Ne demiştik, Holivut’un 1950 li yıllarda kafası karışıktı, bir yanda yükselen Komünizm, öte yanda 2. Dünya savasının tüm yükünü çeken milyonlarca Amerikalı… Özgürlüklerden dem vursalar olmazdı… Japonya şimdi önemli bir müttefik olmuştu. E, Japonlara vursalar o hiç olmazdı. Sağ görüşlü Cumhuriyetçilerin idol aktörü John Wayne , art arda film çekiyordu. Bunlardan biri de Amerikan kuvvetlerinin artist general Mac Arthur’un idaresinde kendisinden az sayıda ki Japon ordusu önünde uğradığı büyük yenilgiyi konu almıştı. ‘Bataan’a dönüş’ (Bataan, Filipin ana adasında ki bir yarımadanın adıdır, savaşın ilk yılında Japonlar buraya kıstırdığı Amerikan ordusunu iyice bir pataklayacaklardı.)
Ne olmuştu bir Filipin okulunda öğrenciler Japon askerlerin aniden ortaya çıkmasıyla pek bir korkmuşlardı, Japon subay; artık özgürsünüz falan demişti. Okul müdüründen küçük bir ricası vardı, Amerikan bayrağını onun indirmesi gerekiyordu. Kahraman okul müdürü de ‘olmaz’ gibisinden kafasını iki yana sallıyordu. Japon subay adamın yanına giderek ‘Ya bayrağı indirirsin, ya da onun yerine seni asarım!’ demişti.
Adamımız hala kafasını iki yana sallamakla meşguldü. Hani biraz önce kendi öğrencilerine diyordu ya ‘Amerikan işgalciler bize demokrasi, insan hakları falan getirdiler’ diye. Adamın eli bayrağı indirmeye , dili de helalinden ‘Hayır’ demeye yetmiyordu.
Japonlar , ısrarı seven bir millet değildi. Sahnenin devamında okul müdürümüz direğe sallandırılıyor ve Bak Allah’ın işine misali cansız gövdesi Amerikan bayrağına sarılı bir vaziyette öylece kala kalıyordu. (Yani Amerika’yı sevenleri, Allah da sever halleri).
Okul da bir de kadın öğretmen var, kadın dediğiniz de ‘kız kurusu, rafta kalmış’ bir kadın… Ama dindar vesaire, öğrencilerini pek seven, tam bir dekor rol….İsevi, ama öcünü yerde bırakmayan bir hatun tiplemesi. Hani bunlar bir tokat yediklerinde öbür yanağını çevirirdi…
Neyse bizim John Wayne bu arada binlerce Japon askerini tek eliyle, haklıyor , serbest kalan diğer eliyle..
Filipin sigarasını büyük bir zevkle içiyor. Tabii tahmin edebileceğiniz gibi çok üstün kuvvetlerle saldıran Japon ordusu Amerikan askerlerini mat ediyorlar. Ama savaş gerilla savaşı olarak devam ediyor. Filipin ve Amerikalılar arasında sürekli ‘biz sizi pek bir severiz’
ve ‘olur mu öyle şey biz sizi daha fazla severiz ’ diyalogları..
Ve sonunda Amerikan ve Filipin ortak güçlerinin ezici zaferi..
( Arada ülkesini çok seven bir Filipinli velet ‘kahramanca’ ölüyor ama o zaten ‘Biz Filipinolar çok iyiyi, bir Filipino on düşmana bedeldir’ falan diyen bir tipti, ilahi ve Holivut adaletine göre yaşamamalıydı.)
Haftaya…
Devam ederiz başka bir film ve gene Holivut şu Uzak Şark meselesine nasıl bakıyor anlamaya çalışırız.