Bugün gerek ülke, gerekse Antalya gündemlerine düşüp, bir çoğumuzun göz ucuyla bakıp, aynı edayla sayfa çevirdiği konuların bazıları hakkında fikir beyanında bulunmak istedim.
Geçtiğimiz günlerde Konyaaltı Metro Gros Market’e yolum düştü. Bilen bilir mevkisini. Motorumla üst yoldan geçiyorum sol tarafıma bir baktım motosiklet ve araba mezarlığı.
Meğer trafik oto parkıymış.
Ben diyeyim bin siz deyin en az 5 bin motor ve bir o kadar araç park halinde duruyor.
Belli ki suçları var ve cezaevindeler.
İlerideki kavşaktan döndüm, söz konusu oto parkın yanından geçiyorum durdum. Yaklaşıp baktım ki, birçoğu uzunca süreçtir orada olduklarından sanırım çürümeye yüz tutmuşlar.
Çok bekleyen ne olursa olsun zamanla çürümeye mahkûm arkadaş.
Geldim.
Geçtim Bilgisayarın başına Google amcamla şöyle bir sörfe çıkayım dedim.
Koca bir başlık: “Antalya Emniyet Müdürlüğü trafik canavarlarına nefes aldırmıyor.”
Ve haber şöyle devam ediyor: Antalya Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerince karadan ve havadan gerçekleştirilen trafik denetimlerinde 8 binin üzerinde sürücüye kuralları uymadığı gerekçesiyle cezai işlem uygulandı.
“Kurallar uymak için vardır. Uymayanlara uydururlar” diye düşündüm bir dostumun anlattığı aklıma geldi.
“Bir iş için Ankara’ya gittim geldim. Giderken 3 gelirken 2 radar cezası sonradan arkamdan geldi diye anlattı.
Aynı günlerde bu kez bir başkası Bucak-Burdur yolundaki radar tuzaklarından bahsetti.
Derken acı gerçeği bizzat yaşadım.
Nasıl mı?
Bakın acı gerçek dedim de işi biraz dramatize etmiş saymayın ama hayatın da gerçekleri var.
Motorumla Konyaaltı Beach Park içerisinden geçip eve doğru gidiyorum.
Akşam saati.
Trafik polisleri yol kesmiş özellikle motorlar üzerinden kontrol yapıyorlar. Periyodik ve yerinde bir uygulama zira Antalya resmen motor cenneti.
Dolayısıyla ben de durdum. Evraklarım istendi verdim. Bir süre sonra, “Sizin araç üzerinde bağlama kararı var denmez mi?”
Motor satışını almadığım arkadaşımın üzerine. Ve o arkadaşım esnaf. Vergi dairesine 2018 yılından kalma 5 bin TL vergi borcu varmış ve vergi dairesi motora yakalamalı haciz şerhi koydurmuş.
Buyur buradan yak.
Şaşmamak mümkün değildi.
Hatta benimle aynı akıbete uğrayan bir başka motor sahibi, “Toplam bin 200 TL vergi borcum varmış Benim de motorumu bağladılar” diyordu.
Görevini yapan polis arkadaş durur mu?
“Arkadaşlar bu bağlama olaylarının bizimle bir alakası yok. Vergi dairesinin aldırdığı kanuni karar. Bize de uygulamak düşüyor” açıklamasında bulundu.
Her yer pahalıktan geçiliyor mu?
Geçilmiyor.
Piyasa, yani devlet nakit sıkıntısı çekiyor mu?
Çekiyor.
Sen ödemen gereken vergi borcunu ödemiş misin?
Hayır.
Değil bin 200 TL, yüz yirmi TL de olsa gerekli kurumlar ne yaparsa yapsınlar haklılar.
Haklılar da.
Arkadaşım sırf benim hatırım için vergi dairesine olan borcunu ertesi gün ödeyip bir gün sonra da oto parka gittik.
Gittik de.,
Konyaaltı Beach Park’ta bağlanan benim motorum için ne yazık ki 890 TL çekici, 330 TL de oto park olmak üzere bin 220 TL ödeme yapıp aracımı çıkartabildim.
Millet bu kadar mı keriz?
Ev kira artışları Ağustos 2024 itibariyle % 65.7.
Emekliye 6 aylık zam % 25.
Emekliye çay kaşığının ucuyla verdikleri gün mazota-benzine zam, tekel maddelerine ÖTV düzenlemeleri.
Ne diyelim?
Biz “Şükür” diyoruz demesine de, o zamları geçirenler ne yazık ki “Altta kalanın canı çıksın” nakaratlarını tekrarlıyorlar.