Şimdi bu sözümüze ‘
-Yeni mi uyandın !
Ya da,
-Uyan da balığa gidelim !
Diyenleriniz çıkacaktır. Yani bu demek oluyor ki 15 Temmuz sonrası ‘Takke’nin düşüp de ‘Kel’in görünmesi mevzusu ortaya çıktığı aşikar.
Yani Avrupanın bize yarım asırdır şirin görünmesinin,
-Yanınızdayız’ ayağı yapıp her defasında hem siyasetimize, hem de ekonomimize ‘Çelme’ taktığını iyi niyetliğimizden anlayamamışız. Taa ki 15 Temmuz’a kadar.
Demek ki biz boşa siyaset yapmışız, başbakanlar boşa ülkenin başına geçebilmek için cebelleşmiş, boşuna ekonomiyi düzeltmek için uğraşıp durmuşuz.
Kardeş kardeşi birbirine düşüren de bu oyunları hazırlayanlar, paramızı pul’a dönüştürenlerde bunlardı.
Şimdi çok daha iyi anlaşılıyor ki bizim ne otomobil yapmamızı, ne uçak, ne tank, ne silah, ne bilgi işlemde hiçbir şey yapmayışımızı istememelerinin nedeni bundanmış. Bizi dışa bağımlı yaparak yükselişimizin ve büyümemizin önü kesilmek istendiği açık ve net bir şekilde görülmüştür. Yapmak istediklerimizin hiç birisinin gerçekleştirilememesinin nedeni bundanmış. Biz Avrupa’nın gizli sömürüsü olmuşusuz da haberimiz olmamış. Dost ülke, Müttefik devletler, Nato üyeliği, AB’ye az kaldı mevzuları hep hikaye, teranene…
15 Temmuz sonrası ‘Uyanış’ yaşayan bir Türkiye’nin önünü hiçbir kuvvet, hiçbir yalan ve göstermelik dostluk ve müttefiklik engelleyemeyecektir. BOR’u da, Petrolümüzü de, Altın ve değerli madenlerimizi de yerin altından çıkaracak olacağımızdan etekleri tutuştu bu sömürücülerin, kan emicilerin. O yüzden kaos çıkartmak, bu yüzden Avrupa da ki soydaşlarımızla kucaklaşmamızın önlenmesi, Konsolosluklarımıza alınmayışlarımız.
Uyanan, gözünü açık tutan, hainlerin kimliklerini bilen ve tanıyan bir Türkiye’nin önünde ki tek seçenek ‘Evet’ten başka bir yol olmadığı ve kalmadığıdır. Ne ana muhalefetin muhalefet önerileri, ne başka bir düşüncenin ön görüsü. Türkiye şahlanışını 16 Nisan da çıkacak güzel bir sonuçla perçinleyecektir. Bugün ülkemiz su, rüzgar, hava ve toprağın gücünü avuçlarının içine almıştır, bunun kıymetini ve nasıl kullanılacağını kendisi çok iyi bilmektedir. Güç bizde, biz güçlüyüz, biz bir ve beraberiz… Ne güzel ne güzel…