Öncelikle 64.ncü yılını kutlayan İleri Gazetesi camiasının balta kurucusu eniştemiz Tevfik TÜREL, onun oğlu Menderes Başkanımızın değerli babası Suphi Türel amcamızı rahmet ve şükranla anıyorum, Okan Dilek başta olmak üzere İleri Gazetesi çalışanları, imtiyaz sahipleri Selçin Türel teyzem ve Berrin Türel kardeşimi tebrik ediyor, nice seneler diyorum.
Dile kolay 64 yıl yerel gazetecilik gerçekten büyük bir başarı öyküsüdür.
Gazetede sütundaşım Nasuh abimin geçen ki yazısında Çorumlu Mustafa tanımlamasını çok beğendiğimi belirtmek istiyorum.
Nasuh abimizle yol arkadaşlığımız 1975 yılında üniversite sınavları hazırlık kursları için İstanbul’ a gidişimizde Kocamustafa paşa daki Antalya yurdunda başladı.
Soğuk bir İstanbul sabahı Antalya’dan gurbete ilk defa çıkan birkaç Antalyalı lise mezunu kardeşlerim ile Antalya yurduna gidişimiz ve yaklaşık on aylık kurs süremiz yaşanan çok güzel günler geldi bir an aklıma.
Aynı odada kaldığım çok sevgili arkadaşım Prof. Dr. Çetin Kasaboğlu kardeşime de buradan sevgi ve selamlarımı iletiyorum.
Çorumlu Yılmaz diye deniz nakliyatta gemilerde çalışırken bir süvarimiz vardı. Astığı astık, kestiği kestik baba kaptanlardan biri idi, camiada Çorumlu Yılmaz denilince herkes bir lahavle çekerdi.
Eski baba kaptanlardan Çorumlu Yılmaz’ı hiç unutmamış iken Nasuh abimin yazısında Çorumlu Mustafa tanımlamasını okuyunca aklımıza düştü.
Bu arada Çorumlu hemşerilerimizi sevgi ve saygı ile de anıyorum.
Çorumlu Mustafa çok iyi bir tıp doktoru onu tartışmamız olanak dışı zaten, lafımız ona değil, ama siyasette, toplum biliminde, politikada sınıfta kaldığı net bir gerçek.
Geçen sabah Vtv deki programında Antalya’nın CeHaPe’nin kalesi olduğunu söyleyerek siyasetteki bilgi eksikliklerine birini daha eklemiş oldu. Kendisi bilmez ama bilende mi sormaz.
Akıl hocaların var, danışmanların var, var oğlu var, profesör olman seni siyaset adamı, toplum bilimci yapmıyor maalesef, hele ekonomist hiç yapmıyor.
Bir kere Antalya oldum olası hep demokrat ideolojinin kalesidir.
Demokrat Parti, Adalet Partisi, Anavatan Partisi ve son olarak Ak Partili belediye başkanları ile ne zaman ki Antalya hizmet gördü ise hep demokratların sayesinde olmuştur.
Demokratlığa, liberal, sosyal, muhafazakâr ve milliyetçi sıfatları eklenmiş ama her zaman demokrat parti ruhu ön planda olmuştur.
Maalesef 3 dönem CeHaPe’li belediye başkanlıkları yaşamış olan memleketimiz bu 3 dönemde hep hizmette sınıfta kalmış ve geri kalmışlık öyküleri yaşanmıştır.
Dr. Avni Tolunay, Yener Ulusoy, Metin Kasaboğlu, Hasan Subaşı ve son olarak Menderes Türel dönemleri Antalya’ya çağ atlatmış, CeHaPe’li dönemlerinde ise Antalya hizmet fakiri olmuştur.
Demokrat parti ruhunun son temsilcisi, demokrasi şehidimiz saygı değer Adnan Menderes’ten adını alan sevgili Menderes Başkanızmız’dır. Antalya bir kez daha hizmete doymak için Antalya’nın çocuğu Menderes Türel diyecek ve çağdaş kent olma yolunda hızlı adımlar atacaktır.
Allah selamet versin,
Sevgi ve saygılarımla.