Aile ve Politikalar İl Müdür Yardımcısı Aile danışmanı ve psikolog Nevzat Özer, Yer küre üzerinde gidilemeyecek yerin kalmadığını dolayısıyla çok uzak ülkelerin artık birbirine komşu olduğunu belirterek, “Bir gün yirmi dört saat olmasına rağmen ve dünyanın bir ucundan bir ucuna yirmi üç saatte gidiliyor olması bile bizim zamanla ilgili problemimizi çözmüş görünmüyor. Koskoca yirmi dört saatimiz var ama yirmi dört saat bile bize az geliyor, yetmiyor. Bazı konuşmalarınıza, dikkat etmenizi öneriyorum. “konuşmalarınızda genelde “yoğunum, zaman yetmiyor, yetiştiremiyorum, vaktim yok” gibi içinde zaman kavramının geçtiği noktalara temas ettiğinizi görürsünüz. İnsan “zaman” kavramını yaratmıştır ancak sonradan zamanın tutsağı olmuştur” dedi
Gelgitler ver insan…
Özer, “Yerkürenin yüzeyinde yirmi üç saatte gidilemeyecek hiçbir yer kalmamış. Dolayısıyla hepimiz birbirimize komşuyuz artık. Eskiden gözden ırak olanın gönüldende ırak olduğu düşünülürdü. Ve gerçektende öyle olurdu ama bugün hiç kimse bir birine o denli uzak değil.
Ancak insanoğlu kendi yarattığı teknolojinin ve gelgitlerin içende kayboluyor. Teknoloji adı altında birbirimizi mi kandırıyoruz. Belki yakın bir zamanda konuşabileceğimiz, bize arkadaşlık eden robotlar yapılacak. Bizlere yardım edecek, bizlerin her türlü işini görmek için yanımızda olacak. Ama bilesiniz ki hiçbir robotun gözyaşı olmayacak, hiçbir robotun duygusu, hüznü olmayacak. Sizin gibi gülmeyecek, sizin gibi hastalanmayacak ve sizin gibi âşık olmayacak” diye konuştu
Er ya da geç …
Özer, “İçinde bulunduğumuz zamanda yaşam nasıl? Neler yapıyoruz. Zamanımızı nasıl geçiriyoruz. Bu modern çağda, zamanda yaşam daha mı anlamlı? Yoksa büyük endüstrinin, yüksek teknolojinin dişleri arasında kaybolup akmakta mıdır zaman ? Nerede var oluşumuzun izleri? İz bırakabilecek miyiz bu gürültülü ve zaman problemi yaşadığımız dünyada ? İz bırakmak için bireyin dolu olması, iç zenginliğinin olması gerekmektedir. Bu zamanda, bu teknolojide insan içi boş bir kalıp durumuna düşmüyor mu? Teknolojik bir yaşamın, planların, programların, kaderin, alın yazısının rol oynadığı bir yaşamdan ne farkı var? Bana öyle geliyor ki iz bırakmak anlamlı bir yaşam için şarttır. Yoksa bir süre sonra etrafta olmayacağız, etrafta dolaşmayacağız, elimizi ayağımızı çekeceğiz bu dünyadan istesek de istemezsek de” dedi. Emine Özden GÜRHAN
GÜNDEM
Yayınlanma: 15 Mayıs 2016 - 13:22
Güncelleme: 15 Mayıs 2016 - 14:29
Zamanı yaratan insan zamanın tutsağı oldu
Aile ve Politikalar İl Müdür Yardımcısı Aile danışmanı ve psikolog Nevzat Özer, 24 saatlik zaman diliminin artık insanoğluna yetmediğini söyledi. Özer, “İnsan zaman kavramını yatarmış ancak sonradan zamanın tutsağı olmuştur” dedi
GÜNDEM
15 Mayıs 2016 - 13:22
Güncelleme: 15 Mayıs 2016 - 14:29

