Eskilerde bir şarkı vardı, sözleri şöyle başlardı;
‘ Hışt, hışt sakin ol, sinirlerine hakim ol’
İdeal bir SİAD nasıl olmalıdır yazı serimizin sonuncusundayız.
Ne demiştik? Bir SİAD üyeliği nasıl sonlanacak?
Nasıl ki dernekler, tüm dernekler, gönüllü toplum kuruluşlarıdır, yani insanlar gönülleri istediği için üye olurlar, üyeliğin sonlanması da ‘gönüllü’ olmalıdır.
Her ne kadar dernekleri tanzim eden yasa buna bir formül getirmiştir. Ki o maddeye göre ‘ihraç’ ve ‘istifa’ şıkları sunulmaktadır.
‘İhraç’ manası ile çok ağır, uygulaması ile çok sancılı bir yoldur. Bir benzetme yapmak gerekirse Ceza kanununda ‘idam’ neyse bir dernek de ‘ihraç’ o manaya gelir. Yasa bu hakkı ve görevi vermiş olsa bile ‘İhraç’ çok nadir hallerde uygulanmalıdır.
Önce toplumsal mayaya bir göz atalım;
Bu coğrafyanın insanında şu çelişki ne yazık ki hep var olmuştur;
Tarihimizi öğrenirken ‘Ulubatlı Hasan’ hikayelerine dayanan ulusal bilincimiz, günün gerçekleri ile yüzleştiğinde ‘bizden adam olmaz’ noktasına kolayca gelebilmektedir.
Beri yanda ‘yağmur yağacak’ dendiğinde ‘vay sen bana ördek dedin’ alınganlığımız da buna eklendiğinde, iş iyice içinden çıkılmaz bir hal alabilmektedir.
Düello geleneğinin , pusu geleneği ile ikame edildiği idrak yapısında , açıkça derdini söyleyemeyenlerin açık ve özlü ifadeler karşısında uğradıkları beyin tutulması, ve riyakarlığı ise tamamen ayrı ve belki de başka bir yazının konusu…
Ama hamur bu,
Börek bundan yapılacak!
Asıl konumuza dönecek olursak, ‘açıkça’ şunu söylemek mümkün;
SİAD üyesi , herhangi bir SİAD üyesi, bir nedenle üyeliğini sonlandırmak istediğinde ‘istifa’ müessesine müracaat edebilir. Yönetim kurulu bu başvuruyu inceler, bir duygusallık varsa,
’baloda oturduğu yeri beğenmemek’,
‘Yönetime yaptığı ikazların ve tavsiyelerin dikkate alınmadığı’ gibi
Veya,
Tamamen şahsi nedenlerle,
Önce üye ayrılma kararını geri alması yolunda ikna edilmeye çalışılır, ısrarla ve samimi olarak..
Oldu, oldu,
olmadı herkes kendi yoluna gider..
Derneklerin tümünde geçerli olan üyeliğin sonlanmasına ilişkin yasal bir düzenleme var, kabul, ama bu elinize verilmiş bir çekiç değil ki her üyeyi ceviz olarak göresiniz.
Adı üstünde bu gönüllü bir oluşum, eğer üyenin gönlünü kazanamadı iseniz zaten bir anlamı yok ki bir araya gelmenin…
Ha, bir de iflah olmaz taifesi var..
Onların bile ikna etmenin bir yolu var, yeter ki inanın.
Ancak buraya kadar derneğin kurumsal reflekslerinden söz ettik.
Gelelim ‘üyeye’..
Arkadaş, bu iş kendi işinizde patron olmaya benzemez.
Bir SİAD a üye olduğunuzda orada ki kuralları peşinen kabul ettiniz demektir, oyunun kaidelerini kendi kafanıza göre değiştirmeyi istemek doğru değildir.
Derneğin kurumsal yapısına inancınız kalmadı ise, derdinizi anlatır, yönetim ile bıkmadan konuşursunuz.
Baktınız olmadı, çeker gidersiniz.
En azından arkadaşlığınız yara almaz.
Bu hafta bitirelim demiştim ama yerim bitti, kalanı haftaya, ayrıca bazı sorulara da cevap vereceğiz.