Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve 28'inci Dönem Milletvekilliği Genel Seçimleri kapsamında düzenlenen mitingde Antalyalılarla buluştu. Kepez Turgut Özal Spor Salonu önünde 100 bini aşkın kalabalığın katıldığı mitingde sahneye eşi Emine Erdoğan ile İbrahim Tatlıses'in 'Haydi Söyle' ile Cengiz Kurtoğlu'nun 'Duyanlara Duymayanlara' şarkılarının sözleri düzenlenmiş yeni halinden oluşan seçim şarkıları eşliğinde çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, coşkulu kalabalığı selamladı. Şarkıların ardından kalabalığa, “ “Biz sizleri çok seviyoruz, sizlere olan aşkımız farklı ve bu yolda bizi hiç yalnız bırakmadınız” diyen Erdoğan, “Deniz kenarında kar mı olurmuş, meydana çıkmayan er mi olurmuş, deli gönül başka güzel arama, Antalya'dan güzel yar mı olurmuş?” şeklindeki dörtlüğü okudu ve “Biz de Antalya'dan güzel yar olmayacağını bilerek bu şehri hep gönülden sevdik. Antalya elindeki değerleri kazanca dönüştürmeyi, çalışmanın ve üretmenin değerini çok iyi bilir. Bu şehir ayrımcılığın hiçbir çeşidine itibar etmez" ifadelerini kullandı.
‘KEMSENİN GÖZÜNÜN YAŞINA BAKMAZ’
Mesele ülkesinin bütünlüğü, milletinin birliği, evlatlarının geleceği olduğunda Antalya’nın kimsenin gözünün yaşına bakmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bunun için Antalya'yı ayrı bir seviyoruz. Bunun için Türkiye Yüzyıl'ı hayalimizi en iyi sizlerin anlayacağını biliyoruz. Ülkemizi bugüne kadar nasıl sizlerle büyüttüysek, güçlendirdiysek, zenginleştirdiysek, inşallah Türkiye Yüzyılı'nı da beraber inşa edeceğiz. Biz eser ve hizmet siyasetiyle bugünlere getirdiğimiz Türkiye'yi daha ileriye taşımak için ter döküyoruz. Şu anda karşımda 100 bini aşkın Antalyalı var" dedi.
‘6’YLA BAŞLADILAR OLDU 11 ORTAK'
Konuşmasının büyük bölümünde Millet İttifakı’nı eleştiren Erdoğan, “Birileri ülkenin birikimlerini önce 6'lı başlayan masada paylaşmaya niyetlendi, Sonra pazarlığın kızıştığı bir anda ortaklardan biri yerinden kalkıp, sonra geri otururken, masanın altındaki gizli ortak HDP'de bu cümbüşteki yerini aldı. Baktılar 7 ortakla da bu iş olmayacak, iki büyükşehir belediye başkanını da dahil edip ortak sayısını 9'a çıkardılar. Masada kendileri içinde yer olduğunu gören ülkenin ve milletin yeminli düşmanları PKK ve FETÖ durur mu, onlar da hemen seslerini yükselttiler. Oldu mu size 11 ortak, daha DHKP-C'sini, Avrupa'da ve Amerika'da masanın akıl hocalığına soyunan tefecileri, simsarları, STK görünümlü istihbarat aygıtlarını saymıyorum bile. Aslında ağlanacak halimize gülüyoruz. Türkiye, siyasetine ve yönetimine dönük böyle bir oyunu asla hak etmiyor. Milletimiz iradesine dönük böyle bir istiskali asla hak etmiyor" diye konuştu.
