12 Mayıs ve 10 Kasım 2015 tarihinde YÖK, Rektörler ve Üniversiteler hakkında iki yazı yazmıştım. Önemine binaen tekrar yazmak istedim. Şuan ülkemizde 193 üniversite var. Peş peşe de üniversiteler kurulmaktadır. 1973 de 7 üniversitemiz vardı. 33 tane il’e, daha sonra 44 il’e üniversiteler kuruldu. 1982 de ilk YÖK yasası çıktığı zaman (Akdeniz Üniversitesi) dâhil 21 üniversite vardı. 1983 de 23 üniversite kurulmuştu.
109 devlet üniversitesi, 84 tane özel üniversitemiz var. Bütün üniversitelerimizde kuruluşlar genelde 1982 ye kadar arz talebe göre yapılmıştı.
ARZ VAR, TALEP VAR, İSRAF YOK. PROGRAM BU OLMALIDIR.
En son söyleyeceğimi ilk evvela yazacağım.
12 EYLÜL DARBE ANAYASASI ÜRÜNÜ OLAN YÖK(YOK) YASASI ACİLEN DÜZELTİLMELİ VEYA YERİNE YENİSİ KONULMALIDIR.
Bugüne kadar bunlarla ilgili işlem yapmayanlara da neden yapmadıkları sorulmalıdır?
YÖK üyelerinin 1/3’ ü Bakanlar Kurulu kararı, 1/3’ ü Cumhurbaşkanlığı, 1/3’ ü de Üniversiteler Arası Kurul tarafından atanmaktadır. YÖK Başkanı Sayın Prof. Dr.Yekta SARAÇ 2014 yılında Doçent doktor iken YÖK üyesi olmuştur.
Doçent iken YÖK’ te profesör olan tek kişidir. YÖK’ ü ilk kuran rahmetli Prof. Dr. İhsan DOĞRAMACI üniversiteleri başıboşluktan kurtarmak istemişti. YÖK üyelerini genelde kendisi tayin ediyordu.
YÖK’ te şu anda siyasi irade atama yaptırmaktadır.
YÖK üyesi olarak atanan istifa etmediği sürece görevden alınamaz. Ama Başkan, Başkanlıktan alınabilir. Üye olarak kalır.
YÖK’ te kaç mühendis, kaç doktor, kaç matematikçi var?
YÖK hakkında kararı sosyal ve sözeller veriyor. 21 üyenin branşları nedir?
Denge sağlanmış mıdır? Bu garabet giderilmelidir.
YÖK BAŞKANI BUGÜNE KADAR GÖREVİNİ YAPTI MI?
BU GÜN YAPIYOR MU? Tartışılır.
YÖK Başkanı YÖK’ te 2013’ den sonra kaç FETÖ’ cüyü görevden aldı?
Acaba, FETÖ’ cü yok muydu?
15 Temmuz’ dan sonra atananlar içinde kaç FETÖ’ cü vardı?
Kaçı sonradan görevden alındı?
Yurtdışına kaçan FETÖ’ cülerin birçoğu izin alarak gitti, bunlar engellenemez miydi?
Bir ayda üç defa üniversite giriş imtihanı sistemi değişti. Sistemi koyan YÖK, uygulayan ÖSYM’ dir.
Tek sınavla üniversiteye girmek, ilk yıllarda yapılan uygulamaydı.
Bugün ise bir gün arayla iki sınav yapılacak, (Cumartesi ve Pazar)
Coğrafya, felsefe, sosyal branşlardan da sorular sorulacak.
Bu sistem Sayın Yekta Bey’ in ilk üniversiteye girdiği metottur. Eskiye dönülmüştür.
Eşit ağırlık, fen, matematik, sözel vardır. Bu yenilik değil. Eskiye dönüştür.
Sosyal bölümlerle eğitim yeterli değildir? Sayısal şarttır. Sözeli sayısal besler.
Maalesef her vilayette üniversiteler açıldı. Birçok ilçede de fakülte veya yüksek okul açıldı. Rektörler siyasilerin taleplerini “il ve ilçeler gelişsin” diye YÖK’ e bildiriyorlar. Karar aldırtıyorlar. Rektörlük bunu açıyor. Yerel siyasetçilerde takip ediyor.
Yurtdışı yayınlarımız ne kadardır?
Bu yurtdışı yayınlar gerçekten ciddi yayın mı?
Yoksa doktor, doçent ve profesör olmak için sıradan yurtdışı kuruluşlarla yapılan yayınlar mıdır?
YÖK kısa süreli, sınama yanılma metodu denememelidir?
Yap-boz gibi olmamalıdır. Çözümler kısa vadede günü kurtarmak için değil, uzun vadeli ve kalıcı olmalıdır.
POPİLİST YAKLAŞIMLARLA SİYASETÇİLER BİLİMİ BİTİRMEMELİDİR.
Üniversitelerde eğitim kalitesi neden düştü?
Yurt açar, lise açar gibi üniversite açmak doğru değildir.
Taşra üniversitelerinde hiç staj yapmayan üniversite mezunları vardır.
PAHALI İŞSİZLER ORDUSU YETİŞTİRDİK.
Öğrenciler bozuk para gibi harcanmamalıdır?
Üç, dört bin nüfuslu ücra yerlerde fakülte veya yüksek okul açılıyor. Hocalar buralara gitmiyor.
KONTENJANLAR NEDEN BOŞTUR? SEBEBİNİ ARAŞTIRDINIZ MI?
YÖK BAŞKANI, SAYIN CUMHURBAŞKANINI YANLIŞ YÖNLENDİRİYOR.
Ünvanlar hak edenlere verilmelidir? Vebali vardır?
Bu ülke 45 günlük hızlı eğitimle öğretmenlerde gördü. Doktora ve Doçentlik tezi hazırlamadan Profesör olan hocalarda gördü.
Hak etmeden makama gelenler, hak etmeden unvan dağıtır.
Kanunla Profesör olunmaz. İlimle, bilimle, eğitimle ve araştırmalarla Profesör olunur. Bir zamanlar Profesör olmak için en az iki dil bilmek gerekirdi.
Hak ederek, çalışarak, gayret sarf ederek, araştırma ve yayın yaparak hedefe gidilmelidir.
Çalışanların hakları yenmemelidir. Bunlar bilimsel gelişmeyi engeller. Hak edenler, çalışanlar ödüllendirilmelidir. Herkes o elekten geçmelidir.
KANUNLA ALAKALI YENİ DÜZENLEMELER YAPILMALIDIR.
Sınav ve jüriler adil olmalıdır.
KİŞİ FAKTÖRÜ ORTADAN KALKMALI, BİLİM FAKTÖRÜ OLMALIDIR.
Bilimi kendi haline bırakmak gerekir.
Malatya’ yı karaciğer nakli, Antalya’ yı yüz nakli Türkiye ve dünya genelinde tanıtmadı mı? Kaç üniversitemizde böyle çalışmalar vardır?
Merak ediyorum kaç üniversitemiz terörle, FETÖ ile ilgili tezler hazırlattı?
Kaç üniversitemizde Çince öğretilir? Bugün Çin ve Hindistan devletleri göz ardı edilebilir mi?
Dünya üniversiteleri arasında ilk 500’ de kaç tane üniversitemiz vardır?
Kalın Sağlıcakla…
GÜNDEM
Yayınlanma: 28 Kasım 2017 - 10:20
Güncelleme: 28 Kasım 2017 - 10:23
Yök Mü? Yok Mu?
GÜNDEM
28 Kasım 2017 - 10:20
Güncelleme: 28 Kasım 2017 - 10:23

