Günümüzde alkol madde kullanımın yaygınlığı arttıkça ve bağımlılığa özel tedavi merkezlerinin yetersizliği ve yüksek maliyeti ortaya çıktıkça, bu maddeleri kullanan kişiler ya da bağımlılılar için daha kısa tedavi yöntemleri arayışları başlamıştır. Kişinin değişime karar vermeden tedaviye başvurması ya da tedaviden yararlanması mümkün değildir. Birey öncelikle değişmeyi kabullenmelidir.
Alkol bağımlılarının, sorunlarıyla ilgili olarak kendi kendilerine ne söyledikleri, sorunlarını ele alma girişimlerinde yaşadıkları katlanılması güç duygular ve en önemlisi, böyle bir sorunları olduğu için, kendileriyle ilgili olarak kendi kendilerine ne söyledikleri, bu kişilerin, üzerinde durulması gereken başlıca yerleşik düşünceleridir. Bu kişilerin, düşüncelerinin, duygularının ve içme davranışlarının birbirleriyle yakından ilintili olduğunu görmeleri gerekir. Çarpık düşüncelerin ve sağlıksız duygularını değiştirerek, kendilerine zarar veren bu davranışlarını bırakabileceklerini öğrenebilirler.
ALKOL BAĞIMLILARININ DÜŞÜNME BİÇİMLERİ:
“OTOMATİK DÜŞÜNCELER” kendiliğinden ortaya çıkar, bilinçdışıdır
Katı düşüncelerdir, esnek değildirler.
YA HEP ya da HİÇ ,siyah ya da beyaz düşüncelerdir
AŞIRI GENELLEŞTİRİLMİŞ ve MANTIKSIZ düşüncelerdir.
Sınanmamış ve mutlak düşüncelerdir.
YADSIMA : “aşırı ölçülerde alkol kullanmak bir sorun değildir.’’
“Duygusal sorunları çözmenin en iyi ve tek yolu alkol kullanmaktır.’’
“Dayanamam, katlanamam”,“aşırı düzeyde uyarılabilmenin, doyum sağlayabilmenin ve çoşku duyabilmenin tek yolu ancak alkol almaktır”.
Rahatsızlık duymaya gelememe kaygısı: “Her ne uğruna olursa olsun, bütün sağlıksız duygulardan kaçılması gerekir”.
“Değişmek çok güç” düşüncelerinden kaynaklanan umutsuzluk, çaresizlik ve değersizlikduyguları.
Bir bağımlı oldukları için kendi kendini ayıplama, suçlama düşünceleriyle utanç duyarlar.
BAĞIMLILARIN ALKOL ALMAYLA İLGİLİ, SIK KARŞILAŞILAN İŞLEVSEL OLMAYAN DÜŞÜNCELERİ
-“Arada bir denetimi ortadan kalksa da, alkol kullanmak hiçbir zaman benim için bir sorun olmamıştır. Nasıl içki içtiğimi düşünen diğer insanların bu kendi sorunları…”
“Denetimini yitirme, var olan sorunun ilk belirtisi olabilir. İçki içmem başkaları için önemli bir sorun olursa, er geç benim içinde bir sorun olacaktır.
- ‘’ Gevşemek için içki içmem gerekiyor.’’
“İçki içmek istiyor olabilirim, ancak yalnızca içmek istediğim için içmek zorunda değilim.
-‘’İstediğimi elde edememeye gelemiyorum, buna katlanmak çok güç.’’
“Bundan hoşlanmayabilirim, ancak geçmişte katlandığım zamanlar oldu, şimdide katlanabilirim.”
-‘’Ancak coşkun ya da taşkın olduğum, ayağım yerden kesildiği zaman kendimi iyi ve rahat hissediyorum.’’
“ Alkol almadan toplumsal olarak kendini iyi hissetmeyi öğrenmek güç gelebilir, ancak bunu yapabilen çok sayıda insan var.”
-”İçki içmeyi sonlandırmak çok güç olabilir. Bütün arkadaşlarımı yitirebilirim, sıkılmaya başlayabilirim ve içki içmeden, kendimi hiç rahat hissetmeyebilirim.’’
“İçki içmeyi sonlandırmanın bir takım sonuçlarına katlanmak zorunda kalabilirim ve bunun için bir zaman ve çaba harcamam gerekebilir, ancak bunları yapmayacak olursam sonuçları çok daha kötü olur.”
-‘’İçki içmeyen insanlar, kösteklenmiş ve mutsuz insanlardır.’’
“ Bununla ilgili olarak elimde ne gibi kanıtlar var? İçki içemeyen insanlar gerçekten mutsuz, içenler ya da içebilenler gerçekten mutlu mu?”
-‘’Bir kez başlamak demek, artık onu durduramamak demektir.’’
“ Yapılan bir yanlış, yeni bir öğrenme yaşantısı olarak görülebilir. Bu kesin bir başarısızlık demek değildir, nasıl bir yol izleyeceğini gösteren geçici bir aksama olabilir. Nasıl bir yol izleyeceğimi belirleyecek olan yine ben kendimim.”
Çoğu alkol bağımlısı, belirli bir takım duygusal ya da durumsal tetikleyici etkenler ortaya çıkınca, kendilerini ‘’ içmek zorunda ‘’ olarak görür. Bu zorundalığın altında, işlevsel olabilmek ya da yatışabilmek için içmeleri gerektiğiyle ilgili işlevsel olmayan düşünceler yatar.