'DERTLERİ ÜLKEYİ BATAKLIĞA SAPLAMAK'
Millet İttifakı’nın Türkiye’nin kaldığı yerden yola devam etmek olmadığını savunan Erdoğan, “Kılıçdaroğlu'nu cumhurbaşkanı adayı olarak karşımıza diken bir mekanizma var. Bu mekanizma CHP tabanının da ittifaktaki diğer partilerin tabanlarının da hassasiyetlerini zerre kadar umursamıyor. Bunların derdi seçimlerde yönetimi değiştirip Türkiye'nin kaldığı yerden yoluna devam etmesi değil. Bunların derdi Türkiye'yi siyasetiyle, ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomasisiyle en az yarım asır daha kendine gelemeyecek bir çukura itmek, bir bataklığa saplamaktır. Ama inşallah başaramayacaklar” yorumunu yaptı. Erdoğan, “Şimdi isterseniz karşımızdaki kişinin ve onun temsil ettiği masanın gerçekte ne olduğunu şöyle bir görüntüleriyle hatırlayalım" diyerek, Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürlüğü dönemi, HDP ile buluşma ve HDP'li yöneticilerin konuşmaları gibi görüntülere yer verilen bir video izletti.
‘BU FİLMİ DAHA ÖNCE DE İZLEDİK’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, videonun ardından şöyle devam etti: “Terörist Selo Diyarbakır'da 51 kardeşimizin ölümüne neden oldu. Şimdi bu Selo cezaevinde. Şimdi ne diyorlar Selo'yu çıkaracağız. Ondan sonra da Selo'yu Öcalan'ın yerine getireceklermiş. Değerli kardeşlerim buradan şu anlaşılıyor. Bay Bay Kemal'in demek ki parlamentoda yaptığı görüşme işte buydu. Açıklayabildi mi, açıkla dedik kaç kere, açıklayamaz. Çünkü her şey fırıldak, düzgün bir şey yok. Hayatı yalan, hep fırıldaklarla dolaşıyor. Onun için de ben diyorum ki 14 Mayıs’ta benim aziz, sevgili milletim bu yalana, talana, dolana 'evet demeyecek. Kılıçdaroğu üzerinden ülkemize dayatılan bu filimle ilk kez karşılaşmıyoruz. Milletçe bu filmi biz daha önce defalarca seyrettik. Tek parti döneminde insanlarımızın hak ve özgürlüklerini çiğnenirken, sanayi kuruluşlarının kapısına kilit vurulurken de seyrettik. Her on yılda bir maruz kaldığımız darbe ve muhtıralarla siyasi ve ekonomik bedeller öderken de seyrettik. Kardeşi kardeşe düşman eden ideolojik kavgalarda köken ve mezhep kışkırtmalarında seyrettik. Biz defalarca seyrettiğimiz bu filmin senaristlerini de oyuncularını da iyi tanırız. Finalini de çok iyi biliriz. Sizler yakından görüyorsunuz, ülkeyi bir avuç sapkın ideoloji mensubunun, evlatlarımızın maddi ve manevi varlığına göz diken ihtiraslarına teslim etmek istiyorlar. Köken ve mezhep ayrışmasını derinleştirerek yeniden kamplara bölerek kardeşi kardeşe düşman etmek istiyorlar. Tasmaları emperyalistlerin elinde olan terör örgütlerinin cirit alanına çevirmek istiyorlar."
'BAY BAY KEMAL SENİN ARKADAŞIN KANDİL'
"Kandil'den ne diyordu birisi, 'Bunların bayrağı var mı, ezanı var mı, dini var mı? Ne diyor, 'Bizim desteğimiz Kılıçdaroğlu'nadır'. Şimdi dini, diyaneti, bayrağı, ezanı olmayan kimler destekliyor Bay Bay Kemal'i, bu teröristler. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu. Evet Bay Bay Kemal senin arkadaşın Kandil. Onlarla beraber bu yoldasın ama Bay Bay Kemal, 14 Mayıs'ta bu aziz millet sana sandıkları mezar edecek. Buna hazır mıyız? Bize olan husumetlerinin sebebi de ülkemizi 21 yıldır her alanda dünyayı hayran bıraktık. Dünyanın devler ligine ülkemizi taşıdık. Bizden öncekiler gibi vesayete eyvallah etseydik darbecilere teslim olsaydık, terör örgütlerinin başını ezmeseydik, Cudi'yi, Gabar'ı, Tendürek'i, Bestler Deresi'ni bunlara mezar ettik mi? İşte şimdi bu terör örgütünün parlamentodaki uzantıları AK Parti'yi kabul edebilirler mi. Kandil'den ne diyor, 'AK Parti'yi, bunları destekleyemeyiz, biz Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyeceğiz.' Bu güzel bir ifade, onların Bay Bay Kemal'i desteklemeleri bizim doğru yolda olduğumuzun ifadesidir."
