Şöyle çevrenize bir bakın üç, beş kişi bir araya geldiğine insanlar her kelimelerinde kendilerini hep ön plana çıkarıyor ve kendini övmeye başlıyor.
Bırakın övünülecek tarafınız varsa sizi yaptıklarınızla, başarılarınızla başkaları övsün başkaları ön plana çıkasın.
Sizin övündükçe batıyorsunuz. Gözden düşüyorsunuz ve küçülüyorsunuz.
Bakın geçmişteki büyüklerimiz ve atalarımız bu konuda neler demiş.
“Kendini övmek rüzgarla karın doyurmaya benzer.”
İmam-ı Buharı Hazretleri’nin şu sözü ne kadar yerindedir: “Kendini övmek, rüzgarla karın doyurmaya benzer.”
Övünme budalası, ancak ruh hapishanesinin diğer hücrelerinde kendisi gibi olan insanlarla karşılıklı övünerek tatmin olabilir ama karşısındakinin övünmesi rekabet duygusunu pekiştireceğinden, bu mutluluğu da geçici olacaktır.
Yani övünen insan, başkalarının övünmesinden de rahatsız olur.
Onun hedefi kendisinin dinlenilmesi, kendisine inanılması ve kendisinden bahsedilmesidir.
Oysa övünmekten hoşlanan insan bilmez mi ki övündükçe ondan iyi bir kişi olarak bahsedilmeyecektir.
Kendisini çok seven ve bunu belirli eden kişi, çevresi tarafından fazla sevilmez.
Çünkü “insanda kendini yüksek görme, hırs ve şehvet, söz söylerken soğan gibi kokar” (Hz. Mevlana) ve ziyadesiyle rahatsız eden bu kokudan insanlar kaçar. Aksine herkesin sizden iyi bir şekilde söz etmesini mi istiyorsunuz?
Öyleyse kendinizi övmeyin uyarısı unutulmamalıdır.
Kendini beğenmiş mağrur insanın en büyük özelliği, daima önde olma isteğidir. Ön saflar onun mekanıdır. Mağrur insan, vitrinde olmayı seven insandır.
Gerçekte vitrinde sergileniyor olmak, içine düştüğü derekesini ortaya koymaktadır.
Bu durumuna rağmen o, kendisine bakılıyor olmayı hiç bakılmamaya yeğlemektedir.
Kendisini ayakta tutacak güçlü payandalara sahip olamayan ama her zaman herkesten yükseklerde olmak isteyen insan, kendisini övünülecek şeyler yapmak zorunda hisseder. Başkalarının beğeneceği sözleri, davranışları, iyilikleri olmalıdır ki onların takdirleriyle gururu okşansın. Basiret sahibi olmayan birisi, nereden bilebilir ki o kişinin gözüken gayretleri, riyasının bir sonucudur”
Her konuda kendilerini öne çıkaranlar, her şeyi ben bilirim diyenler ben onu yaptım ben bunu yaptım diyenler sözüm sizlere “Konuşmasını biliyorsan öyle bir laf et ki her kez seni alim sansın, konuşmasını bilmiyorsan sukut et ki her kez seni insan sansın.”
Bu günlük bu kadar.
Hoşça kalın…