Sevilay Zorlu

Sevilay Zorlu

HASTALIK HASTALIĞI (HİPOKONDRİAZİS)

           Hipokondriazis, herhangi bir fiziksel hastalığı olmadığı halde tüm inceleme ve telkinlere rağmen kişinin ciddi bir fiziksel hastalığı olduğuna inanmasıdır.
Bu hastalar sürekli ve tekrarlayıcı bir biçimde doktorlara başvururlar. Burada aslında somatizasyon bozukluğundaki gibi rahatsız edici fiziksel yakınma ya da ağrı ön planda olmayıp, belirti bir hastalıkları olduğu kaygısı ön plandadır.
Normal sınırlar içindeki fiziksel belirti ve duyumsamaları bir hastalık olarak yanlış yorumlama, sürekli vücut işlevleri ile meşguliyet ciddi bir fiziksel hastalığı olduğu inanç ve korkusu esastır. Ciddi bir fiziksel hastalığı olmadığı konusunda yapılan tıbbi açıklamalara inanmakta güçlük çekerler.
           
NE SIKLIKTA GÖRÜLÜR?

Yaygınlığı kesin olarak bilinmemektedir. Psikiyatrik hastalar arasında görülme oranı %5.1 gibidir, her iki cinste eşit sıklıkta görülür. Her yaşta başlayabilirse de en sık 20-30'lu yaşlarda başladığı bildirilmektedir.
        1- Psikodinamik etkenler: Özgüven azlığı, suçluluk duyguları ya da anksiyetenin vücut işlevlerine dönüşmesi şeklinde görüşler vardır.
         2- Sosyo kültürel etkenler: Ailede benzer hastalığı olan kişilerden model olarak alındığını ileri sürenler de vardır.
         3-Yatkınlık yaratıcı faktörler: Çocukluk döneminde sık ve yaygın tıbbi hastalık öyküsü olanlarda, miyokard infarktüsü gibi önemli hastalıklardan sonra hipokondriak uğraşların arttığı bilinmektedir.
         4-Bilişsel etkenler:  Bu kişilerin bedensel duyumlar ile hastalıkları algılama ve direnme eşiklerinin diğer insanlara göre daha düşük olduğu ileri sürülmüştür.

KLİNİK ÖZELLİKLER:
Sürekli olarak bedensel bir hastalıkları olduğundan yakınırlar, tedavi arayışları içinde doktor doktor dolaşırlar, ciddi bir hastalıkları olduğu inancı ve kaygısı yapılan tıbbi araştırmalar negatif sonuç verse bile devam eder, sürekli olarak sağlıkla ilgili haberleri izlerler, tıp kitapları karıştırırlar.
Genellikle yakınmaları bir süreç içinde çeşitlenir;  bir dönem kalbinde önemli bir rahatsızlığı olduğu kaygısına kapılan bir hasta, bir dönemde beyninde tümör olduğuna inanabilir.
Bu hastalarda sıklıkla obsesif-kompülsif, paranoid, pasif-agresif, borderline veya narsisistik kişiliğe rastlanır. Ayrıca hipokondriazis bir belirti olarak depresyon, panik bozukluğu, psikoz hastalarında  görülebilir.

Ayırıcı tanı:
Özellikle depresyon ve diğer psikiyatrik bozukluklar ile yapılmalıdır. Depresyonda sindirim ve iskelet sistemine ait hipokondriyak uğraşlara  sık rastlanır. Ailede depresyon öyküsü, hipokondriyak uğraşlarla olan düşünce içeriğindeki depresif durumlar depresyonu düşündürmelidir.
Kalp krizi gibi akut fiziksel hastalıklarda veya sürekli tedaviyi gerekli kılan hastalıkların seyrinde (hemodiyaliz, onkoloji olguları) hipokondriak belirtiler sıklıkla görülür. Bu durumlarda hastanın endişeli ölüm korkusu ön plandadır. Dikkati vücut organ ve işlevlerine dönüktür, ancak seyri kısadır, hastalığın kontrol altına alınması ve psikososyal uyumla geçer ve bu durumlara geçici hipokondriak reaksiyon denir.
          Gidiş ve prognoz: Genellikle süregendir. Hastaların 1 / 3'ü düzelirken diğerleri kronikleşir. Akut başlangıç, hastanın yaşının genç olması, altta yatan fiziksel bir hastalık ya da kişilik bozukluğu olmaması, tablonun temelinde anksiyete ve depresyon olması olumlu prognostik özelliklerdir.
         Tedavi:
         Tedavi metabolik değerlerin düzenlenmesi ve psikoterapi ile sürdürülmelidir. Hastanın sorumluluğunu tek bir hekim üstlenmelidir. Hastanın bedensel yakınmalarını uzun uzun tartışmak, fiziksel testler, kontroller yapmak, sürekli güvence vermek yararlı değildir.
Hekim hastada tüm bedensel yakınmaları kaldırma amacına yönelmemelidir. Amaç, daha çok belirtilere tolerans gösterme, onlarla başa çıkma ve gereğinde uyum içinde yaşamayı öğretmek olmalıdır.
Hastaya, psikoanalitik tedavi ve grup tedavisi ve uygulanabilir.  Hipokondriyak uğraşlar özellikle  depresyon gibi başka bir psikiyatri hastalığa bağlı ortaya çıkıyorsa antidepresanlar verilebilir. Ancak bunun dışında hipokondriyak hastaya verilecek ilaç, hastanın ciddi hastalığına dair yanlış inancını pekiştirmek ten başka bir işe yaramaz.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar