Alkol tehlikeli, güneş tehlikeli sıcak havada küpünde düşercesine alkol alanlar o kadar çoğaldı ki Antalyalılar bundan rahatsız olmaya başladı.
Akşamüzeri hava serinleyince yürüyüş yapmak isteyenler yeni yapılan parklarda oturacak yer bulamıyorlar.
eleklerin çarşısının karşısındaki yeni yapılan parka oturacak o kadar çok yer var ki! o kadar çok oturak konulmuş ki ama yinede oturacak yer bulmak mümkün değil.
Neden mi? Dersiniz çünkü ellerinde bira şişeleri ile fitil gibi olmuş kişiler beş kişinin rahatlıkla oturabilecekleri kanepelere yatarak parklarda pislik görüntüler ortaya çıkıyor.
Çantalarını yastık yaparak saatlerce burada yatanların yanına yanaşmakta pis pis alkol kokusundan yanlarına varılmıyor.
Vatandaşlar kendi kendine söyleniyorlar.
Ama hiçbir yetkilide kalkın buradan yatamazsınız demiyorlar. Vatandaşta pisliğe bulaşmaktansa o parkı terk ediyor.
Ben kimsenin alkol almasına karşı değilim.
Fakat vatandaşların oturabileceği yerleri meşgul etmeyin.
O parklar alkol alıp sızıp kalma veya yatakhane değildir.
Onun için o parkları pisletmeyin.
Bakın alkol içmenin de kendine has bir kuralları bulunuyor:
Aşırı sıcaklarda parklarda sızıp kalanlar sıcakta alkol almanın ne kadar tehlikeli olduğunu biliyormusunuz?
Alkol alındıktan çok kısa bir süre sonra beyin ve bağlantılı sistemleri(beyincik, omurilik gibi) doğrudan etkilediği için alkol, her insanda, onun tutum ve davranışını değiştirecek düzeyde ani bir etkiye sahiptir.
Alkolün insan tutum ve davranışı üzerindeki etkisi bir insandan diğerine hatta aynı insanda bir ruh durumundan diğerine farklılıklar göstermektedir.
Alkolün insan tutum ve davranışı üzerindeki etkisi kandaki alkol düzeyi ile doğrudan bağlantılıdır.
Kan alkol düzeyi yükseldikçe alkol etkisi katlanarak artar ve bir noktadan sonra insanın kendi davranış ve duygularını denetleme gücünü ortadan kaldırır.
Tıbbi açıdan sarhoşluğun başladığı düzey bir desilitre kanda 150 -200 mg alkolün bulunduğu düzeydedir.
Bu düzeye erişmek için gerekli olan miktar (hacimdeki alkol oranı yüzde olarak yüksek olan içkiler; rakı, votka, viski, cin gibi) sert içkiler için 2-3 duble, (şarap, vermut, bira vb) diğerleri için buna eşdeğer miktarlardır.
Alkolü vücuttan uzaklaştırmak üzere çalışan organ karaciğerdir.
Bu nedenle karaciğer sirozu denilen belli başlı ilk nedeni, alkol kullanımıdır.
Alkolün vücuttan atılması idrar, ter ve soğuk hava aracılığı ile gerçekleşmektedir.
Alkol yağda eriyen bir madde olduğu için kadınlarda alkolün gerek işlenmesi gerekse vücuttan atılması biraz daha uzun sürmektedir.
Bu nedenle kadınlar alkolün kısa ve uzun süreli etkilerine erkeklere göre çok daha fazla duyarlıdır.
Alkolün vücuttan atılması sabit bir hızla olmakta, her saatte, kandaki alkol miktarı sadece %15 civarında azalmaktadır.
Bunun anlamı, en son kadehten sonra da alkol etkisinin saatler boyunca devam ediyor olmasıdır.
Uzun bir içki gecesinden sonra ortaya çıkan ve öğle saatlerini de içine alan “sabah sarhoşluğu” bu nedenle ortaya çıkmaktadır.
Bu günlük bu kadar…
Hoşça kalın…