Bu vatan ve ülke topraklar için canını feda edenler unutulduğunda işte o zaman ülke teslim olmuş sayılır. Son 40 yıldır bitmeyen terör belası oysa ülkemiz üzerinde oynanan oyunların bir adımı olduğu açıkça ortaya çıktı. Bugün bu bela ve illet kanımızın son damlasına kadar defolup gidene kadar sürecek. Bayrak, millet, vatan sevgisini içinde büyütmüş her bir vatandaş artık bilmektedir ki terör top yekün bir mücadele ile son bulacaktır. 15 Temmuz sonrası ülkemiz üzerinde ki gizli eller ayan beyan ortaya çıkmıştır.
-Büyüklerimiz iyi bilir, onların aldıkları karar doğrudur’ diye diye bu kan emicilere fırsat verilmiş ve beslenmiş. Gerek ülke içinde ki hainler, gerekse yurt dışında bizim mutlu ve huzurlu yaşam sürmemizi istemeyenler.
Türkiye yi sahipsiz tarla gibi görmeye alışmış zihniyet tel örgülerle çizilmiş ve yerimizi belli ettiğimiz, hatırlattığımız ÇİT lerde asılı kalmıştır. İşte bu zorlarına giden durumdur. Terör ile mücadele her hükümetin asıl görevidir. Oysa bu savaş ve mücadele olmasın, kimse ölmesin, anlayışı ile kimsenin kimseye karışmayıp herkesin kendine göre yol çizdiği bir Türkiye artık eski Türkiye olmadığı, olmayacağı mesajı tüm Dünya ya 15 Temmuz gecesi verilmiştir.
-Ölmek var Dönmek Yok’ anlayışı Çanakkaleden günümüze kadar beynimize işlenmiş bir kararlılıktır. Bu yüzdendir ki ne ülkeyi üç beş çapulcuya, hain bombalar ile tuzaklar kurana teslim edilir, ne de Avrupa’nın yalan kimliğine.
Avrupa’nın da yalan çıktığı, yalan olduğu, dostumuz müttefikimiz mevzularının da ne kadar samimi olup olmadıkları açıkça ayan beyan görüldü.
Avrupa’nın başka bir ülkesinde bunlar yaşansa yalama şekercikler gibi birbirinin yanlarında yer aldıklarını görüyoruz. Oysa 1’nci ve 2’nci dünya savaşında bu Avrupa var ya iki günde bir taraf değiştirip birbirlerine arkasını dönen ülkeler olmuştur. Savaşta stratejiden daha önemli duruş önemlidir. Ülke vatandaşları ile birlikte bu kararlılığı göstermektir. Siyasetçiler gelir gider. Ama o topraklar üzerinde yaşayanlar dünya döndükçe adını yaşatacak kimliklerdir. Türkiye de hiçbir zümre, hiçbir dil ve görüşün kimlikleri elinden alınmamış, aksine ülke yönetiminde söz sahibi masalarında olmalarına kadar fırsat verilmiştir.
Hiçbir zümre ezik vatandaş gözüyle bakılmamış hak ve hukuk konusu daima eşit tutulmuştur. İşte tam da bu nokta da HDP li milletvekillerinin içinde bulunduğu koşullarda yapmaması gereken davranışları sergilemeleri, yasaların çizdiği davranışların dışında hareket etmeleri nedeniyle bu konuları bir izahının yapılması için davet gönderilir. Bu vekiller, kendini üstün görme hastalıkları yüzünden davete icap etmeyerek kendilerine yapılanların hak hukuk çerçevesinde olduğu feveranlığında bulunmayı marifet saymışlar. Yahu aylar öncesinden dokunulmazlıkları kalkmış ve yaptıkları hataları artık örtecek üzerini kapatacak tek bir haklılık yanları kalmamış bu zihniyet damar yapar vaziyetine bürünerek görüntü verirken bu duygular içerisinde tek bir şeyi düşünmekteyiz hiçbir güç ve davranış Şehitlerimizi unutturamaz. Yani şehitlerimizi öldürmeyiz, vatanımızı da böldürmeyiz. Yapılan tüm iyi niyetli siyasi zeminde ki yaklaşımlar karşısında HDP’nin bu iyi niyetli yaklaşımlara ihanetin tillahını yapmıştır. Kendi mahalle arkadaşına tuzak kurup öldüren zihniyetlere, çanak tutan anlayış şimdi Adalet önünde. Daha öyle elini kolunu sallayarak dolaşmak, kabadayılık yaparak ülkede kendini farklı kılma ayarlarında olma durumları sona ermiştir. Ülkemiz de Adalet ve Hak Hukuk artık teröre ve buna çanak tutanlara geçit vermeyecektir.