Yıllardır Antalya sokaklarında yanında birkaç köpekle dolaşan genç bir çocuk var, o çocuk iş yerlerini dolaşarak yardım alır daha sonrada akşamları değişik türde uyuşturucu maddeler alırdı.
Uzun süreden beri de piyasada görünmüyordu.
Geçtiğimiz gün Kalekapısı civarında dilencilik yaparken gördüm. Perişan vaziyetteydi.
Ayağının bir tanesi dizine kadar çürümüş bakımız ve perişan durumdaydı.
Bu çocuğu bu hale getiren ilgisizlik ve bakımsızlık para isterdi ama kimseye de zararı yoktu.
Ayağının biri çürümüş, belki daha ne gibi ıstırapları vardı bilinmez. Yardım eden yoktu. Acılar içerisinde kaderine terk edilmişti.
Çocuklarınıza sahip çıkın ne kadar asi olurlarsa olsunlar ne kadar vurdum duymaz olurlarsa olsunlar onlar bizlerin yarınları çocuklara sahip çıkın.
Madde Bağımlılığının zararları kısa şöyle;
Eroin, esrar, kokain, alkol, amfetamin, tiner, bally vb. gibi uyuşturucu maddelerin sık kullanımına bağlı olarak gelişen patolojik durumdur.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından dört ana özellik ile tanımlanmıştır:
Maddeyi elde etmeye ve kullanmaya yönelik yoğun arzu ve ihtiyaç.
Kullanılan dozu arttırma eğilimi.
Maddenin fiziksel ve psikolojik etkilerine karşı yoğun hassasiyet ve bu etkileri arayış.
Maddenin kişinin hayatındaki en önemli şey haline gelmesi.
DSM-IV madde bağımlılığını üç aşama ile tanımlar:
Madde ile meşguliyet/ beklenti
Yoğun kullanım
Yoksunluk
Bu aşamalar çerçevesinde, öncelikle kişi maddenin fiziksel ve psikolojik etkilerini yeniden yaşamak amacıyla, kendi isteği ile maddeyi alır ve kullanır.
Sosyal ortamlarda da maddeyi kullanmak ya da madde kullanan kişilerle arkadaş olmak kullanımı arttırır.
Sonraki aşamada kişi madde kullanmadığında ortaya çıkan yoksunluk belirtilerini yaşamamak için madde kullanmaya başlar ve son aşamada artan tolerans dolayısıyla daha iyi hissedebilmek için değil, normal hayatına devam edebilmek için madde kullanmak zorunda kalır.
Sıklıkla kullanılan, bağımlılık yapan maddeler ve vücuda etkileri
Esrar: Kısa vadede keyif hissettirir ve odaklanmayı arttırır.
Uzun vadede hafıza sorunlarına, solunum ve kalp problemlerine, problem çözmede aksaklıklara, bilişsel yeteneklerde azalmaya, paranoya ve gerçeklik kaybına neden olabilir.
Eroin: Keyif ve uyuşukluk hissettirir; ağrının hissedilmesini engeller. Solunumu baskılar, kabızlığa ve kilo kaybına neden olur.
Yüksek dozda eroin kana karıştığında kalp krizi ve bilinç kaybına, hatta ölüme (“altın vuruş”) neden olabilir.
Kokain: Enerjik ve keyifli hissettirir; vücut sıcaklığını, kan basıncını ve kalp atış ritmini arttırır.
Kullananların kalp krizi, solunum yetmezliği, kan damarlarının daralması ve felç geçirme olasılıkları vardır.
Uzun vadede kilo kaybı, depresyon ve paranoyaya yol açabilir.
Nadir durumlarda, ilk kullanımda ölüm meydana gelebilir.
Halusinojenler: Ortalama 12 saat süren, “trip” adı verilen beklenmedik psikolojik tepkilere neden olur.
Yüksek dozlarda alındığında sanrılara, var sanılara ve bilinç kaybına yol açabilir.
Vücut sıcaklığını, kalp atış hızını, kan basıncını arttırır; iştahı azaltır.
Ecstasy: Düşük dozda alındığında duyusal algıda artış, duygusal rahatlık ve artan fiziksel enerji hissettirir.
Bulantı, titreme, kas krampları, bulanık görmeye de neden olabilir. Vücut sıcaklığı dengesinin bozulmasına ve bu sebeple nadir de olsa ölüme sebep olabilir.
Uçucu Maddeler (tiner, bally vb.): Düşük miktarda alındığında duyu kaybına ve hatta bilinç kaybına neden olur.
Duyma yetisinin kaybına, akciğer spazmına, merkezi sinir sisteminde sorunlara yol açabilir. Çok yüksek dozda alındığında madde akciğerdeki oksijen ile yer değiştirerek kişinin boğularak ölmesine neden olabilir.
Bu günlük bu kadar…
Hoşça kalın…