'MÜCADELE ETTİĞİMİZ İÇİN HEDEFTEYİZ'
Antalya'dan ve Türkiye'den yatırımlardan da bahseden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'yi bugünkü seviyesine getirmeseydik emin olun bize kimse ilişmezdi. Ne terör örgütünün saldırılarına ne de darbecilerin silahlarına hedef olurduk. Ne ekonomik tuzaklara maruz kalırdık ne aleyhimize yürütülen küresel kampanyaların muhatabı olurduk. Ama o zamanda milletimizin karşısına böyle başımız dik, alnı açık, sesi gür şekilde çıkamazdık. Biz teslim olmayı değil mücadele etmeyi seçtiğimiz için hedefteyiz. Biz emperyalistlerin suyuna gitmeye değil, Türkiye'nin gücünü tarihinden alışına layık olan duruşunu seçtiğimiz için hedefteyiz. Bu zat yaptığımız her şeyi yıkacağını, kurumları kapatacağını ifade ediyor. Yetmiyor bir de üstüne bürokratından, iş insanına herkesi tasfiye edeceğini söylüyor. Daha doğrusu Bay Bay Kemal, HDP ve PKK ne diyorsa kendisi de onu söylüyor. FETÖ ve gizli açık tetikçileri ne diyorsa, Kılıçdaroğlu onu söylüyor. Amerika'daki, Avrupa'daki mahfiller kulağına neler üflemişse, Kılıçdaroğlu onu söylüyor. Arada bir kendi fikrini söylediği oluyor elbette. Onları da hep beraber mizah niyetine izliyor, gülüp geçiyoruz. Elbette bu zatın kendisini ciddiye almıyoruz. Bizim ilgilendiğimiz bu zatın hangi hesabın temsilcisi olarak karşımıza dikildiğidir. Öyle çok derin analizlere gerek yok. Masanın etrafında oturanlara ve çevresindeki dönenlere bakınca her şey ayan beyan ortaya çıkıyor. Buna rağmen şunu düşünmeden de edemiyoruz. Hangi insan kendi ülkesine, kendi devletine, kendi milletine bu kadar büyük kin duyabilir.”
'AYIRIMCILARA LANET OLSUN’
Konuşması sık sık sloganlarla kesilen Erdoğan, "14 Mayıs'ta Antalya'dan rekor bir destek bekliyoruz" dedikten sonra şöyle devam etti: "21 yılda sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Kimsenin kökenini, mezhebini sormadık. Bay Bay Kemal 'ben aleviyim' diyor. Biz sana Alevi misin, değil misin sormadık ki. Bugüne kadar niye söylemedin de şimdi söylüyorsun. Demek oradan bir şey bekliyoruz. Bu ülkeyi alevi, Sünni diye ayrıma tabi tutanlara lanet olsun. Ülkemizi büyütmenin, sıkıntılarını çözerek milletimizin mutlu etmenin çaresine baktık. Elbette eksiklerimizde olabilir, olmuştur da. İnşallah hiçbir kimse inkar edemez ki bu ülke için biz samimiyetle çalıştık."
