Ne demiştik geçen yazımızda, Anjelik filmlerinin fettan artisti Ayla olmuş, yanına iki sıkı macera aktörü eklenmiş, fona Türk kurtuluş savaşı yerleştirilmiş ve sıradan bir aventür filmi yapılmıştı..
Film Türkiye de çekilecek ve Türk kamu oyundan hayli destek ve ilgi görecekti. E, arkadaşlar bu ilgiyi karşılıksız bırakmamışlar ve finali Türk Kurtuluş savaşçılarına bağışlamışlardı. Ancak senaristin bir ricası vardı madem Türklerin efsane kahramanı Mustafa Kemal Atatürk idi finalde ona da bir yer vermek istemişlerdi. Filmin iki maceraperestini finalde Mustafa Kemal paşa kabul edecek, biraz azarlayacak ama sonra da serbest bırakacaktı. Hepsi buydu, üstelik bu çok kısa Kemal paşa rolü için İngilizlerin ünlü bir karakter aktörü angaje edilmişti.
Ama o da ne ! Filmin Türkiye de gösterilmesi tam 43 yıl yasaklanacaktı… Neden?
Önce filmin çekildiği 1970 senesine geri dönelim ve hem ülkemizde hem de dünya da neler oluyor ona bir bakalım:
Ne seneydi ama.. Geçen senelerde, kendi yurttaşları tarafından paramparça edilerek linç edilen Kaddafi , Libya’nın başbakanı olmuştu.. zaman için de iyice zıpıtarak ülkenin tek lideri olduğuna inanacaktı.
ABD de Milli Muhafızlar bir öğrenci gösterisine müdahale ederken dört öğrenciyi vurmuşlardı, ülke ayağa kalkmıştı, garip olan şuydu; Öğrenciler savaş aleyhine bir gösteri içindeydiler…
Endonezya da Sukarno, Mısır da Nasır, Portekiz de Salazar, Fransa da De Gaulle ölmüştü. Şili de Allende başkan seçilmiş Çekoslovakya da reformcu Dubçek, istifa ettirilmişti. Suriye de ise bu günkü başkanın babası Hafız Esad darbe ile ülkenin başına geçmişti.
İsrail canı sıkıldıkça Mısır’ı pataklıyordu, 40-50 kişiyi öldürüyor sonra da geri çekiliyordu, özür falan dilemiyordu, Birleşmiş Milletler suskundu.
Türkiye de ise ünlü 16 Haziran olayları patlamıştı, öğrenciler sağ-sol diye ikiye bölünmüştü, birbirlerini kırıp duruyorlardı 70 li yıllar içinde bu karşılıklı, manasız, acımasız terör sürüp gidecekti…
Gediz depreminde kasaba nerde ise haritadan silinmişti, kimsenin ders falan aldığı yoktu…
Amerikan karşıtı gösteriler artıyordu.
Birinci boğaz köprüsünün temelleri atılmıştı.
Türkiye cumhuriyetinin o güne kadar ki en büyük devalüasyonun da bir ABD Doları 9 TL den 15 TL ye çıkmıştı.
Bir ABD uçağı yılın sonuna doğru Kars civarında ortadan kaybolmuştu, içindekiler Sovyet Rusya da ortaya çıkmış ve tutuklanmıştı, iki Amerikalı generale bir Türk albay eşlik ediyordu… olay hiç açıklanmayacaktı..
Peki biz neden Anjelik veya yeni adıyla Ayla’yı seyredemiyorduk… Çünkü Cumhuriyet aristokratları uygun görmüyordu, peki neden uygun görmüyordu, lafı dolaştırıp duruyorlardı ama filmde Atatürk’ün olmasından rahatsızdılar…
Ama asıl neden o günlerde popüler bir gazetenin aktör Charles Bronson ile röportaj yapmak istemesi ve aktörün de bunu ret etmesiydi. Türkiye’yi idare ettiğini düşünen basın patronu buna çok kızmıştı… Filme vermiş veriştirmişti… Ona göre Atatürk ile dalga geçiliyordu, olmazdı, olamazdı. Yalanın dibi yoktu, üstelik ne kadar büyük olursa o kadar çok insan inanırdı...