Başta Acı Vatan Almanya’da çalışmak için 1960’lı yıllar sonrasında bu ülke de yurt edinmeye çalışan Türkler tam 3 kuşaktır İstenilmeyen ülke vatandaşı konumda. Yıllar önce kucak açıp ülkelerini ayağa kaldıran bu iş gücünü hakir görüp, horlayan, üçüncü sınıf insan muamelesi yaparak oturdukları evlerin kapısına ‘Defol Yazan’ Almanlar’dan sonra şimdi de bu düşüncelerin yandaş ülkesi Avusturya da hortlayan ırkçılık çok da yabancı olmadığımız görüntüler oldu. Darbe Kalkışılmasının başarısızlığı üzerine sokağa çıkarak tepkisini dile getiren Avusturya da yaşayan Türklere Bin Euro’ya kadar ceza verildi. İnsan Hak ve Özgürlüklerin savunucusu olduğu konusunda sürekli açıklamada bulunan Avusturya Almanların yaptığı uygulamanın bir tarzı abestle iştigal bu durumu Tek Dişi Kalmış Canavarın uzantısı olduğunu da gösterdi.
Birinci Kuşak yani Dedeler, Büyük Babalar, Anneanne ve Babaanneler. İkinci Kuşak ise onların çocuklarıdır. Üçüncü kuşak ise torunlar yani bizim bugün yaşları 20’li 30’lu yaşlarda ki çocuklarımız. Yani bu demek oluyor ki tam 50 yıldır yani yarım yüzyıl bir ülke de bulunacaksınız o ülkeye entegre olup, fabrikasında çalışıp onların dilini, yolunu, yaşam tarzına uyarak hayat süreceksiniz, hatta hatta evlilikler yaparak böyle bir kaynaşma yaşayacaksınız ve tüm bunlara rağmen 3 kuşaktır içinizde bu anlayışı istemediğinizi sürekli söyleyecek ancak öteki taraftan çalışmasından da memnun olup bir yere gitmesini istemeyeceksiniz.
Evet sevgili Okurlar. Darbe kalkışımı sonrasında Avrupa’nın ülkemiz üzerinde ki anlayışı ve duruşunu, düşüncesini bir kez daha net olarak gördük. AB ile kendi Dünyasını yaratmış olan Avrupa yarım asırdır Türkiye’yi bünyesine katmak istemeyişinin altında seviyor gibi yapıp aslında istemediğini gün gibi göstermiştir. Elbette ki 50 yıldır süre gelen bir alışveriş, paylaşım, siyaset ve ekonomi konusunda ki kazançlar ve paylaşımları bir tarafa bırakmak mümkün değil. Araba almışız, buğday vermişiz, Gemi yapmışız, teknoloji almışız v.b gibi bir çok konu da yaşama dair seviyor gibi görünüp de mecburiyetten ya da yapılması gerektiğinden dünyalar kadar paylaşımlarımız olmuş. Ancak işte son 15 yıldır bu bağımlılıktan kurtulmaya başlayan ülkemiz Avrupa’dan önce teknolojiden, ardından tank, top, tüfekten yani savunma sanayinden, daha sonra da insan gücünün verimli kullanılması, yaşam standardının yükseltmesi, sosyal yaşam da insan odaklı yatırımlardan elini ayağını çekmeye başlamamızla bu durumlar yaşanmaya başlandı.
Altın’ın çıkarılmasından, madenlerin işlenilmesine ve hatta petrolün çıkartılmasına kadar tüm konularda kendi ayakları üzerinde yapabileceklerini gösteren Türkiye bir anda İstenilmeyen Ülke oldu.
Korkunun ecele faydası yok. Türkiye ne kadar büyük ve güçlü ülke olduğunu göstermiştir. Yer altı ve yer üstü zenginliklerimiz ayan beyan ortadadır. Sakladığımız hiçbir şey yok. Bu fotoğraf Almanya’yı çoktan ürküten bir durum olmuşken şimdi de Avusturya’nın aynı zihniyette harekete kalkışması diğer Tek Dişi Kalmışlardan bir farkı olmadığını göstermiştir. Dün Türklerin büyümesi ve güçlenmesinden korkanlar AK Parti iktidarının kaptanlığında sürdürülen ekonomik büyüme ve son sürat büyümenin önüne geçmek isteyenler kaya’ya çarpmış kaya’nın gücünü görmüştür. Ülkemizde ki kalkınma hamlesi devam ediyor, devam edecek. Üç kuşaktır bize eziyet çektirenlerin ülkemiz de ki vatandaşlarına bizler dün olduğu gibi adamlığımızı, insanlığımızı ve misafir perverliğimizi elbette ki göstermeyi sürdüreceğiz. Ancak şu iyi bilinmelidir ki artık elini kolunu sallayarak bu ülke de yaşamak isteyenler de çok iyi bilmelidir ki bizim yasalarımız, bizim uygulamalarımız ve kanunlarımıza uymak zorundadırlar. Yabancıların kurdukları dernekler de dahil onların da artık ülkemiz de yapacakları açıklama ve yürüyüşlerde kap kaçak ellerinde, bidonlarla belediye önüne gelip verdikleri beyanatların da bir sınırı olacaktır. Bizim ülkemiz de 3 kuşak bulunanların kapısına asla ‘Defol Git’ diye asla yazı yazılmamış ne de tepki gösterilmemiştir. Ülkemiz de 3 kuşak bulunanlar ancak ve ancak kendilerinden sonrakilere mutluluk aktarmıştır, huzur ve yaşanabilir bir ülke adresi aktarmıştır. Bu topraklar üzerinde yaşamaya karar vermiş olanlar kendilerinden sonrakilere ancak bu duyguyu aktarabilir. Almanya’nın da Avusturya’nın ve diğerlerin hazımsızlığı diğerleri gibi hiçbir zaman bitmeyecektir. Üç kuşak elin memleketinde acı çeken vatandaşlarımıza Alman yasası, Avusturya yasası bilmem hangi ülkenin yasası adı altında demokrat ülke maskesi ile baskı uygulayacaksın, Türkiye ye gelen turistlerin ve yerleşik ülke vatandaşların da ayrıcalıklı olmaları gerektiğini mırıldanacaksın. Burası Türkiye yani Bizim ülkemiz. Benim topraklarım ve yasalarım uygulanır…