Antalya’mız yaklaşık 645 km sahili ile belki de Akdeniz çanağında en uzun sahil bandına sahip ender şehirlerden biri, eşsiz coğrafyası, inanılmaz tarihi zenginlikleri, mükemmel tesisleri ve en önemlisi çok kaliteli turizm çalışanları ile Avrupa’nın en önemli turizm kentlerinin başında gelmektedir.
2013 yılı sonu itibarı ile 12 milyon ziyaretçiyi ağırlayacak olan Antalya’mız bence 2023 hedefini 30 milyon ziyaretçi olarak planlamalı ve tüm turizm sektörü buna kilitlenmelidir.
Akdeniz çanağında yılda yaklaşık olarak 1 milyon teknenin yaz sezonu boyunca seyir halinde olduğu tahmin edilmektedir.
Kuzey Avrupa ülkelerinde İsveç, Norveç, Finlandiya’da nerede ise nüfusları ile aynı sayıda irili ufaklı tekne bulunmaktadır. Ki yaz sezonunun ne kadar kısa bir dönem olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
Avrupa ülkelerinde bu tekne sahiplerinin büyük bir çoğunluğu teknelerini kış sezonunda Akdeniz’deki yat limanlarında kışlama yaptırmakta ve belirli aralıklarla bu ülkelere seyahat etmektedirler.
Gemi kaptanlığı yaptığım dönemlerde özellikle kış mevsiminde Biskay körfezinde, Dover kanalında, Hamburg ve Anvers limanları yakınlarında böyle irili ufaklı teknelerin 5 – 6 ve hatta zaman zaman 7 kuvvetindeki havalarda seyir yaptıklarını gördükçe, gerçekten denizci milletlerin neden bu bölgelerden çıkmış olduğu gerçeğine bizzat tanık olmuşumdur.
Yaz mevsiminde bu kadar çok teknenin seyir halinde olduğu Akdeniz Çanağında ülkemiz ve özellikle Antalya’mız bu sektörden gerektiği kadar pay alabilmekte midir (?) biraz bu konuda görüşlerimi belirtmek isterim.
1 milyona yakın teknenin seyir halinde olduğu Akdeniz’de ülkemize giriş yapan tekne sayısı 20.000 kadar olup hiçte hak etmediğimiz bir düzeydedir.
Bunun bir tek sebebi teknelerin bağlanacağı Yat limanlarımızın çok az kapasitede olmasıdır.
Denizcilikte müthiş işler başaran hükümetimiz Sayın Bakanımız Binali Beyin döneminde Yat limanları yapılması için mevzuat hazretlerinde çok büyük kolaylıklar getirmiş olmalarına rağmen yinede Yat limanı yapımı hiçte beklenen düzeye bir türlü ulaşamamıştır.
İngiltere’de liman yapımı için devlet yatırımcıya 100 yıl evet inanılması güç ama yüz yıllığına ücretsiz arazi tahsisi yapmıştır.
Denizcilik öncelikle limanla başlar, limanı olmayan bir ülkede denizcilik ile ilgili hiçbir konu konuşulamaz.
İngiltere, üzerinde güneş batmayan ülke büyük emperyal güç sadece ve sadece denicilik sektöründeki üstün yetenekleri nedeni ile bugünkü gücüne ulaşmıştır, Dünyada İngilizcenin konuşulmadığı bir ülke düşünebiliyor musunuz? Bütün ekonomik antlaşmalar dünyanın her yerinde İngilizce yapılmaktadır.
İngiltere bir ada ülkesidir ve denizcilik denilince herkes hazır ola geçer.
İTÜ Denizcilik Fakültesindeki navigasyon dersi hocamız rahmetli Kaptan Prof. Dr. Necmettin AKTEN’in bir anısını sizlerle paylaşmak gereğini hissediyorum.
Necmettin Hocamız gemiye zabıt olarak katılmak üzere Londra’ya gider uçakla, hava alanında doğal olarak yolcuların vize ve evrakları kontrol yapılırken, ( hepimiz biliriz ki Londra’da gümrük, polis ve göçmenler bürolarının kontrolleri son derece sıkıdır.) sırada bir hayli canı sıkılır, uçak İstanbul’dan geldiği için kontroller daha bir sıkılıkta yapılmakta ve sıradakiler doğal olarak sıkıntılı saatler yaşamaktadırlar.
Sıra hocamıza gelir hocam pasaportunu görevliye verir, görevli pasaportta mesleği bölümünde “CAPTAIN “ yazısını görünce hemen hocamıza “ ülkemize hoş geldin kaptan ” diyerek pasaportunu damgalar ve geri verir, hocamda neden kendisine böyle davrandığını merak ettiği için görevliye sorar bu konuyu, görevliden aldığı yanıt çok manidardır, görevli hocama siz kaptansınız benim çocuğumun yediği yumurtayı bizim ülkemize siz getiriyorsunuz der ve gülümser.
Bu anekdotu sizlerle paylaşmamın sebebi ada ülkesi İngiltere’nin denizciliğe neden bu kadar önem vermiş olmasıdır.
Hindistan bugün nüfus itibari ile dünyanın en büyük ikinci ülkesi konumundadır. Hindistan’da, İngiliz sömürgesi olması nedeni ile herkes İngilizce bilmektedir. Kutsal hayvan sayılan ineklerin bile İngilizce möö dedikleri bir ironidir.
Hindistan’ın bilgisayar yazılımdan yıllık geliri 40 milyar dolardır. Hintliler İngilizce bilmelerinin büyük avantajı ile evlerinde oturarak bilgisayardan Amerika’da şirket muhasebesi tutmakta ve büyük paralar kazanmaktadırlar.
3 tarafı denizlerle çevrili güzel ülkemiz ve özellikle yaşamaktan gurur duyduğumuz Antalya’mız denizcilikte de hak ettiği yerlere mutlaka gelecektir.
Yat inşasında dünyada 3. sıraya gelen ülkemizde en kaliteli yatlar Antalya Serbest Bölgedeki tersanelerimizde üretilmektedir.
Bütün şehir yasası ile Kaş’tan Gazipaşa’ya kadar bütün yatırımlar Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı tarafından planlanacak ve yapılacaktır.
Kaybolan 5 yılımızı geri almanın olanağı yoktur, ama önümüzdeki on yılların kurtarılması ve Antalya’mıza yeni Yat Limanları, tersaneler, çekek yerleri yapılması için 30 Mart Yerel Seçimleri son şansımız olacaktır.
Çok değerli hemşerilerimizin kaybolan yılları iyi düşünerek, önümüzdeki on yılları çok iyi hesap ederek, hizmet ve yatırım odaklı vizyon sahibi Başkanı göreve getireceklerine inancımız tamdır.
Gönlü açık, kapısı açık, telefonu açık bir Başkan istiyorsak adresimiz bellidir.
Sevgi ve Saygılarımla
Allah selamet versin yolunuz açık olsun.