Yazılan haber ve yorumlara bakıyorum da kimse içinde kopan fırtınaları kaleme aldığı yok. Günlerdin Cumhurbaşkanı adayları CHP ve MHP’nin çatı adayı Ekmelettin İhsanoğlu, AK Parti’nin adayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve BDP’nin adayı Selahattin Demirtaş’ın 10 Ağustos’ta yapılacak seçimde ne kadar oy alacağı üzerine tahminlerde bulunuluyor.
Yok şöyle olsaydı böyle olurdu, tahmin üstüne tahmin.
CHP hala aday gösterdiği İhsanoğlu’nu tartışıyor. Partinin en üstünden en alt kademesine kadar görevli olan parti yöneticilerinin büyük bir bölümü İhsanoğlu’nun aday yapılmasını sindiremiyor. Yüksek sesle dillendirseler, soluğu parti tüzüğü gereği disipline verileceklerini dolayısıyla siyasi hedeflerine ulaşamayacak olmanın korkusu içindeler.
Bunun böyle olmadığını aksini savunanların gerekçesi de şu; “Yoksa seçimi Başbakan kazanacak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olursa ülkede kaos olur”
Bu ülkenin yıllardır kanayan yarası başörtüsü yasağı kaldırıldığında kamu, kurum ve kuruluşlarında serbestlik getirildiğinde kaos mu oldu.
Tarımdan, sanayiye, eğitim, sosyal güvenlik kurumları, enerji, vergi, yargıda arka arkaya yapılan reformlar bu ülkede kaos mu yaşattı.
Anayasa Değişikliği Referandumu’na karşı ‘Hayır’ oyu veren Anayasa Mahkemesi’ne kişisel başvuru hakkı verilmesi sonucu cezaevinden çıkanları görmezden gelmek devenin başını kuma gömmesine benziyor.
Bu yüzden korkunun ecele faydası yoktur.
Cumhurbaşkanlığı seçimini ikinci tura kalmadan büyük bir oy farkı ile Recep Tayyip Erdoğan’ın kazanacağını son anket sonuçları da doğrulamaktadır.
Seçim sonrası CHP ve MHP’de cephesinde neler olur.
Olacağı şu her iki siyasi partinin tüm parti teşkilatları görevlerinden alınır veya kongrelerin startı verilir, genel seçime kadar kurultaylar gerçekleşir.
Kim bilir belki her partinin de genel başkanı koltuğunu kaybetmiş olur.
Ülke siyasetinde yeni bir dönem başlar.
Antalya CHP ve MHP teşkilat yönetimlerinde de yeni yüzler koltuğa oturur.
Her iki partinin de muhalifleri sabırla 11 Ağustos sabahını bekliyor.