Geçtiğimiz gün bu köşeden ‘Bu indirim fırsatçılarıdurdurur mu?’ başlığıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Tarım Kredi Kooperatifi marketlerinde 35-40 temel üründe yapılacak indirimlerle ilgili müjdesini yorumlamıştım. Bu yazımıza bazı çevrelerden olumsuz tepkiler geldi.
Lafımız yok. Eleştiri, tepki elbette olacaktır. Herkes bizimle aynı düşünmek mecburiyetinde değil sonuçta. Herkesin düşüncesine saygılıyız. Ancak gelen tepkiler yazımızın özüne, içeriğine değil de bizim eksikliğimize yönelik olunca haliyle cevap hakkımız doğdu.
Neymiş efendim yazımızda Tarım Kredi Kooperatifi’nin Antalya’da sadece bir tane mağazası olduğunu söylemişiz, oysa Antalya’da 10 tane mağazası varmış…
Bizi eleştiren bu arkadaşlar belli ki yazımızı bir önyargı ile okumuşlar. Yahut okumamışlar da şöyle bir göz gezdirmişler. Çünkü eğer özümseyerek okumuş olsalardı, orada verdiğimiz rakamsal bilgilerin 2021 yılı itibarıyla olduğunu belirttiğimizi görürlerdi. 2021 yılında açılan 355’inci mağazanın Antalya’daki ilk mağaza olduğuna ilişkin haberleri internetten isteyen herkes görebilir. Yalansa biz o haberlerin yalancısıyız.
Neyse biz yine de okurlarımızın ‘eksik’ gördüğü bilgiyi tamamlayalım. Efendim araştırdım, Tarım Kredi’nin Antalya’da 1 değil 10 mağazası varmış. Biri Finike’de, 6’sı Muratpaşa, 3’ü Kepez sınırları içerisinde…
Eksiğimizi tamamladıktan sonra gelelim yazının özüne. Yani asıl anlatmak istediğimiz ancak bazı arkadaşların ısrarla anlamak istemediği meseleye.
Farzedelim ki Antalya’da 10 değil 50 mağaza var.
Soru şu; Bilhassa yaz aylarında 5 milyona yaklaşan bir nüfus ağırlığını çeken turizm kentinde 50 mağaza bu kadar insanın ihtiyacını karşılayabilir mi ?
Yanıtını şu iki günde herkes gördü zaten. 15 Temmuz’da başlayan indirimli günler nedeniyle Tarım Kredi Kooperatifi marketlerine adeta akın var. Ben gitmedim ama giden ve oradaki manzarayı görenlerle konuştum. Millet sanki kıtlıktan çıkmış gibi, sanki indirim sadece o günmüş gibi mağazalara saldırıyor. Mağazalara girebilmek, girip de ihtiyacı olan ürünleri alabilmek bayağı bir maharet gerektiriyor. Sabah açıldığında dolu olan raflar birkaç saatte boşalıyor.
Diğer tarafta ise ülke genelinde 50-60 bine varan şubeleriyle onlarca market zinciri var. Ve öyle ki, bu marketlerin hemen her mahallede, caddede bir değil birkaç şubesi faaliyet gösteriyor. Tarım Kredi’deki ‘büyük indirim’in ardından gözlem amacıyla önüme çıkan ilk zincir market şubesine girdim. Acaba fiyatlarda bir ‘gerileme’ var mı diye. Tesadüf girdiğim markette bir görevli elinde etiket makinası, etiketleri yeniliyordu. Şöyle göz ucu baktım, indirim değil yine ‘bindirim’ vardı. Mesela geçen hafta 26 TL’ye aldığım 15’lik yumurta kolisinde 29.75 oluvermişti etiket. Tam da anlatmak istediğim buydu işte. 10 tane, 20 tane mağaza ile 10 binlere, 20 binlere karşı etkili olunması mümkün değil. Bakın göreceksiniz kısa sürede o Tarım Kredi’ye hücum edenler de vazgeçecek. Şu sıcakta o hengameyi yaşamaktansa üç beş lira fazla vermeyi göze alıp evinin dibindeki, sokağındaki zincir market şubesine dönecek.
Söylemeye, anlatmaya çalıştığımız budur. Anlamayan/anlayamayan arkadaşlar için bir kez daha söylüyorum;
Zincir marketlerdeki fahiş fiyatların kırılması, dengelenmesi adına atılan adım doğrudur, önemlidir ancak yetersizdir.
Yorumlar
Kalan Karakter: