Milli maç nedeniyle liglere 1 hafta ara verildi ya.,
Futbol tam başlamış hız almaya yüz tutmuşken tatlı bir uykuya dalmak gibi bir şey.
Yoksa bana mı öyle geliyor?
Hafta arası çok şeyler konuşuldu, eleştiriler ne bileyim Antalyaspor üzerinden kendisine malzeme üretmeye çalışanlara kadar.
Dernek başkanı gazetecileri sosyal medyada engellemiş, Antalyaspor vakfı başkanı şunu söylemiş bunu etmiş gibi vs.
Ama Antalyaspor Vakfı başkanlığı birilerinin oyuncak oynayacağı makam mevki olmadı olamazda.
“Kemik Kıran Necdet ve Malzemeci Dombili Ali ile şoför Zafer canlı şahit” der devam ederim.
Hatırlıyor musun Gültekin efendi?
Ben Antalyaspor altyapısından sorumlusu olan yöneticiydim. Sen de Genpa mağazalarının sahibi Antalyalı iş adamı.
Antalyaspor Süper Lig’den düşmüş, Başkan Bekir Kumbul koltuğu bırakıp girmiş kimsenin yönetime girmediği dönemde A.Ş kongresinde kendimi yöneticiler arasında buluvermiştim.
İki damacana su alınacak paranın olmadığı günlerden bahsediyorum.
Ve sana bir gün telefon açtım: “Bir kuruş paramız yok. Ama tesislerde ana-babalarından kopartılıp getirilen 3-5 altyapı futbolcusu var. Bunlar yemeğini tesislerde yiyor okuluna gidiyor, topunu oynuyor. Ne olur marketlerinde bize yani Antalyaspor’a kredi aç gıda maddeleri ver” demiştim.
Sen ne cevap verdin Gültekin?
“Bana ne Antalyaspor’dan? S….. Antalyaspor!u. Ben Fenerbahçe’nin kongre üyesiyim.”
Ben bu sözlerini ilk kez yazmıyorum. Ne zaman Antalyaspor üzerinden kendine pay çıkartmaya çalıştın o an bunları hep yüzüne vurdum.
Ama kimin yüzüne vurmuşum ki?
Sen neyin başkanısın Gültekin. Antalyaspor’a ne verdin bu güne kadar görevde olduğun sürece bundan sonra da ne vereceksin?
Başkanım dediğin, ve yeniden seçildikten sonra ona buna saldırdığın Antalyaspor Vakfı Antalyaspor’a ne katkı koydu ve koyacak?
De de millet bilsin.
Sonra çıkıp Antalyaspor’un bile olmayan tesisleri satmaktan ama buna rağmen borçların karşılamayacağndan bahsedip milletin gözünde şirin gözükmeye çalışma.