SALDIRGAN KİŞİNİN BİLİNÇALTI ZİHİN ANATOMİSİ
Sevilay Zorlu

Sevilay Zorlu

SALDIRGAN KİŞİNİN BİLİNÇALTI ZİHİN ANATOMİSİ

07 Ocak 2019 - 10:27

“BAZI İNSANLAR NASIL OLUYOR DA SALDIRGAN BİR İNSANA DÖNÜŞÜYORLAR?”

Öfke kontrol sorununun en zorlayıcı yönü kuşaktan kuşağa aktarılma özelliğidir. Aile içinde şiddete maruz kalan çocukların tamamı, büyüdüklerinde şiddet uygulayan eşlere ya da ana babalara dönüşmezler.

Araştırmalara göre şiddet uygulayan yetişkinlerin büyük bölümünde çocuklukta aile içi şiddete maruz kalma öyküsü saptanmıştır.

Kuşaktan kuşağa aktarılan, her zaman basitçe şiddetin kendisi değil, bu durumu çevreleyen duygusal atmosferdir.

İçselleştirilen ÖFKE, KORKU ve HÜZÜN duyguları, kişinin tutum ve davranışlarını yaşam boyu etkileyebilmektedir.

Şiddet ve ihmal sonucu oluşan ruhsal yapı, çoğu kez yine çeşitli biçimleriyle şiddeti doğuran bir saldırganlık kaynağı olabilmektedir.

 

SALDIRGANLA ÖZDEŞİM

Saldırganla özdeşim ve çeşitli durumlarda BİLİNÇALTI savunma düzeneğinin kullanılması, psikanalitik literatürde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Aile içi şiddetin kuşaktan kuşağa aktarılmasını sadece açıklamaya çalışmak, basite indirgemek olur.

Son yıllarda, aile içi şiddet uygulayanların büyük bölümünün, kendisi doğrudan şiddet gören çocuklar arasından değil, ana babaları arasındaki şiddete tanık olanlardan çıktığı düşünülmektedir.

Çocuk için özdeşim nesnesi olan baba, aile içinden bir başkasına, yineleyici biçimde şiddet uyguluyorsa, çocuğun saldırganla özdeşimi, doğrudan şiddete maruz kalan çocuğun özdeşiminden daha kolay olabilmektedir.

KUŞAKLARARASI SALDIRGANLIK DÖNGÜSÜ

Çocukluktaki fiziksel ve duygusal kötüye kullanımın nasıl saldırganlığa yol açtığına dair çalışmalarda ortaya konulan dört basamaklı saldırganlık modeli:

1-“PSİKOLOJİK KENDİLİK” GELİŞİMİNDE BOZUKLUK ve KENDİNİ GÜVENDE HİSSEDEMEME,

Bir çocuğun insan davranışının zihinsel altyapısını kavrayışı, ana babasının psikolojik dünyasını algılamasıyla bağlantılıdır. Ana baba çocuğun bağlandığı kişilerdir. Sağlıklı psikolojik kendiliğin gelişmesi, böyle bir sürecin sonucunda olur.

Anne çocuk için birincil bakıcıdır. En ana duygumuz olan temel güven duygusunun gelişmesini anne

tutumları belirler.

Çocuk annenin gözünde, düşünceleri, duyguları, inançları ve arzuları olan, davranışları bunlarla belirlenen bir varlık olabilmelidir.

Çocuk büyüdükçe, giderek bunun daha çok farkına varacak ve bu durumu içselleştirecektir.

Fiziksel ve duygusal kötüye kullanıma uğrayan çocuklarda psikolojik gelişim bozulur.

Her çocuk, kendine göre bu eksikliği başka şeylerle doldurur, uyum sağlayabilmek için, kendine göre iç dünyalarında uzlaşmalar yapar.

Psikolojik kendilik kırılgan kalır. Çünkü kendiliğin bu bölümüne zemin hazırlayan düşünceli olma, karşısındakinin duygu ve düşüncelerini dikkate alma empati süreci yetersizdir.

Ana babanın tutarlı ve sürekli biçimde, düşünceli, anlayışlı bir tutum sergilememesi, anne ya da babanın çocuk hakkındaki düşünceleri, sıklıkla iyi niyetten yoksundur.

Hatta dayak gibi kötü niyetler içermektedir.

Çocuk, anne babasının kendi hakkında ne düşündüğünü kavramaya çalışırken, kendisini güvende hissetmemektedir. Bu durum tekrarlandıkça, çocuk insanlarla ilişkisinde kendisini güvende hissetmez olur.

Geçmişe ait güvensizlik duyguları bugünün tepkilerini belirler. Yaşamında bu duygular kolayca tetiklenebilir.

 

2-SALDIRGANLIK devreye girer.

Kırılgan psikolojik kendilik, nesnenin varsayılan düşmanlığına karşı kendisini korumak istemektedir.

3-KENDİNİ İFADE ETME VE SALDIRGANLIK ARASINDA PATOLOJİK BİR BİRLEŞME oluşmasıdır.

İkisi birbiriyle o kadar sık bağlantılandırılır ki, kendini ifade etme ile saldırganlık eş hale gelir.

4-SALDIRGANLIĞIN KETLENMESİNDE AZALMA.

Başkalarının duygu ve düşüncelerini dikkate alabilme ve eşduyum yapabilmedeki yetersizlik, saldırganlığın engellenmesini de azaltır.

Çünkü artık kişi için kurban, düşünceden, duygudan ve gerçek acı çekme yetisinden yoksun biri haline gelmiştir.

Kişi, en azından o sırada, karşısındakinin ruhsal durumunu kurgulayamamakta, göz önüne alamamakta, davranışını buna göre ayarlayamamaktadır.

Böylece şiddetin kapısı açılır.

SADİZM ve SALDIRGANLIK

Sadizimde, haz duyabilmek için, karşıdakinin duygularını hayal edebilme yetisinin bulunması gerekir.

Sadizm dışı saldırganlıkta saldırgan hedef aldığı kişinin psikolojisini hesaba katmamaktadır.

Saldırganlar aslında yakınlık aramakta, fakat sonra birdenbire kendilerini kötülük yapan, tehdit eden, saldırgan bir kişinin tuzağına düşmüş gibi hissetmektedirler.

PLANLANMADAN ORTAYA ÇIKAN SALDIRGANLIĞIN BELİRLİ BAZI ÖZELLİKLERİ VARDIR.

Şiddetten hemen önce içeride tutulamayacak bir gerginlik hissedilir.

Öfke anlaşılmaz biçimde tırmanır.

Kurban, tehdit olarak algılanır.

Şiddet eylemi sırasında kontrol kaybı yaşanır.

Eylem, tehdidi azaltmaya ve içerdeki dengeyi yeniden kurmaya yöneliktir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar