu tüketim çılgınlığına sürükleyen sistemin yarattığı canavarlar bu fırsatçılar. Dedim ya, iş artık çığırından çıktı. Herkes bu gidişata dur diyecek bir otorite arıyordu ki, otoriteden ilk hamle geldi. Önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan Tarım Kredi Kooperatifi marketlerinde 30-40 ürün çeşidinde büyük indirimler yapılacağını duyurdu. Bu indirimlerle piyasadaki fahiş fiyat çılgınlığının frenleneceğini umduklarını dile getirdi. O indirim yapılacak ürünler arasında; Makarna, un, salça, pirinç, bulgur, mercimek, nohut, fasulye, şeker, ayçiçeği yağı, zeytinyağı, tavuk ürünleri, tam yağlı süt, yarım yağlı süt, yumurta, peynir, tereyağı, bal, zeytin, çay, Türk kahvesi, patates, kuru soğan, karpuz, kavun, çamaşır deterjanı, bulaşık deterjanı, çamaşır suyu, sıvı sabun, peçete, rulo havlu, kolonya, bebek bezi…
Ve tabi et…
Baktığınızda vatandaşın en çok kullandığı ürünler. Yani doğru ürünler.
Peki buna sevindik mi ? Henüz değil. O indirimler Tarım Kredi Kooperatifi marketlerinde bugün itibarıyla başlıyor. Başlıyor başlamasına da hükümetin bu adımı piyasalarda beklenen etkiyi yaratacak mı, doğrusu ben bundan biraz şüpheliyim. Nedenine gelince, bir kere, Tarım Kredi Kooperatifi marketlerinin sayısı o beklenen etkiyi yaratabilmesi için oldukça sınırlı. İlk mağazasını 2017’de açan Tarım Kredi’nin 2021'in ilk 6 ayı itibarıyla mağaza sayısı 40 ilde 355. 355’inci mağazasını da geçtiğimiz yıl Antalya’da açmışlardı. Yani 2.5 milyonluk, yaz aylarında 5 milyonu aşan bir nüfusa hizmet veren Antalya’da sadece bir Tarım Kredi Kooperatifi mağazası var.
Diğer yandan, ekonomik krizi ‘fırsat krizine’ çeviren anlı şanlı zincir marketlere bakalım. Mesela bugün ülkenin her ilinde, ilçesinde, neredeyse her büyük cadde veya sokakta bulunan A10!’in 2021 sonu itibariyle mağaza sayısı 11.000'in üzerinde. ŞOK 8 bin 47, BİM 9 bin 451 mağazaya sahip. Başta da belirttiğim gibi bu rakamlar 2021 rakamları. Bu yıl zincirlerine daha kaç eklediler onu bilmiyorum.
Şimdi, geçen yılki rakamlarıyla dahi topladığımızda sadece bu 3 zincir marketin ülke genelinde yaklaşık 30 bin mağazası bulunuyor. 30 bin mağazaya karşı Tarım Kredi 355 mağazayla nasıl fiyat dengelemesi yapacak merak ediyorum. Vatandaş kapıya adım attığında karşısında bulduğu bu zincir marketlerin kuşatmasından nasıl kurtulacak ve bugünden itibaren eminim binlerce insanın akın edeceği tek Tarım Kredi Kooperatifi mağazasından nasıl alışveriş yapacak cidden merak ediyorum.
Yanlış anlaşılmasın. Atılan adımı küçümsemiyorum. Ya da altında bir şeyler aramıyorum ancak çok yetersiz olduğunu söylemeye çalışıyorum. Sorunu çözmek için değil de sanki ‘bakın işte bir şeyler yaptık’ demek için atılmış bir adım gibi görüyorum. Umarım yanılan ben olurum. Umarım bu adım işe yarar ve kriz fırsatçıları küçük de olsa bir geri adım atar. Çünkü artık kahir ekseriyetten biri olarak söyleyebilirim ki gerçekten dayanacak gücümüz kalmadı…
Yorumlar
Kalan Karakter: