Bu yazı dizimizin başından bu yana bazı katkılar, kritikler var, ayrıca tavsiyeler de..
Önce, neden yalnızca SİAD oluşumlarını ele aldığımızı merak eden ve STK denen yapının yalnızca SİAD lardan ibaret olmadığını ileri süren okuyucularımıza;
Doğru, ve fakat, diğer derneklerin büyük bir kısmı zaten bir ‘gaye’ üzerine kurulmuşlardır,’ tek’ bir ‘gaye’ mesela ‘Kelebek severler’ derneği Kelebekler ile ilgilenir,
‘Doğal hayatı koruma derneği’ de Doğal hayatı korumayı misyon edinir
. Keza hemşeri dernekleri… Bunların hepsinde amaç birdir. Toplumun tüm kesitlerinden bu amacı benimseyen insanlar bu derneğe üye olurlar.
Ulusal veya uluslararası temaslarının merkezinde bu amaç yer alır, mesela Filarmoni deneği adından da anlaşılacağı gibi ‘müziği seven’ insanlardan oluşur.
Ve elbette tüm bu dernekler STK yapısının çok önemli birer unsurudur. Biz SİAD yapısını ele aldık, çünkü, bu yapıyı oluşturan insanların hepsi istisnasız ‘iş yaratanlardır’ memleketin çeşitli coğrafyalarından gelirler, belki de çoğu ayrıca yukarda saydığımız derneklerin üyesidirler ama orada ki amaç bir SİAD yapısından belirttiğimiz gibi farklıdır ve ‘bir tanedir’.
Bir SİAD çoğu zaman bir birleri ile rakip olan iş yaratanları bir araya getirir. Hemşerilik esas değildir, kelebek sevip sevmemeleri ise kendi meseleleridir. Bir SİAD ortaya toplumsal bir taahhütle çıkar.
Demektedir ki ‘biz bu derneği kuranlar, toplumsal görevlerimizi hakkıyla ve örnek olarak yerine getirmek için bir araya geldik. Çeşitli iş sahalarından gelmekle beraber önceliklerimiz içinde
İş hayatının ahenkli mesaisi,
Toplumsal çıkarlar,
Hukukun üstünlüğü,
İstihdamın artırılması,
Demokrat-liberal toplumun temellerini sağlamlaştırmak,
Kültürel ve sanatsal yapımızı güçlendirmek,
Ülkenin değerlerine sahip çıkmak,
Ve nihayet üyelerimizin bu hedeflere dönük olarak kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak.. ve bu manada her türlü ulusal ve uluslararası iş birlikleri yaratmak…
Yukarda saydığımız hususlar öyle her baba yiğidin altından kalkabileceği şeyler değildir.
Zaten SİAD bunları ifa etmek için değil ifa edilmesine katkı koymak için oluşur.
Bir SİAD bu hedefleri ülkenin içinde bulunduğu koşullara göre öncelik sıralamasına koyar ve her biri için projeler planlar, ve icra eder.
Bunu nasıl yapar? Elbette üyelerinin katkı ve tam katılımıyla…
Üyeleri için tertip edilen seminer ve konferansların olmazsa olmaz şartı ve amacı her üyenin toplumun ‘örnek vatandaşı’ olması yönündedir. Ama bu faaliyet ile hedeflenen; üyeleri vasıtasıyla toplumda bir ekonomik aristokrasi yaratmak değildir.
Peki bu işi becerebilen bir SİAD var mıdır?
Haftaya; Bu sorunun cevabını ve Ticaret ve Sanayi odaları konusunda ki düşündüklerimizi yazacağız.