Dün uzun bir aradan sonra yeni adıyla CorendonAirlines Stadyumu’ndaydım. Malum, yeni sezonun ilk maçı ve de rakip Galatasaray olunca kaçırmak olmazdı. Stat, beklenildiği gibi hınca hınç doldu. Hava sıcaklığı ve yüksek nemi saymazsak sezonun ilk maçı için ambiyans muhteşemdi. Ta ki, protokol tribününün halini görene kadar…
Evet, bugün size maçı yorumlamak, yeni Antalyaspor ve yeni Galatasaray’la ilgili gözlemlerimi yazmak istiyordum ancak protokol tribününde gördüklerimden sonra vazgeçtim. Maç analizini başka arkadaşlara bırakarak ben şahit olduğum protokol tribünü manzarasını anlatacağım.
Şimdi konuya girmeden önce bu tribünlerde kimler oturabilirmiş ona bir bakalım.
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün protokol listesinde protokol tribünlerinde oturabilecek kişiler şöyle sıralanıyor:
1 - Vali (Gençlik ve Spor il Başkanı) 2- Garnizon Komutanı 3- Belediye Başkanı (Büyükşehir olanlar için Büyükşehir Belediye Başkanı) 4- Müsabakası olan kulüplerin başkanları 5-Cumhuriyet Başsavcısı 6- Rektör (Üniversitesi olan iller için) 7- Adalet Komisyonu Başkanı 8- Vali Yardımcıları 9- Yabancı Ülke Misyonu (Ankara'da Büyükelçi, Konsolosluk bulanan illerde konsoloslar yalnız kendi ülke maçlarında) 10- İl Jandarma Alay Komutanı 11- İl Emniyet Müdürü 12- Gençlik ve Spor İl Müdürü 13- İl Daimi Encümeni ve İl Genel Meclisi Spor Komisyonu Üyeleri 14-Mit Bölge Başkanı 15- İlçesinde müsabaka olan İlçe Kaymakamı 15- Müsabakası olan kulüplerin Yönetim Kurulu Üyeleri 16- Mecliste grubu bulunan siyasi partilerin İl Başkanları 17- Önceki federasyon başkanları ve Milli takım teknik direktörleri 18- İl Spor Dalı Temsilcisi (Kendi branşında) 19- ASKF Başkanı 20 - İl Protokolünde yer alan ve gençlik ve spor hizmetlerine katkıları ve desteği bulunan kamu kurum ve kuruluşları bölge ve il müdürlerinden davet edilenler 21- Genel Müdürlükçe Protokol Tribününe giriş kart verilen kişiler.
Bu tribünlerde bir miktar ev sahibi kulübün, bir miktar TFF’nin kontenjanı bulunuyor. Kalan tüm koltukların akreditasyonu Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nce yapılıyor.
Oysa bizim önceki günkü maçta şahit olduğumuz protokol tribünü, bu mevzuattan oldukça uzaktı. Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, iki federasyon yetkilisi, il emniyet müdürü, bir milletvekili, bir siyasi parti il başkanı vs… Toplasan 15-20’yi geçmezdi oturma hakkı olanlar. Ancak tribün hınca hınç doldu. Gelen protokol de maiyetiyle birlikte tribüne çıkınca iş iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı. Mesela Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek’in, hadi korumalarını anladık da, yanında özel kalem müdürü, fotoğrafçısı, hatta çaycısı bile vardı. Hani her kaç anons edilir ye, ‘merdiven boşluklarına oturmayınız’ diye. Protokol tribününün merdiven boşlukları da az sayıdaki protokolün ‘maiyetleri’ ile dolduruldu. O curcuna içerisinde bizzat şahit olduğum bir olay vardı ki bardağı taşıran son damla oldu. Maça 5-10 dakika kala İYİ Parti Antalya İl Başkanı Mehmet Başaran geldi protokol tribününe. Hemen karşısına bir görevli dikildi. Ne konuştular bilmiyorum ama dakikalarca süren diyaloglara rağmen Başaran başka bir tarafa yönlendirildi. Üstelik bu diyaloğu Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek de uzaktan sadece izlemekle yetindi. Ondan birkaç dakika sonra gelen AK Parti İl Başkanı İbrahim Ethem Taş ise hiç bekletilmeksizin CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek’in yanına oturtuldu. Diğer il başkanları yoktu, Böcek dışında belediye başkanı da yoktu. Yoktu derken tribünde yoktu. Protokol tribününe çıkmaması kendi tercihi miydi bilmiyorum ama Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen maçtaydı mesela.
Yüzde 80’i ‘protokol olmayan’ kişilerce doldurulan protokol tribününde artık yer kalmayınca bu kez bizim alanımıza, yani basın tribünlerine sarkmalar başladı. TSYD görevlilerinin cansiperane gayretleriyle durdurulan bu işgal ataklarına rağmen basın mensupları görevlerini yapmakta zorlandı.
Bu durum sadece burada mı böyle, başka şehirlerde, başka statlarda da benzer manzaralar yaşanıyor mu bilmiyorum. Ama kesinlikle doğru değil. Protokol tribünü, kenti yönetenlerin oturacağı bir yer olmalı. Buralara taraftar asla alınmamalı. Alındığında neler olduğuna ilişkin sayısız örnek biliyoruz. Rakip takım yöneticilerine hakaret edenler, saldıranlar hem kenti, hem kulübü zor durumda bırakıyor. Bu tür şeylerin yaşanmaması için mevzuata uygun hareket edilmeli ve bu tablo bir daha yaşanmamalı. Çünkü ne Antalya’ya, ne Antalyaspor’a yakışmıyor…
Yorumlar
Kalan Karakter: