Ülkemizde sık sık duyduğumuz ama pek ses getirmeyen asansör kazaları, aslında
asansörlerin insan taşıyan mekanik ve elektronik araçlar arasında son derece önemli bir kullanım trendine sahip araçlar olduğunun unutulduğunu gösteriyor.
Zaman zaman yerel ve ulusal basında yer alan asansör kazaları haberleri her nedense arzu edilen tahkikatlar yapılmadan, doğru dürüst yargıya intikal edip etmediği bile belli olmayan şekilde neticelenmektedir.
Kim bilir? Bunun nedeni belki de, asansörleri direktiflerine göre yapmayan şirketlerden, veya bakımını belli periyodlarda yaptırmaktan kaçınan apartman yöneticilerinin kazaları oldu bittiye getirme çabalarından ya da bilinçsizce hareket eden son kullanıcılardan kaynaklanmaktadır.
Asansörleri ‘canavar’a çevirmeyelim!
Asansörler, dikey yapılaşmanın vazgeçilmez unsurları haline gelen, modern çağın en önemli taşıma araçlarından biridir. Her gün milyonlarca insanın kullandığı asansörler yapılarındaki mekanik ve elektronik aksamları nedeniyle elbette ki çoğu zaman kaza riski taşımaktadırlar.
Bu kazaları önlemenin en önemli yolu da standartlara uygun montaj, bilinçli kullanım ve periyodik bakım ve muayenelerden geçmektedir. Özellikle ülkemizde “imdat” diyen yaşları 20 yılı aşmış eski asansörler hala kullanılmakta ve bu eski asansörlerin revizyonu konusu da sonuca gitmekten uzak bir platformda tartışılmaktadır.
Yapım aşamasındaki hatalar ya da demode aksamların kullanılması, bakımların belli periyodlarla yapılmaması ve son kullanıcılar tarafından yapılan kullanım hataları insan hayatını kolaylaştırması için icat edilmiş bu dikey taşıma araçlarının birer canavara dönüşmesine sebebiyet vermektedir.
Bir an önce önlem alınmalı!
Hemen her ay ülkemizin değişik illerinden gelen asansör kazası haberleri; artık başta Sanayi Bakanlığı yetkilileri olmak üzere, asansör üreticileri, montaj ve bakım firmaları ile derneklerin ortak bir konsensüs sağlayarak önemli ve ciddi adımlar atmalarını zorunlu kılmaktadır.
Asansörlerde yaşanan ve insan yaşamıyla ödenen kazaların belli başlıları, ara katta kalan asansörden kurtulamaya çalışırken düşüp ölme veya kabin kat hizasında olmadığı halde kapının açılarak asansör boşluğuna düşülmesi ve nadiren de olsa paraşüt sistemi olmayan asansörlerin düşmesidir.
Kazalardan sonra yapılan keşif ve inceleme sonunda aşağıdaki maddelerin kısmen veya tamamen olmadığı görülür.
Genel tespitlerde, asansör mekanik ve elektrik tesisat projelerinin olmadığı veya mevcut asansörle ilgili olmadığı Işletme Ruhsatı’nın olmadığı, periyodik bakım sözleşmesi olmadığı, varsa bile bakım defteri tutulmadığı, halat bağlama kelepçelerinin uygun şartta olmadığı, halat uçlarının çözülmesine karşı tedbir alınmadığı, tamponların TS standartlarına uygun olmadığı veya hiç bulunmadığı, katlarda ve kabin içinde Kullanma talimatlarına bulunmadığı, kat hizalamalarında problemler bulunduğu, asansör kuyusunun temiz olmadığı, makina dairesinin de temizliğinin yapılmadığı, bazılarında ise kabin içinde alarm düğmesi ve diyafon sisteminin çalışmadığı, hız regülatörünün ve sınır emniyet kesicisinin mevcut durumu ile çalışmadığı, paraşüt sisteminin olmadığı veya çalışmadığı, ray bağlantılarının uygun olmadığı görüldü.
Ayrıca kabin kapı olmayan ve kat kapıları çarpma kapı şeklinde olan asansörlerde ölümcül kazaların meydana geldiği ve genellikle ara katta kalan kabinlerden kurtulmayı çalışma esnasında kazaların olduğu görülmüştür. Bütün bu sayılanlar ve incelemeler sonunda asansörlerin ne Asansör Yönetmeliği, ne de ilgili TSE standartları dikkate alınmadan monte edildiği ve genellikle kazaya karışan asansörleri yapan kişi ve şirketlerin asansör firması kimliğinden uzak oldukları ve konunun uzmanı mühendislerinin bulunmadığı tespit edilir. Bunun dışında pek çok asansörün işletme ruhsatı alınmadan çalıştırıldığı, pek azının periyodik bakım sözleşmesi bulunduğu, bakım sözleşmesi olanların ise bakım defteri ve bakım raporlarının düzenli tutulmadığı, kısacası nasıl bakım yapıldığının belli olmadığı anlaşılıyor. Bir diğer önemli eksik ise yıllık kontrollerin kazaya karışan veya karışmak üzere olan asansörlerde hiç yapılmamış olmasıdır. Bu kazalar nasıl önlenir? Bu sorunun klasik yanıtı eğitim. Ancak kanımca esas yolu bina sahibi ve kullanıcılara gerekli bilgilendirmelerin, tanıtımların ve gerekirse medya ortamı kullanılarak genel bir bilinç kazandırılmalı.
Kazasız seyahatler dileğiyle.