Küfür ve zulüm, insanlığın huzurunu bozan iki olgudur. İnancımıza göre; küfür devam eder, zulüm devam etmez. ZULÜMLE ÂBÂD OLUNMAZ.
Zalime “Zalimsin” dememek en büyük zalimliktir. Hakikat karşısında susan dilsiz şeytandır. En büyük cihatlardan birisi, zalim hükümdarın yüzüne hakikatleri haykırmaktır, söylemektir.
Her ay kutsaldır, mübarektir, değerlidir. Ağustos ayı, zafer ayıdır. Şubat ayı, çile ayıdır. Ülkemizde de, dünyada da bu böyle olmuştur.
Mazlum ve mağdurların hediyesi, cennet; zalim ve firavunların hediyesi, cehennemdir. YAŞASIN ZALİMLER İÇİN CEHENNEM. Her firavunun sonu, en son gideceği yer, cehennemin zûmerasıdır.
LÂ GALİBE İLLÂLLAH
Şubat şehitlerimiz şapka kanununa muhalefet ettiği iddiasıyla asılan İskilipli Atıf Hoca ile devam eder.
1933 yılında inancından dolayı idamla yargılananlar olduğu gibi, 12 Eylül ve 28 Şubat’ta da bu zulüm devam etmiştir. Hatta Amerikan uşağı, darbeci Netekim Paşa “İhtilâlin olgunlaşmasını destekledik ve bekledik” diyerek “Denge olsun diye; suçlu olsun, olmasın bir sağdan, bir soldan gençler astık” demişti.
28 Şubat provokatörleri ve diktatörleri ise, “Bu savaş bin yıl sürecek”, diye Allah’a(c.c) ve O’na inananlara savaş açmıştı. 10 yıl sonra kendileri hapse atıldılar. Bir kısmı yargılanarak ceza aldı. Ama büyük kısmı bürokrat, adalet mensubu, iş adamı, basın ve medyadaki uzantılarına maalesef hesap sorulmadı.
Türkiye’deki darbeler hep demokrasi ve özgürlük adına yapılmış, halka zulme dönüşmüştür. Cumhuriyet dönemindeki bütün darbelerin arkasında Amerika’nın olduğunu, son 50 yılda maşası FETÖ’yü kullandığını görürüz. Zaten Amerika ne zaman bir ülkeye “Özgürlük getireceğim” demişse o ülkede kan, gözyaşı, zulüm, açlık, sefalet, yokluk, moloz ve yıkıntılar bırakmıştır.
Bunun örnekleri bütün dünyada görülmektedir. Amerika’da Müslümanlara örnek, Malcolm X; Mısır’da, İhvan-ı Müslim olmuştur.
ŞAHADET BİR ÇAĞRIDIR TÜM NESİLLERE VE ÇAĞLARA
1978-1979’lu yıllarda genç bir mücahit kardeşimizi (daha önce dernekte beraber olduğumuz) Metin YÜKSEL’i, cuma namazı çıkışında caminin kapısında, derin devletin derin adamları şehit etmişti.
28 Şubat ile ilgili, 3 Mart 2015 ve 28 Şubat 2018 tarihlerinde “28 Şubat’ın Antalya Temsilcisi Çorumlu Mustafa” ve “Zulmün Adı 28 Şubat” başlıklarıyla, farklı farklı yazılar yazmıştım. Her iki yazı da halen güncelliğini korumaktadır.
Kirli siyasiler, siyaseti kirletmişlerdir. İnsanları ötekileştirerek, bölücülükle ayakta duruyorlar.
Türkiye böyle de, diğer İslam ülkeleri farklı mıdır? Buralarda da yine zülüm devam ediyor.
MISIR’DA İNSANLIK ÖLDÜ!
Firavunları ile ünlü Mısır’da Yusuflar, Seyyid Kutublar, Hasan el-Bennalar gibi birçok insan idam edilmiş, öldürülmüş, şehit edilmiş veya cezaevlerinde zulme uğramıştır. NEREDE FİRAVUN VARSA ORADA ZÜLÜM VARDIR. Mağdur ve mazlum da vardır.
Geçtiğimiz hafta dokuz Müslüman’ın şehit edildiği Mısır’da, bugüne kadar 47 Müslüman idam edilmiş, şehit edilmiş. Binlerce kişi öldürülmüş, gazi olmuş veya cezaevlerinde yatmaktadır. Firavun Sisi, 75 hafızı da geçtiğimiz hafta tutuklamıştır.
Avrupa Birliği ülkeleri bazı Arap Birliği ülkeleriyle Mısır’da toplantı yapıyor. Asılanlar Müslüman olunca, çıtları çıkmıyor. Sahte özgürlükçü batı, idamları uygun buluyor. Zulme çanak tutuyor. Canileri alkışlıyor. Demokrasinin yanında değil, darbecilerin yanında yer alıyorlar.
Darbeciler Hüsnü Mübarek’ten daha zalim çıktılar. Kendilerine karşı çıkan hiçbir kimseye hayat hakkı tanımıyorlar.
Batı, üç maymunu oynamakta, mazlumların çektiği zulümleri ve çileleri görmemekte, duymamaktadır. Fıtratındaki düşmanlığın gereğini yapmaktadır.
Müslüman ülkeler, STK’lar ve insan hakları neredesiniz?
BİZ NE YAPABİLİRİZ?
27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat, 15 Temmuz mağdurlarına iade-i itibar yapılmalıdır. Hak, adalet ve liyakate dikkat edilmelidir.
Bugün Müslümanlar büyük bir rahatlık içindedirler. Maddi imkanlarımız çok fazladır. Ama heyecan ve ruh kaybolmuştur. Cenneti tapulu malımız zannettik. Kimseyi beğenmez olduk. Davamızı değil, kendimizi yücelttik. Dert yok, ders yok, tasa yok. Vur patlasın, çal oynasın. ‘Sosyal medya bize yeter’ zihniyeti, beyinleri köle etmiştir. Müslümanlar öze dönmelidir.
Eğer ders çıkarmayı öğrenmez, yaşananları tartışmaz isek 12 Eylül, 28 Şubat, 15 Temmuz da farklı kılıf ve figüranlar ile karşımıza çıkan hainler bu milletin, bu vatanın geleceğine tekrar zulüm olarak geri dönerler.
Üniversitelerimizde, “Darbeler Tarihi Kürsüleri”yle gerçekler öğretilmelidir.
Allah(c.c) bir daha 28 Şubatları göstermesin. Ülkede huzurumuzu bozmasın, birlik ve beraberliğimizi korusun! (Âmin)
Kalın sağlıcakla...
GÜNDEM
Yayınlanma: 01 Mart 2019 - 09:29
ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM
GÜNDEM
01 Mart 2019 - 09:29

