Geçen yazı dizimizde Batı sinemasının Türklere nasıl baktığını birkaç örnekle açıklamaya çalışmıştık. Devam edelim; Batı sineması son bir asırdan beri en belli başlı rakip olarak gördüğü Japonlara nasıl bakıyor? Elbette gene beyaz perde üstünden….
Japonlar ,batı dünyası tarafından nedense 18.ve 19. Yüzyıllarda aşağı ırk olarak algılanırdı. Çoğu batılı, onları (Çin-Japon) evrim sürecini henüz tamamlamamış bir tür olarak görüyordu. Ama Japonlar Çinlilerden farklı çıkmıştı 20. Asrın başında önce Rusları iyice bir pataklamışlardı(1904). İngiltere-Fransa ve hatta Amerika bu başarıyı alkışlamışlardı, ama sıranın kendilerine geldiğinin de farkındaydılar..
Çok değil 30 küsur yıl içinde Japonlar onları da Uzak Doğudan kıtalarına geri yollayacaklardı. Amerikan sineması bu fenomeni kendi tarzında işleyecekti. 2. Dünya savaşı bittiğinde Holivut Japonları vahşi, kızgın, ve fanatik bir sürü olarak tarif ediyordu. Ama gerçek bu değildi, bilmeleri gereken bir şey vardı ki Japonlar Uzak Doğuda ki halkların bağımsızlık ateşini bir kez yakmıştı.. Artık ne yaparsa yapsın Holivut bile bu gerçeği saklayamazdı. 50 li yıllarda çekilen filmlerde eski alışkanlıklarında ısrar edeceklerdi. Ama Japonya alıngandı, alıngan ama inanılmaz ölçüde çalışkan… Uzak Doğu da Komünizmin frenlenmesinde en tutarlı ortak olma yolundaydı. Adamları daha fazla üzmenin bir alemi yoktu.. Holivut çaktırmadan taktik değiştirecekti… Ama bu seferde Amerikan kamu oyu vardı, henüz savaşın acılarını özellikle Pasifik cephesinde çekmiş, on binlerce Amerikan askeri hala hayattaydı, anlattıkları hikayeler de öyle yabana atılır cinsten sayılmazdı… Onlar Japonlar hakkında senaryo yazmıyorlardı, harbi bir gerçeği dile getiriyorlardı. E, buna göre Japonlar hakikaten ‘acımasız’ bir ırk idi.
Japon esir kamplarından kurtulan binlerce Amerikalı asker ve ailesi sırf Komünizme karşı ortak arayışında diye Amerikan devletinin değişen politikasına destek falan verecek değildi.
İş gene Holivut düşmüştü.60 lı yıllarda Japon fanatizmi vurgulanacak ama daha ileri gidilmeyecekti. Yani esir kampları falan şimdilik pek resm edilmeyecekti. Ama Japonların inatçı ve kanlı ‘Banzai’ taarruzları çokça gösterilecekti. Esas nokta bu adamların her kese karşı, ama herkese, başta kendileri olmak üzere herkese karşı ‘aşırı sert ‘olmalarıydı
Haftaya; Amerikan sineması Japonları keşif ediyor… İlk filmler