Öğretim yılında birinci sınıfa başlayan öğrenciler ilk karnelerini alıyor. İlk kez karne alacak öğrencilerin velilerine uyarı. Çocuğunuzun karnesini asla arkadaşlarıyla karşılaştırmayın, düşük notların sorumluluğunu sadece ona yüklemeyin, tatilin onun hakkı olduğunu unutmayıp birlikte kitap almaya giderek eğlenceli ama eğitici bir dönem geçirin.
Birinci sınıf hem anne babalar hem de çocuk için okul kavramı ile ciddi olarak ilk defa karşılaştıkları zamandır "Her ne kadar çocuk anaokuluna gitmiş olsa da ilkokul akademik gelişim sürecinin yanı sıra arkadaşları ile kurduğu ilişkide kendisini ortaya koyduğu bir dönemdir. Hem akademik hem de sosyal anlamda gelişimsel hedeflerinin üstesinden gelmek çocuğa başarma hissini yaşatır ve öz güvenine olumlu katkıda bulunur. Bu anlamda çocuğun ilk karnesinin ve ailenin bu karne karşısındaki tutumunun gelecekteki eğitim hayatı üzerinde belirleyici önemi vardır.
Birinci sınıf öğrencilerinin çok büyük bir kısmı karnenin ne olduğu ile ilgili gerçek bir fikre sahip değildir. Çocuğun aldığı ilk karne elbette heyecan yaratır ancak karneyi çocuğun hayattaki başarısını belirleyen bir unsur olarak görmemek gerekir. Karne sadece çocuğun bir dönem boyunca sergilediği performansı gösterir.
Çocuğun karnesini başka çocukların karneleri ile karşılaştırmaktan kaçınmak gerekir. Çocuğu zaten kendisini sürekli arkadaşları ile kıyaslar. Anne babanın da bu tutum içine girmesi çocuğu olumsuz etkileyebilir. Unutmamak gerekir ki, hiç kimse kıyaslanmaktan hoşlanmaz.
Çocuğun karnesinde düşük olan notlar varsa bunun sorumluluğunu sadece ona yüklemek doğru değildir. Birinci sınıf çocuğu anne babanın onun için bir düzen oluşturmasına ve desteklemesine ihtiyaç duyar. Yeterince uykusunu alması, beslenmesi, ev çalışmaları ile ilgili takip edilmesi gerekir.
Düşük notların neden kaynaklandığı ile ilgili sınıf öğretmeninden bilgi almak ve nasıl geliştirebilecekleri ile ilgili öneri istemek gereklidir. Ancak sadece zayıf olan kısımları görüp başarabildiklerini takdir etmemek çocuğun kendi ile ilgili olumsuz genellemeler yapmasına neden olur. Bu da ilerideki akademik hayatını olumsuz etkiler.
Çocuğu somut düşünce döneminde olduğu için yani duyduğuna değil gördüğüne inandığı için hayatında önem verdiği kişilerin model olması başarısında önemlidir. Ev ortamında kitap okuyan kimse yokken onun okumaya önem vermemesinden şikâyet etmek ona haksızlıktır.
Çocuğu için oyun hayatı öğrenmenin ve rahatlamanın yoludur. Karnesi ne kadar zayıf olursa olsun asla çocuktan sürekli çalışması beklenmemelidir.
Karne ile ilgili olarak çocuğu aşırı ödüllendirmek de cezalandırmak kadar yanlış bir tutumdur. Aşırıya kaçan maddi ödüller çocuğun başarının başlı başına bir ödül olduğunu anlamasını zorlaştırır. Özellikle ilk karne onun bu algısının oluşmasında önemli olduğu için takdir etmek, küçük ve akademik başarıya yönelik sembolik hediyeler almak yeterlidir.
Tatilin göz açıp kapatıncaya kadar geçeceği akılda tutulmalıdır. Özellikle okula başlarken uyumda zorlanan birinci sınıf öğrencileri tatilden sonra tekrar okula dönmekte, anne ya da babasından ayrılmakta zorlanabilir. Bu nedenle tatilden sonra gene okuluna döneceği, arkadaşları ve öğretmenleri ile birlikte olacağı onunla konuşulmalıdır.
Bu günlük bu kadar…
Hoşça kalın…