Expo Bayrağını Fransa’nın Parisin’de ki toplantıya katılan heyetin içerisinde yer alan gazetecilerden birisiyim. Paris, Paris dedikleri şehri de gördük, Almanya’nın Berlin ve Nürünbergini ve diğer eyaletlerini de. Yunanistanı da gördük, Macaristanı da… Hani hep mütevaziliğimizdendir suyunu, içtiğimiz yemeğini yediğimiz yerler hakkında yanlış şeyler konuşmamak ve söylememek adabımızdandır. Ancak Tek Dişi kalmış Canavar’ın solnyıllarda ki huysuzluğu ve burnunu ülke topraklarımıza sokmaya çalışmasından sonra bunları yazıp çizmek, konuşmak da artık kaçınılmaz olmuştur bizim için.
Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in düzenlediği basın toplantısında G20 Zirve hazırlıkları nedeniyle ‘Hayatın Felç’ olduğu yönünde yapılan eleştirilere Avrupada ki toplantı ve G20 Zirve buluşmalarında hayatın nasıl felç olduğunu aktardı toplantıya katılanlara. Trafiğin arap saçına döndüğünü, toplantı salonların çok küçük mekanlarda gerçekleştiğini hatırlattı. Sayın Başkan’ın bu anlatısından sonra ister istemez Fransa’nın Parisi’nde ki izlenimlerimizden sayın Başkan Türel’in ne kadar çok doğru tespitlerde bulunduğu belirtmek isterim.
Öncelikle yüksek miktarlarda ki oda fiyatlarında beklenen hizmeti göremediğimizi, açık büfe diye 2 metrelik masa üzerine bırakılmış 2-3 çeşit tadı tuzu olmayan peynir, sallama çay, su yerine de soda’nın servis edildiği bir sabah kahvaltısı.
Akşam olur da acıkırsanız vay halinize. Eğer bir Türk lokantası bulamazsanız sabaha kadar aç kalır yatarsınız. Kocaaaa Expo 2016 toplantısı ve bayrak yarışı bugün Antalya’da ki turizm destinasyonlarının 5 yıldızlı otellerinin en küçük salonundan daha da küçük salon da yapıldığını hatırlatmak isterim. Üstelik böyle coşku dolu bir gece de uzun süre gelmesini beklediğiniz yemek öncesi bol bol küçük ekmek tüketmek zorunda kalmanız mümkün.
Bu işin yemek ve toplantı bölümü. Parisin orta yerinde bizimki gibi Çarşamba Pazarının kurulduğunu görmek mümkün. Ayrıca araçlar sağlı sollu park etmesin diye kaldırımlara demir kazıklar çakılmış. Yerlerde yatan göçmenler, bul papazı al parayı tarzı hokkabazlık ile kağıt oyunu hilekarcıların bulunduğu sokaklar da İstanbul’u hatırlatmıyor değil hani. Tüm bunlar Avrupa’nın eksik ve güdük kaldığı konulardır. Sözünü ettiğimiz yer Paris. Bu Paris’te yürütülen Yerel yöneticiliğin hizmet noktasında ki ağır aksak fotoğrafıdır. İşte bu yüzdendir ki Avrupalı turist ülkemize o devasa otel odalarımızın, ucu bucağı görünmeyen açık büfe masalarımızın ve güler yüzlülüğümüz ve insanlığımızın adamlığımızın tadına bakmak için gelmektedir akın akın.
Şimdi Antalya da G20 zirvesine katılacak olan o Avrupa’nın devasa büyük siyaset adamları ve beraberindekiler Görecekler nereye geldiklerini, tanıyacaklar ülkemizi Alkışlayacaklardır Antalyamızı. Böylesine önemli bir tanıtım noktasında Antalya’nın felç’e uğradığını söyleyenler başını deve kuşu misali kumdan çıkartmaya korkan zihniyetlerdir. Doğruları bildikleri halde yalan yazan ve anlatanlardır. Antalya böylesine önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptığı için şanslı bir ildir. Akdeniz de ve Türkiye de Antalya’nın tercih edilmesi büyük bir onur ve hepimizi gururlandıran bir paylaşımdır. Tüm bu hazırlıklarda Felç olduğu söylenen durumların hiç birisi büyütülecek durumlar değildir. Bunun böyle düşünenler Antalya’ya ihanet ve hıyanet, delalet durumlarına düşsünde gülelim diyenlerdir. Avrupayı biliyoruz. Gördük yaşadık. Avrupa şimdi Antalya’yı görecek ve tanıyacak. Ne güzel ne güzel …