Ülkemizde rahmetli Turgut ÖZAL tarafından ilk defa siyasi yaşamımıza gündem bulan daha sonra bir süre Antalya il başkanlığını yaptığım Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Sayın Besim TİBUK tarafından partisinin ana hedefi olarak gösterilen ve zaman zamanda Süleyman Sami Demirel tarafından konu edilen başkanlık sistemi, günümüzde Tayyip Erdoğan tarafından yeniden gündeme gelmiş ve ülke kalkınmasının en önemli unsuru olarak görebileceğimiz sistem yeninden tartışmaya açılmıştır.
Tabi ki müzmin muhalefetimiz CEHAPE ve MEHAPE daha sistemi anlayamadan ‘hayırcı’ Tayyip Bey diyorsa, mutlaka karşı koymalıyız refleksi ile hemen muhalefete başlamışlardır.
Anayasa profesörümüz Sayın Burhan Kuzu hocamız tarafından bence çok net anlatılamayan sistemi burada tartışacak durumumuz olamaz takdir edileceği üzere. Zaten sistem anayasa konusu olduğu için ve anayasa hukuku da çok özel bir konu olması itibarı ile önüne gelen herkesin fikir yürütebileceği gerçekten uzmanlık gerektiren bir konudur.
Ve dünyada da çok tartışılan başkanlık sistemi yeterince anlatılamamış ve de tartışılamamıştır.
Hepimizin çok net anlayacağı şekilde bir açıklama yapacak olursak halen ülkemizde uygulanmakta olan ve adına ‘Parlamenter sistem’ denilen halı hazırda sisteme bakacak olursak aslında çok net olarak gözükmektedir ki bu sistem kuvvetler ayrılığı ile hiç ilgisi olmayan bütün erkeklerin iktidarda toplandığı ve hatta üçlü kararname ile Vali, Emniyet Müdürü, Müsteşarların bile tayinlerini yapan bir Cumhurbaşkanı konumundadır.Yani başta Cumhurbaşkanı inanılmaz yetkilerle ile donatılmıştır. Çok basit bir örnek verirsek, Vali ataması üçlü kararname ile yani Sayın Cumhurbaşkanının onayı ile yapılmaktadır.
ABD de uygulanan ve bence de dünyada örneği olmayan başkanlık sisteminde başkan çok kısıtlı yetkiler ile donatılmış ve sadece yürütmenin başı konumundadır. Bakanlarını temsilciler meclis ve senatosu dışından işin uzmanı olan ama siyasi olmayan kişilerden seçer. Tüm yasama yetkisi temsilciler meclisi ve senatodadır. Bazı zamanlarda Başkanın partisi çoğunluk bile olamadan ülkelerini yönetmişlerdir.
Klasik muhalefet partilerimiz CEHAPE ve MEHAPE sadece Tayyip Bey diyorsa bunda bir hayır vardır… Bu nedenle biz karşı çıkmalıyız mantığı ile yola çıkarak hemen ülkenin eyalet sistemine gideceğini ve ülkenin bölüneceği safsataları ile davul çalmaktadırlar.
Şunu hiç akıllarına getirmezler!... Bir gün bizde iktidar olabilir miyiz? Doğal olarak ki CEHAPE ve MEHAPE‘ nin hiç bir dönemde iktidar olma hedefleri ve olasılıkları olmadığı ve muhalefet yapmak dünyanın en kolayı sıyası is olduğu için muhalefette kalmayı her zaman yeğlemişlerdir.
ABD de Başkanın bakanlarının meclis üyeleri veya partiler ile ilgileri olmadığı üzere doğal olarak da kimseye diyet borçları yoktur, Ülkelerini yasalar ile özgürce ve sadece meclis ve senatonun mahalle baskısı ile yönetmektedirler.
Hepimiz çok iyi biliyoruz ki ABD başkanı 251 dolarlık hediye asla kabul edemez. Beyaz Saray’a getirilen 250 dolarlık tüm hediyeler hemen demirbaşa kaydedilir. ABD hazinesinin malı olur. Herkes ve her kesim vergi mükellefi olduğu için çek senet tahsilatları falan olmaz. İnşaat müteahhitleri 1 milyon dolara sattıkları daireleri tapuda 100.000 TL ye göstermezler…
Başta Başkan olmak üzere ABD de herkesin en çok korktuğu bir tek kurum vardır. ABD vergi denetim dairesi…
Mafya bile en çok bu konuda Avukatlarına para harcarlar.
Tüm bunlar ABD deki başkanlık sistemi sayesinde olmuş ve bir çoğumuzun beğenmediği ABD dünyanın en özgür ve en zengin ülkesi olmuştur.
Klasik solcularımız sosyete demokratlarımız hemen gardlarını alacaklardır. ABD emperyalizm sayesinde bu durumdadır diye…
Onları kendi hallerine bırakıyorum…
Uzun lafın kısası halen ülkemizdeki parlamenter sistem Cumhurbaşkanına olağanüstü yetkiler veren ve bırakınız kuvvetler ayrılığını tamamen kuvvetler birliği oluşturan bir sistemdir.
İktidar oldunuz mu yasama yürütme ve yargı tamamen tek gücün elinde olmaktadır.
Bu konu daha uzun süre tartışılacaktır.
Önümüzdeki seçimlerde büyük olasılık ile en azından anayasayı referanduma getirebilecek çoğunluğu kazanması beklenen Ak parti iktidarı…
Ülkemizin önündeki engelleri aşacak siyasi ve ekonomik tarihimize damga vuracak başkanlık sistemine geçecektir, refahın artmasının daha çok özgürlüğün daha çok demokrasinin daha çok insan haklarının olmasının yolu başkanlık sisteminden geçmektedir.
Düşünebiliyor musunuz? Genelkurmay Başkanının dahi Savunma Bakanlığına bağlı olmadığı bir sistemdir parlamenter sistem.
Unutulmasın!
İspanya da Genelkurmay başkanı direk Savunma Bakanına bağlıdır. Geçtiğimiz yıllarda Savunma Bakanı olan bayan çok ufak bir şüphe uyandıran bir işten dolayı Genelkurmay Başkanı ve tüm kuvvet komutanlarını görevden almıştır.
Bizde ise bırakın Genelkurmay Başkanının görevden alınmasını atamalar bile Cumhurbaşkanın imzaladığı uçlu kararnameler ile olmaktadır.
Sevgi ve dua ile,
Allah selamet versin.
Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen,
Yere düşen her yağmur damlasını tutmaya çalış.
Tutabildiklerin senin sevgin,
Tutamadıklarınsa, benim sana olan sevgimdir.
Cemal SÜREYA