FAHİŞ KİRA ARTIŞLARINA DA DEĞİNDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Antalya’daki fahiş kira artışlarına da değindi. Erdoğan şunları söyledi: "Antalya'daki konut sıkıntısının farkındayız. Bay Bay Kemal TOKİ'yi kapatacakmış. Neyi kapatıyorsun. Ben göreve gelmeden önce TOKİ'deki üretim sayısı 40 bin konuttu. Şimdi ise 1 milyon 300 bin konuta çıkarttık. Bay Bay Kemal TOKİ'yi bu millet sana yedirtmez. Şehrinizdeki konut sıkıntısının farkındayız. Antalya'ya 'İlk Evim' ile 7 bin 150 konut inşa edecek 23 bin konutluk arsa vereceğiz. Hukuki yaptırımlarla kiralarla yaşanan fahiş artışların yol açtığı sıkıntıyı da yine biz çözeceğiz. Bay Bay Kemal CHP'yi öyle bir hale getirdi ki bu parti kurucusu olduğu cumhuriyete, kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal'e hakaret edenlerin yuvasına dönüştü. CHP marjinal örgütlerin, LGBT savunucularının, küreselcilerin, mezhepçilik fitnesi çıkarmaya çalışanların koçbaşı haline geldi. 100 yıllık cumhuriyeti değiştireceğiz diyor. Diyen kim HDP'li. Bu masada bu da var. Bay Bay Kemal sana bu yolu açmaz milletim. 14 Mayıs'ta bu hesabı sana benim milletim soracak. Cumhuriyeti değiştirmekten, vatan topraklarını bölmekten söz edenlerin hepsi de Cumhurbaşkanlığı için Kılıçdaroğlu'ndan bahsediyorlar. Ülkenizin güvenliğini, kendi deyimleriyle bu kumar masasına emanet eder misiniz? 14 Mayıs'ta tercihimizi doğrudan yana yapmalıyız. Sizlerden seçim gününe kadar dostlarınızı, arkadaşlarınızı, komşunuzu ikna etmenizi bekliyorum."
Ramazan BOZCA-Serçin ÇILDIR
‘6’YLA BAŞLADILAR OLDU 11 ORTAK'
Konuşmasının büyük bölümünde Millet İttifakı’nı eleştiren Erdoğan, “Birileri ülkenin birikimlerini önce 6'lı başlayan masada paylaşmaya niyetlendi, Sonra pazarlığın kızıştığı bir anda ortaklardan biri yerinden kalkıp, sonra geri otururken, masanın altındaki gizli ortak HDP'de bu cümbüşteki yerini aldı. Baktılar 7 ortakla da bu iş olmayacak, iki büyükşehir belediye başkanını da dahil edip ortak sayısını 9'a çıkardılar. Masada kendileri içinde yer olduğunu gören ülkenin ve milletin yeminli düşmanları PKK ve FETÖ durur mu, onlar da hemen seslerini yükselttiler. Oldu mu size 11 ortak, daha DHKP-C'sini, Avrupa'da ve Amerika'da masanın akıl hocalığına soyunan tefecileri, simsarları, STK görünümlü istihbarat aygıtlarını saymıyorum bile. Aslında ağlanacak halimize gülüyoruz. Türkiye, siyasetine ve yönetimine dönük böyle bir oyunu asla hak etmiyor. Milletimiz iradesine dönük böyle bir istiskali asla hak etmiyor" diye konuştu.
'DERTLERİ ÜLKEYİ BATAKLIĞA SAPLAMAK'
Millet İttifakı’nın Türkiye’nin kaldığı yerden yola devam etmek olmadığını savunan Erdoğan, “Kılıçdaroğlu'nu cumhurbaşkanı adayı olarak karşımıza diken bir mekanizma var. Bu mekanizma CHP tabanının da ittifaktaki diğer partilerin tabanlarının da hassasiyetlerini zerre kadar umursamıyor. Bunların derdi seçimlerde yönetimi değiştirip Türkiye'nin kaldığı yerden yoluna devam etmesi değil. Bunların derdi Türkiye'yi siyasetiyle, ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomasisiyle en az yarım asır daha kendine gelemeyecek bir çukura itmek, bir bataklığa saplamaktır. Ama inşallah başaramayacaklar” yorumunu yaptı. Erdoğan, “Şimdi isterseniz karşımızdaki kişinin ve onun temsil ettiği masanın gerçekte ne olduğunu şöyle bir görüntüleriyle hatırlayalım" diyerek, Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürlüğü dönemi, HDP ile buluşma ve HDP'li yöneticilerin konuşmaları gibi görüntülere yer verilen bir video izletti.
