Şu E TV’nin yayında olduğu döneme rastlayamayışıma üzülmüyor değilim hani. Karadeniz de Pazar günü yaygın yazılı basının eklerini okuyorum. Aktüel sayfalarına göz gezdirirken bir haber
-Hülya Avşar E TV’de… Sözünü ettiğim yıllar 90’lı yılların ortaları olsa gerek tam hatırlamıyorum. Nasıl olur böyle bir şey dedim. Yani bir bölge televizyonu, Hülya Avşar’ı yayına alıyor ve programcı olarak da değerlendiriyor. Aman Tanrım… Okumazsam duysam inanmazdım. O yayınları izleyemedim ama son 8 yılımı geçirdiğim Antalya da E TV ile ilgili bolca sohbetlere tanık oldum. Bu kurum da çalışmamış, görev almamış kimse kalmamış. Üstadımız dediklerimiz, bugün yan yana görev yaptığım arkadaşlarım Ali Çalışkan ve Umut Özen de dahil bunların içinde. Gerisini siz sayın kim varmış kim yokmuş. Yani bir okul misali E TV…
Koca kurum, hem Televizyon da hem gazete de Antalya da başarılı olabilmesi için çırpınmış durmuş yıllarca. Adı Belki bugün en güzel hatıralarda saklı kalabilir ama canlı tanıkların hiç birisinin öf pöf çekip o günleri anlattığını duymadım. Yani o yıllar da maddi manevi sıkıntı çeken Anadolu görsel ve yazılı basınını karşılaştırdığımız da E TV önemli görevler üstlenmiş Antalya da ve parlak bir yayın hayatı geçirmiş…
Sohbetler ve o yılların konuşulduğu konular açıldığında bir isim ki hala daha mesleğin duayeni ve Antalya’nın marka ismine yakışır duygularda hareket ederek görevini sürdürüyor. Ben her zaman söylüyorum Antalya’lı değilim ama iyi bir Antalyacıyım. İşte bir Ankaralı sevgili Nesrin Mater Hanımefendi Antalyacı olmanın en güzel örneğini sergiliyor beyaz cam da hala. Ve o yıllar E TV de reyting’i yüksek programlarının altına imza atmış bir profesyonel. Hem yaygın medya da izliyoruz, hem de yerel yayıncılıkta. Bir şovalye, bir gezgin, bir köy aşığı yayıncı. Hala daha dere tepe köy köy dolaşarak hiç kimsenin yapamadığı kadar arşiv çalışması yapıyor. Hatta 1975 yılında yaşadığım şehre gelip Gezelim Görelim Programı ile tanıtım çekimini yapan TRT nin yıllardır ekranlarında ki yüzü Nuray Yılmaz‘a baktıkça Nesrin Mater’in bugün aramızda olmasını hiç kimse yadsıyamaz. Onun sunumu, onun anlatımı ve yaşayarak gündeme getirdiği yayınlar keyifle izlenmeye devam ediyor. 8 yıldır kendisiyle sık sık karşılaşmam da daima heyecan duyduğum televizyoncu, yayıncı meslektaşımın karşısında saygıyla eğilmek benim için büyük bir bahtiyarlık olacaktır. Nesrin Mater ismini duyan herkes sayın Mater’e Antalya diyor. Her bir meslektaşım yayıncılık da bulunan herkesin bu anlayışta Antalya’yı temsil edebiliyor olması bizlere gurur verir. Büyük küçük bir damla derya hiç fark etmez… Yayıncılık sadece ekranın karşısına geçip saatlerce millete eziyet çektirerek program sunmak değildir. Nesrin Mater’in yaptığı çalışmaları izlerken belgesel izler gibi izlersiniz, sıkmadan, burun kıvırmadan. Herkese, herkesimi içine alarak yaptığı tarafsız yayıncılık örnek olsun, bayrak olsun yayıncılara, programcılara, televizyon gazetecilerine… Umarım günün birinde yeniden televizyon yayıncılığı ve televizyon gazeteciliği tecrübe mi paylaşmak bir kez daha gerçekleşir. Bunu da Nesrin Mater ile yan yana Antalya olmak benim için en büyük şans olacaktır. Ne güzel ne güzel…