Erdal Yayıcı’nın, çok değerli bilgi ve birikimlerini yazıp, aday adayı arkadaşlara naçizane tavsiyeler vermişti ya hani.,
Facebook aracılığıyla da paylaştığı.
Ha o milyon dolar değerindeki yazısını dün gündeme getirmiştim.
Olumlu ya da olumsuz o kadar çok etki aldım ki, “İşte siyaset böyle bir şey. Bilmiyorsan öğren” diyenlere bile rastladım.
Efendim Erdal büyüğümüz, aday adayı, bakın, “Şu partinin adayları” demiyorum, aday adaylarına nasıl bir yol izlemeleri gerektiğinin taktiklerini vermiş.
“Bir insan seçilemeyeceğini bildiği halde seçimde neden elinden geleni ardına koymaz” diye bi başkasına soru yönelttim, “Parti aşkı” cevabını verdi.
“Futbol takımı tutar gibi parti mi tutulur” eklememi yaptım, “Yıllardır özellikle Erdal Yayıcı’nın partisinde hep öyle olmadı mı” demez mi?
“Sen Yayıcı’yı tanıyor musun” sorumu ilettim, “Kim tanımaz” dedi, “Koskoca seçim var sen Antalya için o seçimi bir Erdal’a mı bağlıyorsun” dedi arkasına bile bakmadan yürüdü gitti.
Meşhur olmak böyle bir şey olsa gerek..
Ben anlamam arkadaş. Milyon dolarlık akıl vermelerine bedavaya devam eden Erdal Yayıcı’nın dahi tavsiyelerine bakmak gerek:
“Aday olup seçilme şansı olmayan arkadaşlara yardımcı olmaya devam edeyim. Sizler tabanda siyaset yapmaya devam ederken kent merkezlerini unutmamak lazım. Önseçim olmadığı için masrafsız bir kampanyanız olacak bir broşür bastırın. Fotoşoplu fotoğraflarınızı bolca kullanın. Genel başkanlarınızla birlikte ve eski fotoğraflar olsun, yoksa teknoloji gelişti sorun etmeyin aday olduğunuz partiye uygun yaratırlar. Arkadaşlarınızla eğlenmeye gittiğiniz Küba fotoğraflarını bile Che li Castro lu fotoğraflar olarak dağıtırsınız. Bütçenize uygun olarak bir miktar araç giydirin üzerine hoparlörler taktırın. Araç ne kadar çok olursa o kadar iyidir. Fotoşoplu resimlerinizi ve partinizin amblemini unutmayın. Araçlar kent merkezlerinde bangır bangır partinize uygun sloganlar ve müzikler çalarak dolaşsın. Bugünlük bu kadar yarın devam ederim. Milyon dolarlık bilgiler bedava.”
İyi de Erdal kardeşim bir kere deprem nedeniyle hoparlör olayı yasak. Hele hele yanlış yönlendirdiğin aday adaylarına söylediğin, “Bangır bangır parti müziği” olayı küllüm yassak.
Sen adamların heveslerini seçime bile girmeden kursağında mı bırakacaksın?
Yazısının altına, “Abi seçilemeyecek sırada aday gösterilenler partiye küser mi” diye sordum, “% 70’i kesin küser” cevabı verdi.
Uzman cevap karşısında “Eyvah eyvah” dedim.
“Abi yazma konusunda bizi geçtin” diye yağcılık yapmak istedim, “Yok be. Makine mühendisinden ne derece yazıcı olursa” şeklinde güya mütevazı bir cevap verdi.
Ayrıca bırak Facebook, gazeteci kimliği altında köşe yazarlığı için bile mühendis olmaya bile gerek yok ki. Adını yan yana yazman yeterli.
Makine Mühendisi olduğunu yeni öğrendiğim (Bu da benim eksikliğim) Erdal Yayıcı büyüğümün kendisine haksızlık ettiğini ispatlarcasına bir noktaya dikkatini çekmek istiyorum.
Adı: Barış Terkoğlu.
13 Ekim 1980 tarihinde İstanbul'da doğdu.
İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını Marmara Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü Ortadoğu Siyasi Tarihi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamladı.
CNN Türk'te yayımlanan Oradaydım adlı belgesel programında 2008-2010 yılları arasında araştırmacı olarak çalıştı. 2008 yılından bu yana da ODATV adlı haber sitesinde haber müdürlüğü, 2018 yılından itibaren Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.[5]
Şu anda Halk Tv’de 'de Şirin Payzın ve Emin Çapa'yla beraber her Çarşamba günü "Sözüm Var" isimli programı yapmaktadır.
Gördün mü Erdal Yayıcı ağabey. Analar neler doğuruyormuş!...
Yok arkadaş.
Yarına kadar internetin de üstün yardımlarıyla araştırmalarımı devam ettirip doğru dürüst tavsiyeleri elekten geçirip buradan adaylarımıza iletmek elzem oldu.