1973 yılında kaybettiğimiz bence ülkemizin yetiştirdiği ender filozoflardan biri olan Cevat Şakir Kabaağaçlı ( Halikarnas Balıkçısı ) yazı da bundan böyle “ Balıkçı ” olarak söz edeceğim kendisinden 1960 yıllarda arkadaşları ile başlatmış oldukları ve mavi yolculuk olarak tanımladıkları günümüzü deyimi ile yat turizminin gerçek başlangıç hikayesinin sahibidir.
Almış olduğu kalebentlik cezası ile Bodrum’a sürgüne gönderilen Balıkçı cezası bitiminde Bodrum’a yerleşmiş ve mavi yolculuk serüvenin isim babası olmuştur ve hatta bir hikayesinde Bodrum’daki sürgün yaşamının bitiminde İstanbul’daki evine döndükten sonra “Benim için gerçek sürgün İstanbul’daki yaşantım” demiştir.
Bodrum’da küçük bir evde yaşamını sürdüren Balıkçı, Girit doğumlu olması nedeni ile çok iyi derecede Giritlice, Yunanca ve hatta eski Yunanca dillerini bildiğinden Bodrum’daki adalardan göç eden özellikle sürgün ve balıkçı teknelerindeki denizciler ile hemen kaynaşmış ve engin kültürü sayesinde Bodrumlu balıkçıları, süngercileri müthiş bir şekilde hikâyelerinde ve romanlarında anlatmıştır.
Oxford Üniversitesi yakın çağlar tarihi bölümü mezunu olduğu için çok iyi derecede İngilizce bilgisinden dolayı Bodrum’daki yaşamından sonra yerleşmiş olduğu İzmir’de ülkemize yurtdışından gelen misafirlere tercümanlık etmiş ve belki de ülkenin profesyonel anlamda ilk tercüman rehberi olarak çok yararlı işler yapmıştır.
Bodrum’da eski süngerci tekneleri ile başlattıkları mavi yolculuk serüveni artık günümüzde her türlü konfora sahip gulet ve ayna kıç diye tabir ettiğimiz lüks teknelerle yacht charter pazarında Akdeniz’de çok önemli bir noktaya gelmiş bulunmaktadır.
Allah’ın bize vermiş olduğu inanılmaz doğal güzelliklerimiz birde tarihi ve kültürel varlıklarımızın olağanüstü zenginliği yat turizminde pazar payımızın büyümesini gerçekleştirmiştir.
Bulunduğumuz konum yeterli midir? Asla.
Bir kaptan ve de özellikle çok eski bir mavi yolculuk yapan gulet sahibi olarak yat turizminde pazar payımızdaki yerimizin hak ettiğimiz yer olmadığı kanısındayım.
Yat turizmindeki her türlü olumsuzluklar özellikle yat limanı kapasitemizin bir türlü yeterli düzeye çıkmamasının yanında, Antalya serbest bölgesindeki yat inşa şirketlerimiz.
Yat inşasında ülkemiz 3ncü bence 2nci sıraya yükselmiştir.
Antalya serbest bölgesinde dünyanın en kaliteli yatları inşa edilmektedir.
Bunca laftan sonra yat inşasından çok önemli noktalara gelen Antalya’mız yat limanları yatırımında istenilen düzeye bir türlü gelememiştir.
Son olarak geçtiğimiz yılda devreye giren Kaş – Bucak denizindeki marinamız ve halen yapımı devam eden Demre yat limanımız dışında gözle görülür hiçbir yatırımımız bulunmamaktadır.
Belediye Başkan Adayımız Menderes TÜREL başkanımız Kaleiçinde büyümesinin de vermiş olduğu ilgiden dolayı Antalya’da yaşayan herkes kadar denize ve denizciliğe sevdalı bir başkanımızdır.
Kendisinin de önümüzdeki Mart ayı başında açıklayacağı Antalya’daki denizcilik yatırımları müjdeleri konusunda sizlere biraz ipucu vermek istemekteyim.
Kumluca’da 1000 yat civarı bir Yat limanı projesinin halen çalışmaları sürmektedir.
Antalya’da kruvaziyer limanımız ve büyük Antalya marinamız.
Aksu çayında nehir marinaları.
Manavgat’ta yine arsa tahsisi kooperatife yapılmış olan Manavgat tersane bölgesi, Manavgat çayı marinası ve çekek yeri.
Halen yapımı bitme aşamasındaki balıkçı barınağımız.
Denizcilikte de büyük bir yatırım atağına geçecek olan Antalya’mızda kaybolan beş ve hatta 15 yılın hesabı artık kapatılacaktır.
Antalya o hizmet yoksunu kötü günlerini bir daha asla geri dönmeyecektir.
Antalya asla ve katta ikinci bir İzmir olmayacaktır.
Yeter artık söz Antalyalınındır.
Yat turizminde mavi yolculuk serüveni ile başlangıç yapan ve belki de bugünkü durumuna gelmesinde ilk ve en önemli katkıyı vermiş olan Halikarnas balıkçısını, mavi yolcular Bedri Rahmi Eyüboğlu’nu, Azra Erhat’ı, Sabahattin Eyüboğlu üstatları rahmet ve şükranla anıyorum.
Yazımı yine Balıkçı’dan bir anektot ile bitirmek isterim.
İtalyanlar “Roma’yı görmeden ölme!”derler.
Balıkçı da buna karşılık “Gökova’yı göründe yaşayın.” Derdi.
Ben ise “ Kekova’yı görün de çok yaşayın.” diyorum.
Sevgi ve saygılarımla
Allah selamet versin.