Her hafta şehrimizin İleri gelen isimleri ile gerçekleştirdiğimiz “İleri Sohbet” sayfamızın bu haftaki konuğu Rölyef Sanatçısı Şeyma Candan oldu. Kendisi ile çocukluğundan okul hayatına, aile yaşamından ‘Hayallerde Kalan Kaleiçi’ Sergisine kadar birçok konuda keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Sanatla iç içe yaşayan Candan ilk Rölyef çalışmasını eşine hediye vermek için yaptığını söyledi.
1955 yılında Çantay ailesinin 2. kızı olarak İstanbul’da dünyaya gelen Şeyma Candan’ın, sanata olan ilgisi küçük yaşlardan itibaren büyüyerek devam etti. İlk olarak İstanbul ahşap evleri üzerine Rölyef çalışmaları yapan Candan, ailesi ile birlikte Antalya’ya yerleştikten sonra yıkılan ve yok olan Kaleiçi evleri tek çalışma konusu oldu.
“Çocukluk hayalim tiyatrocu olmaktı”
Sanata olan ilgisinin küçük yaşlarda başladığını belirten Candan, çocukluk hayalinin tiyatrocu olmak olduğunu söyledi. Candan, “Sanata hep yatkınlığım ve ilgim vardı. Okullarda monologların ve şiirlerin okunması genellikle bana verilen görevlerdi. Bunun yanı sıra aşırı derecede bir tiyatro tutkum vardı. Çocukluk hayalim tiyatrocu olmaktı” dedi.
Babamın vefatıyla tiyatro tutkum gerçekleşemedi
Candan, “Hazır bir şekilde Ankara Devlet Tiyatrosuna gideceğim sırada babamı kaybettim. Bu da beni çok yaraladı. O zamanlar belki korktum belki de depresif bir döneme girdim. Hatta İstanbul’da Piyer Loti Belediye Konservatuarı’nın önüne gidip giremeden döndüm ve o konu kapandı ama izleyicisi olarak da tiyatro benim içi çok ayrı bir tutku” şeklinde konuştu.
40 senedir aşık bir çiftiz
Her şerde bir hayır vardır sözüne çok fazla inandığını söyleyen Sanatçı Candan, “Tiyatro hayalimi gerçekleştiremedim belki ancak İstanbul’da kaldım ve bu sırada eşimle tanıştım. 40 yıldır birbirimize aşık olarak yaşıyoruz. Bu konuda çok şanlıyım” dedi.
Eşime hediye vermek için Rölyef çalışması yaptım
Candan, “Bir yılbaşı arifesiydi ve o dönem çalışmıyordum. Eşime bir yılbaşı hediyesi olarak ne yapabilirim diye düşündüm. Çok büyük boyutta Sultanahmet’ten bir sokak Rölyef olarak çalışıp ona hediye ettim. Gizli bir şekilde yaptım bir de bunu. Sabahları çalışıyordum akşamları eşim geldiğinde saklıyordum ve ona büyük bir sürpriz oldu. Etrafımızdaki sanatçı arkadaşlar ve çevremizdeki kişiler çalışmamı çok beğendi ve bu da beni cesaretlendirdi” dedi.
Antalya aşığı
Babasının memuriyeti dolayısı ile daha önce ailesiyle 3 yıl Antalya’da yaşadığını söyleyen Şeyma Candan, Antalya’ya aşık olduğunu söyledi. Candan, “Antalya tutkusu hep içimdeydi. Biz burada ailemle yaşarken ablam lise öğrencisiydi ve daha sonra lisede tanıştığı bir kişiyle evlenerek o tekrar Antalya’ya döndü. Haliyle bir ayağımız bu şekilde Antalya’da oldu. Daha sonra eşimle evlendikten sonra da biz de Antalya’ya taşınma kararı aldık” dedi.