‘BU FİLMİ DAHA ÖNCE DE İZLEDİK’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, videonun ardından şöyle devam etti: “Terörist Selo Diyarbakır'da 51 kardeşimizin ölümüne neden oldu. Şimdi bu Selo cezaevinde. Şimdi ne diyorlar Selo'yu çıkaracağız. Ondan sonra da Selo'yu Öcalan'ın yerine getireceklermiş. Değerli kardeşlerim buradan şu anlaşılıyor. Bay Bay Kemal'in demek ki parlamentoda yaptığı görüşme işte buydu. Açıklayabildi mi, açıkla dedik kaç kere, açıklayamaz. Çünkü her şey fırıldak, düzgün bir şey yok. Hayatı yalan, hep fırıldaklarla dolaşıyor. Onun için de ben diyorum ki 14 Mayıs’ta benim aziz, sevgili milletim bu yalana, talana, dolana 'evet demeyecek. Kılıçdaroğu üzerinden ülkemize dayatılan bu filimle ilk kez karşılaşmıyoruz. Milletçe bu filmi biz daha önce defalarca seyrettik. Tek parti döneminde insanlarımızın hak ve özgürlüklerini çiğnenirken, sanayi kuruluşlarının kapısına kilit vurulurken de seyrettik. Her on yılda bir maruz kaldığımız darbe ve muhtıralarla siyasi ve ekonomik bedeller öderken de seyrettik. Kardeşi kardeşe düşman eden ideolojik kavgalarda köken ve mezhep kışkırtmalarında seyrettik. Biz defalarca seyrettiğimiz bu filmin senaristlerini de oyuncularını da iyi tanırız. Finalini de çok iyi biliriz. Sizler yakından görüyorsunuz, ülkeyi bir avuç sapkın ideoloji mensubunun, evlatlarımızın maddi ve manevi varlığına göz diken ihtiraslarına teslim etmek istiyorlar. Köken ve mezhep ayrışmasını derinleştirerek yeniden kamplara bölerek kardeşi kardeşe düşman etmek istiyorlar. Tasmaları emperyalistlerin elinde olan terör örgütlerinin cirit alanına çevirmek istiyorlar."
'BAY BAY KEMAL SENİN ARKADAŞIN KANDİL'
"Kandil'den ne diyordu birisi, 'Bunların bayrağı var mı, ezanı var mı, dini var mı? Ne diyor, 'Bizim desteğimiz Kılıçdaroğlu'nadır'. Şimdi dini, diyaneti, bayrağı, ezanı olmayan kimler destekliyor Bay Bay Kemal'i, bu teröristler. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu. Evet Bay Bay Kemal senin arkadaşın Kandil. Onlarla beraber bu yoldasın ama Bay Bay Kemal, 14 Mayıs'ta bu aziz millet sana sandıkları mezar edecek. Buna hazır mıyız? Bize olan husumetlerinin sebebi de ülkemizi 21 yıldır her alanda dünyayı hayran bıraktık. Dünyanın devler ligine ülkemizi taşıdık. Bizden öncekiler gibi vesayete eyvallah etseydik darbecilere teslim olsaydık, terör örgütlerinin başını ezmeseydik, Cudi'yi, Gabar'ı, Tendürek'i, Bestler Deresi'ni bunlara mezar ettik mi? İşte şimdi bu terör örgütünün parlamentodaki uzantıları AK Parti'yi kabul edebilirler mi. Kandil'den ne diyor, 'AK Parti'yi, bunları destekleyemeyiz, biz Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyeceğiz.' Bu güzel bir ifade, onların Bay Bay Kemal'i desteklemeleri bizim doğru yolda olduğumuzun ifadesidir."
