Çoğumuz hava yollarını kullanarak ulaşım da sürat ve zamandan tasarruf fırsatını en iyi şekilde değerlendirmekteyiz. Yani teknolojiyi ve ulaşım da ki rahatlık vazgeçilmezimiz oldu. Hava Yollarında ki gururumuz THY ve sonrasında onun uhdesinde ve bünyesine kattığı firmalar, ülke içi uçuş yapan diğer firmalar Hava yollarını tercih eden yolcularına zamanın da gelmeleri için uçağı kaçırmamak için sürekli uyarı da bulunuyor. Yapılan uyarılara yolcular harfi harfine uyuyor. Örneğin 1.5 saat öncesiden hava alanına gelinmesi ve bilet alınması, biletlerin kaydı yapılması isteniyor. Sonra yolcunun beklemesi isteniliyor. Uçak kalkış saati geldiğinde anons yapılıyor ve tam uçağa geçileceği zaman bir anons daha
-İstanbul-Antalya arası uçacak olan yolcularımızın bineceği tarifeli uçak 30 dakika rötar yapmıştır.
30 dakikalık ekstra beklemenin ardından yapılan son anons ile yolcular uçağa davet edilir. Biletler kontrol edilir, uçağa nihayet 2-3 saat sonra binilir. Dualar edilir, kazasız belasız uçuş niyetleri dillerde mırıldanılır ancak o da ne ? Pilot anons yapıyor
Anons aynen şöyle
-Hava trafiğinden dolayı sıramızın gelmesini bekliyoruz
Aradan 30-40 dakika daha geçer. Ve uçak içinde ki bekleyiş artık tartışmalara, sinkaflı sözlere, uçuş firmasına öfke ve tepki gösterilmeye kadar gidiyor.
Uçağa yetişmek ve söylenen saatten önce Havaalanında olmak için yola çıkan yolcu evinden en az 1 saat önce çıkıyor. 1.5 saat önce de havaalanında oluyor. Etti mi sana 2.5 saat. 30 dakika ile 1 saat arası uçak rötar yapıyor. Etti mi sana 3.5 saat. Uçağa bindikten sonra uçak içinde de en az 40 dakika bekleniyor etti mi sana 4 saat 10 dakika... Buyrun size hızlı ve süratli, modern ve konforlu uçuş hizmeti.
Şimdi bu yazı için başta Türk Hava Yolları'nın çok değerli yöneticileri hava yollarının CEO'ları lam cim yapacak ve bahaneler öne sürecek. Tamam onların söyleyeceklerini kabul ediyoruz. Bahanelerini de kabul ediyoruz. İş anlaşması yapmak için hava yollarını tercih edip ve zamanında bulunması gereken il yöneticilerine randevu veren, randevusuna gidemeyen, işini kaçıran ve anlaşmayı kaybeden işadamının hakkı ve kaybettiklerini kim telafi edebilecek?
Okul kaydı yaptırmak için son güne kalmış olan öğrencinin yetişmesi gereken saatte kayıt ofisine ulaşamamasının vebalini kim ödeyecek?
THY başta olmak üzere tüm diğer hava yolları şirketleri yaşattıkları bu azap ve çileli ama bir o kadar da sadık yolcuları için yapması gereken tek şey bu öfke ve tepkinin en aza indirecek yöntem gelecek uçuşlar için "Biletlerine indirim" uygulamasını başlatmasıdır. Bir özürün ve söz verilen saatte sözün yerine getirilemeyişinin bir telafisi olsun diye o gün böyle olayı yaşamış tüm yolcular için küçük bir hediye ve bir armağan ve bir daha böyle bir şeyin tekrarlanmayacağının hediyesi olsun.
Son anda uçağa yetişemeyip kapıyı yüzüne kapatan anlayışa günün birinde bu yolcular yapılan bu azaplardan dolayı kapıyı bir kapatır ki bedava bilet versen bu kez uçmaya gelmez. Nasıl olsa YHT (Yüksek Hızlı Tren) var, Deniz ulaşımı var, kaymak gibi yollar yapılmış saatin de ve hiç sekmeden verilen saatte otogar'a giren şehirler arası yolcu otobüsleri var. Bu önerimi THY başta olmak üzere tüm hava yolları şirketleri dikkate almalıdır diye düşünüyorum.
Böyle bir hizmet uygulaması beraberinde zamanın da uçuşu da kaçınılmaz kılacak ve zamanında uçuşlar gerçekleşmek zorunda kalacak. Böyle bir hizmeti ve beklentiyi hayata geçircek cesaretli ve yürekli CEO'lar şimdi ortaya çıkmalı. Söylediğim ve önerdiğim teklif mizah dergisinde ki 'Zihni Açık' fikir sayfalarında ki uydurma bir öneri değil, ciddi olarak düşünülmesi gerektiğine inandığım ve yolcu mağduriyetinin bir özür mahiyetinde küçük bir öneridir.