Yazımın başlığına bakıp, “Yine ne diyor bu adam” diyenler olduğundan adım gibi eminim.
Ya da ben bazı konularda cahil kalmış sayarım kendimi!.
Öncelikle başlık benim attığım bir başlık değil. Sadece “Mış” eklemesi bendenizden.
Ve devam etmiş vurgulama: Büyükşehir’den “Süper Meyve” Aronya Hasat Şenliği.
Ne Anjelik eriği ne de tarlada kalan karpuz.
Hatta tane ile pazarlara satılmaya gelip alıcı bulamayan kavun bile değil.
“Aronya” meyvesi yahu “Aronya.”
Bakın hasat haberi verilirken bile nasıl da vurgulama yapılmış?
“Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin teşvik ve destekleriyle üreticilere alternatif ürün olarak
sunulan Aronya meyvesinin hasadı düzenlenen şenlik ile başladı. Bahçesinde kilosu 300 TL’den satılan meyvenin bu yılki verimliliği üreticinin yüzünü güldürdü.”
Kim gülüyor, kim güldürüyor Allah aşkına?
Karpuz-kavun tarlada kalmış vatandaş saç baş yolarken bu Aronya’yı kim üretir bilen var mı?
Doyranlılar biliyor muş arkadaş.
Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in yan komşuları yani.
Neymiş, “ Ekonomik değeri yüksek tıbbi ve aromatik bitki üretimine teşvik etmek amacıyla üreticilerle buluşturulan aronyanın bu yılki ilk hasadı.
Vatana millete ekonomimize hayırlı olsun.
Dilerim bu haberle birlikte üretici kesimi şu ekonomik krizin üstesinden gelir de.
Kilosu 300 TL’den aşağıya düşmez Aronya’nın.
Üretici para kazanır, altına son model araçları çeker, Konyaaltı sahilinde caka atarak turlar da rahat bir nefes alınır.
Efenim.
Doyran’da iki yıl önce fidan desteği yapılan çiftçilerin aronya bahçelerinde gerçekleşen hasat
şenliğine Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Seda Özel, Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif
Alp, muhtarlar ve üreticiler katılmış.
Başkan Böcek de hemşerilerini unutur mu?
Allah var.
Takdir etmek de insanlığın şanındandır. Hemşerilik konusunda Muhittin Böcek’in eline kimse su dökemez.
Doğruyu mezara mı götüreceğiz?
Haberim olsaydı Aronya hasadından giderdim.
Hatta öyle bir giderdim ki, Alanya’ya avokado hasadına gidip çantasından poşet çıkartıp o poşete avokado doldurma yarışına giren basın mensuplarını gölgede bırakmak adın katılır,
birinciliği de kesin ben göğüslerdim!.
Aronya, Alanya’daki mango kadar güzel mi ki diye servis edilen resimler baktım.
Üzüm yahu resmen bildiğimiz üzüm.
Hal böyle olunca aklıma Doyranlı bizim Durmuş Avcıoğlu geldi telefonla aradım. Ama teli kapalıydı.
Birini bulup sormam gerekiyordu Aronya’nın şeceresini. Hasan Fidan’ı hatırladım onu aradım.
Onun da telefonu kapalı sinyali verince anladım ki bunlar yaylalara kaçmış olacak dedim vaz geçtim.
Servise konulan 33 resme hayran hayran baktım, Aronya’yı beynime kazıdım.
Ne de cahil kalmışım arkadaş!.
Darısı o havalenin yani Başkan Muhittin Böcek’in çok değerli hemşerilerinin 100 yıldır geçim kaynakları olan Portakal, Mandalina ve Limon’un başına.
Bakarsınız bir hasat programı da Böcek’in meşhur köyü Çağlarca’nın eğrenini (kızılcık) geçtim o narenciyelerimiz için yapılıverir.
Baksanıza, Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp beyler, Antalya tarımının alternatif ürünlerle gelişmeye devam ettiğine dikkat çekmiş
Tarlada kalan Domates, biber ve karpuz ile kavunların hali ne olacak sayın Alp?