Hepimizin başına gelmiştir… Akşam veya Sabahın erken saatlerinde çalan bir telefon vardır ve siz uykunuzu (tamda zaferle sonuçlanmak üzere olan rüyanızı) bırakıp telefona bakmak zorunda kalırsınız.
Kötü bir haber olduğunu düşünür ve telaşlanırsınız… Koşa koşa gidip çalmakta olan telefonun kapanmaması için çaba sarf edersiniz ki bu arada ufak çaplı bir düşme tehlikesi geçirirsiniz ve nihayet ulaşırsınız telefona… Açar ve Efendim dersiniz (yada kendini bilmez kaba insan topluluğu Alo! Diye açar bence çok itici ve sıradandır siz sakın öyle bir şey yapmayın Göz kırp) yok alamadı herhalde sesimi Efendim Kimsiniz dersiniz ama cevap gelmemektedir. Sadece bir nefes alış sesi gelir heh heh heh….
İşte o zaman şunu bilin ki günlerce uykusuz kalmanıza sebep olacak bir telefon sapığınız olmuştur…
Hayırlı olsun… Ya da yanlış bir numara karşı taraftaki kişi sabah saatlerinde çıkan boru gibi çıkan sesinizden korkup cevap vermeden takkadak kapamıştır…
2. olasılığın olabilme ihtimali günümüzde aylak dolaşan insanların çok oluşu ve bu insanların kendine bir meşgale bulma çabasında olduğunu göz önünde bulundurursak maalesef İşte bir acı gerçekle daha kaşı karşıyasınız. Aman Efendim korkmayınız.
Evet artık bir telefon sapığınız var ama siz ki nelere göğüs germiş ne zorluklarla başa çıkmış insansınız.
Bir kakalak telefon sapığıyla mı başa çıkamayacaksınız?
Farkındayım ilk birkaç gün alışması zor oluyor ama sonrasında o kadar çok sahipleniyorsunuz her gün aynı saatte aradığını hesaplayarak plan ve programınızı ona göre ayarlar hale geliyorsunuz.
Hele size dadanan sapık benimki gibi sabah kahvesi niyetine dakikası dakikasına şaşmadan arar oluyorsa o zaman uyanış saatinizi ona göre ayarlayabilirsiniz.
Zaten bu konuda böyle duyarlı bir sapığınız olduğunuzu düşünemeye başlamışsanız ilk aşamayı başarıyla atlattınız demektir. Nedir bu ilk aşama?...Hedefi kabullenme…Unutmayın ki şu zorlu hayatta kabullenmeden hiçbir şeyin altından kalkamazsınız. Bu açıdan aşama kaydetmiş olmanız başarınızı perçinleyecektir.
Gelelim diğer aşamaya. Bakın efendim böylelerine çalan telefonu açıp “Bana bak rahatsız edip durma savcılığa şikayetçi olacağım, görürsün o zaman “gibi sözler söylemeniz hiçbir şeyi değiştirmez. Daha yaratıcı olun. Ne biliyim... Can damarından vurmaya çalışın zaaflarından yararlanın. Zaaflarını da siz bulun artık benim telefon sapığım değil ki. Konuşmaya çalışın yada konuşturmaya. Önce güven verin,sonuçta her sabah uyanıp aile bireylerinden önce ilk onla günaydınlaşır oluyorsunuz. Günlerdir telefona bakıyorsunuz, ister istemez bir samimiyet oluşuyor. Günler günleri kovalarken aklıma dahi hane bir fikir geliyor. Bu telefon sapığı neden beni hep sabah yatağımdan kalkar kalkmaz ilk onla konuştuğumu sanıyor ki? Belki bundan haz alıyor. İşte kafama takılan bu soru işaretinden sonra ertesi gün o malum dakikalar gelmeden hemen bir 15 dakika önce kalkıyorum ve evdeki müzik sisteminde dinlerken benim bile rahatsız olduğum derecede birkaç parça yerleştiriyorum ve aramasını bekliyorum. İşte beklenen an geldi. Telefon çalıyor ve ben müzik setinin play tuşuna basıp küçük çaplı bir gürültüyü ona dinletmeye başlıyorum. Arada da sesi kısıp alo alo kimsiniz sesiniz gelmiyor, sesini biraz kısar mısın sesi alamıyorum diyorum. Ve telefonun diğer ucundaki sapığım tak diye kapıyor telefonu. İçime birden bir burukluk çöküyor ne yalan söyleyeyim? Günlerdir istediğim şey bir anda oluvermişti ama ben sevinemiyordum. Aradan daha 2 dakika geçmemişken bana telefon sapığımdan son derece duygu yüklü bir mesaj geliyor.
“Seni Farklı biri sanmıştım”
Hoşça kalın…