'MÜCADELE ETTİĞİMİZ İÇİN HEDEFTEYİZ'
Antalya'dan ve Türkiye'den yatırımlardan da bahseden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'yi bugünkü seviyesine getirmeseydik emin olun bize kimse ilişmezdi. Ne terör örgütünün saldırılarına ne de darbecilerin silahlarına hedef olurduk. Ne ekonomik tuzaklara maruz kalırdık ne aleyhimize yürütülen küresel kampanyaların muhatabı olurduk. Ama o zamanda milletimizin karşısına böyle başımız dik, alnı açık, sesi gür şekilde çıkamazdık. Biz teslim olmayı değil mücadele etmeyi seçtiğimiz için hedefteyiz. Biz emperyalistlerin suyuna gitmeye değil, Türkiye'nin gücünü tarihinden alışına layık olan duruşunu seçtiğimiz için hedefteyiz. Bu zat yaptığımız her şeyi yıkacağını, kurumları kapatacağını ifade ediyor. Yetmiyor bir de üstüne bürokratından, iş insanına herkesi tasfiye edeceğini söylüyor. Daha doğrusu Bay Bay Kemal, HDP ve PKK ne diyorsa kendisi de onu söylüyor. FETÖ ve gizli açık tetikçileri ne diyorsa, Kılıçdaroğlu onu söylüyor. Amerika'daki, Avrupa'daki mahfiller kulağına neler üflemişse, Kılıçdaroğlu onu söylüyor. Arada bir kendi fikrini söylediği oluyor elbette. Onları da hep beraber mizah niyetine izliyor, gülüp geçiyoruz. Elbette bu zatın kendisini ciddiye almıyoruz. Bizim ilgilendiğimiz bu zatın hangi hesabın temsilcisi olarak karşımıza dikildiğidir. Öyle çok derin analizlere gerek yok. Masanın etrafında oturanlara ve çevresindeki dönenlere bakınca her şey ayan beyan ortaya çıkıyor. Buna rağmen şunu düşünmeden de edemiyoruz. Hangi insan kendi ülkesine, kendi devletine, kendi milletine bu kadar büyük kin duyabilir.”
'AYIRIMCILARA LANET OLSUN’
Konuşması sık sık sloganlarla kesilen Erdoğan, "14 Mayıs'ta Antalya'dan rekor bir destek bekliyoruz" dedikten sonra şöyle devam etti: "21 yılda sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Kimsenin kökenini, mezhebini sormadık. Bay Bay Kemal 'ben aleviyim' diyor. Biz sana Alevi misin, değil misin sormadık ki. Bugüne kadar niye söylemedin de şimdi söylüyorsun. Demek oradan bir şey bekliyoruz. Bu ülkeyi alevi, Sünni diye ayrıma tabi tutanlara lanet olsun. Ülkemizi büyütmenin, sıkıntılarını çözerek milletimizin mutlu etmenin çaresine baktık. Elbette eksiklerimizde olabilir, olmuştur da. İnşallah hiçbir kimse inkar edemez ki bu ülke için biz samimiyetle çalıştık."
FAHİŞ KİRA ARTIŞLARINA DA DEĞİNDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Antalya’daki fahiş kira artışlarına da değindi. Erdoğan şunları söyledi: "Antalya'daki konut sıkıntısının farkındayız. Bay Bay Kemal TOKİ'yi kapatacakmış. Neyi kapatıyorsun. Ben göreve gelmeden önce TOKİ'deki üretim sayısı 40 bin konuttu. Şimdi ise 1 milyon 300 bin konuta çıkarttık. Bay Bay Kemal TOKİ'yi bu millet sana yedirtmez. Şehrinizdeki konut sıkıntısının farkındayız. Antalya'ya 'İlk Evim' ile 7 bin 150 konut inşa edecek 23 bin konutluk arsa vereceğiz. Hukuki yaptırımlarla kiralarla yaşanan fahiş artışların yol açtığı sıkıntıyı da yine biz çözeceğiz. Bay Bay Kemal CHP'yi öyle bir hale getirdi ki bu parti kurucusu olduğu cumhuriyete, kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal'e hakaret edenlerin yuvasına dönüştü. CHP marjinal örgütlerin, LGBT savunucularının, küreselcilerin, mezhepçilik fitnesi çıkarmaya çalışanların koçbaşı haline geldi. 100 yıllık cumhuriyeti değiştireceğiz diyor. Diyen kim HDP'li. Bu masada bu da var. Bay Bay Kemal sana bu yolu açmaz milletim. 14 Mayıs'ta bu hesabı sana benim milletim soracak. Cumhuriyeti değiştirmekten, vatan topraklarını bölmekten söz edenlerin hepsi de Cumhurbaşkanlığı için Kılıçdaroğlu'ndan bahsediyorlar. Ülkenizin güvenliğini, kendi deyimleriyle bu kumar masasına emanet eder misiniz? 14 Mayıs'ta tercihimizi doğrudan yana yapmalıyız. Sizlerden seçim gününe kadar dostlarınızı, arkadaşlarınızı, komşunuzu ikna etmenizi bekliyorum."
Ramazan BOZCA-Serçin ÇILDIR