“Bir süre ara verdim çalışmalarıma”
Antalya’ya geldikten sonra rölyef çalışmalarına atölye olmadığı için ara vermek zorunda kaldığını belirte Şeyma Candan, eşiyle beraber Kaleiçi’nin dokusuna ve ruhuna aşık olduklarını söyledi. Candan, “Rölyef çalışmalarıma tekrar başladıktan sonra kaybolan Kaleiçi bizim odağımız olmuştu ve çalışmalarımı sadece Kaleiçi’ndeki evler üzerine yapmaya karar verdim” dedi.
Amacım restore edilmemiş Kaleiçi’ni yakalamak
Candan, “Bu evleri yaparken de ailelerle tanıştım. Çünkü amacım restore edilmemiş, çok eski görüntülerle Kaleiçi’ni yansıtmaktı. Ailelerle tanıştık hepsinin ayrı bir yaşam öyküsü var burada ve bu anlamda bir kültür çalışması da oldu” dedi.
Erdem Beyazıt Kültür Merkezi’nin açılış sergisi
Candan, “Erdem Beyazıt Kültür Merkezi’nin açılış sergisi benim sergim oldu. Eşim, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’den bir de Kaleiçi’nden otobüs kaldırarak insanları sergiye getirmesini talep etti. Başkan bu talebi kabul etti ve biz de insanları davet ettik, sağ olsunlar geldi. Sergiye birbirinden habersiz gelen insanlar, birbirlerini gördüler ve kimisi ilkokul arkaşı kimisi çocukluk arkadaşları. 35 40 sene sonra birbirlerini gördüler ve inanılmaz bir ortam oldu. Hatta birisi bana gelip ‘Şeyma Hanım kusura bakmayın arkadaşlarımı yıllar sonra görünce eserlere bile bakamadım, sergiyi gezmeye bir daha geleceğim’ dedi. Çok heyecanlandı tabiî ki insanlar” dedi.
Kaleiçi’nde doğanlar ve Kaleiçi’ni sevenler
Candan, “Erdem Beyazıt Kültür Merkezi’nin açılış sergisi gerçekleştikten iki gün sonra sergiye gelenlerden bir arkadaşımız Serap Tekeözer facebookta “Kaleiçi’nde doğanlar ve Kaleiçi’ni sevenler” diye bir gurup kurdu. Şuanda o gurup yaklaşık 1300 kişi oldu ve şuanda beraber yemeğe gidiliyor, beraber düğünlere ve cenazelere gidiliyor. Yani sanatın böyle güzel birleştirici bir özelliği var” diyerek bu anlamda da çok mutlu olduğunu dile getirdi.
Büyükşehir Belediyesi eserleri sahiplendi
Hayallerde Kalan Kaleiçi sergisinin birincisinin Büyükşehir Belediyesi tarafından sahiplenildiğini dile getiren Candan, “İlk sergimde 24 tane eserim vardı ve Büyükşehir Belediyesi bu eserlerimi sahiplendi. Antalya Kültür Evi’nde bu eserler yerini aldı. Yaklaşık 3 sene orada sergilendikten sonra şimdi Kent Müzesine kaldırıldı” dedi.
Tablolarımı tek olarak satmıyorum
Şuanda sergilenen eserleri içinde satın almak isteyenlerin olduğunu ancak eserlerini tek olarak satmadığını belirtti. Candan, “Az öncede söylediğim gibi bu Kaleiçi’nin o eski ruhunu yansıtan bir çalışma. Örnek veriyorum bir kişi bir tabloyu aldı bunun ileride bir anlamı olmaz. Benim amacım sonraki nesillere özlenen Kaleiçi’nin güzelliğini yansıtmak, yarınlara bırakmak” dedi.
GÜNDEM
Yayınlanma: 13 Ekim 2017 - 09:56
Güncelleme: 13 Ekim 2017 - 10:29
Eşine hediye verme düşüncesi Rölyef çalışmalarının başlangıcı oldu (videolu)
GÜNDEM
13 Ekim 2017 - 09:56
Güncelleme: 13 Ekim 2017 - 10:29
