Neler mi oluyor hayatta?
Çok şey de, Antalya siyasetinin gündemi ne yazık ki haciz.
Hazır dün de Döşemealtı ilçesinden bahsetmişken.,
Geçtiğimiz haftaya damga vuran bu acı gelişmeyi yani haciz olayını nereye çekersen çek uzar gider.
Kısaca konuya gelecek olursak özeti şu:
“100 milyonluk borcunu ödemeyen CHP'li Döşemealtı Belediyesi'ne haciz.”
Böyle bir başlık bomba gibi düşmez de ne olurdu?
Nitekim düştü de.
“Dört dönemdir CHP yönetiminde olan Antalya'nın Döşemealtı Belediyesi, 70 milyonluk borcunu ödemeyince icralık oldu. Alacaklı firma, faiziyle birlikte 100 milyonu bulan borcu tahsil etmek amacıyla icra dairesine başvurdu. Başvuruyu değerlendiren icra dairesi, alacaklı firmanın borcuna karşılık Döşemealtı Belediye Başkanlığı makamındaki eşyaların haczedilme talebini onayladı. Kararın ardından Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal'ın makam odasındaki eşyalar haczedildi.”
Makam koltuğu dahil.
Bir belediye başkanı oturduğu makamının koltuğunu mu haczettirir?
Tanıdım tanıyalı severim Menderesi Dal’ı.
Pek şaibeli işlere karışmaz da, ben daha derinleri pek bilmem.
Dolayısıyla inanın aday adaylığı süreci içinde adaylık konusunda kendisi için, “En doğru seçim” diyenlerden de biriyim. Nitekim aday yapılıp seçimi de kazanmasını bildi.
Bildi de ne oldu?
İşe belediyenin önceki dönem borçlarını liste halinde yazdırıp hizmet binası önüne astırarak başladı.
Sonra haberin girişinde de anlaşılacağı gibi 70 Milyon TL’lik borç ödenmediği için haciz geldi. Borç faiziyle 100 milyon olmuş.
Merak ediyorum da Menderes Dal CHP’den aday olup Döşemealtı Belediye Başkanı seçildiğine pişman mıdır?
Kendisi böyle bir soruya da kesin, “Hayır ne pişmanlığı” cümlesini kullanacaktır.
Hatta ve hatta, “Makam odasına haciz gelen belediye başkanı plastik sandalye ve masada görevine devam ediyor” diye de dip not düşüldü.
“CHP’li Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal, “Bizler makam odalarında doğmadık. Vaat ettiğimiz hizmetleri bir bir Döşemealtı’na kazandıracağız” diye de bir başka dip not eklenmiş.
Sonra ne olmuş?
“Dal, haciz işlemi sonrası boş kalan makam odasında Döşemealtı kilimi üzerinde objektiflere poz verdi.”
Ne pozu bu?
Bir insan ya mutluluktan ya da o anı ölümsüzleştirmek gayesiyle resim çektirir.
Haciz memurları tarafından boşaltılmış makamda çekilen bu resmin altına ne yazılır ki?
“İşte senin de yeteneğin buymuş mu?”
Yoksa “Belediye başkanlığı makamı ağlama makamı değil mi?”
Farklı bir fikri olan varsa söylesin Allah aşkına.
Döşemealtı Belediyesi yıllardır CHP’li Belediye Başkanı tarafımdan yönetilmedi mi?
CHP’li Menderes Dal seçimi kazandıktan sonra CHP’li yani partilisi eski Başkan Turgay Genç’ten görevi devralmadı mı?
O zaman haciz olayını fırsat bilircesine, haciz işlemi sonrası boş kalan makam odasında Döşemealtı kilimi üzerinde objektiflere poz vermek de neyin nesi Allah aşkına?
AK Parti ya da MHP’li ya da, ya da, bilmem ne partisi onca borcu bırakır da, şovuna şov katıp. Bir de oturup hüngür hüngür ağlarsın, bizim de duygusallığımıza denk gelir belki ağlamalara eşlik bile ederiz.
Ama bu ağlama değil bence şov.
Nitekim CHP İl Başkanı Nail Kamacı da şova iştirak edip hacizden bir gün sonra Döşemealtı’na gidip “Başkanımızın yanındayız” mesajı vermiş.
Gözlerim doldu.
“Geçmiş CHP’li başkanın yanında da olsaydın da hiç olmazsa yenisine borç bırakmamasını sağlasaydın” demezler mi il başkanına?
Borcun varsa ödeyeceksin arkadaş.
Belediye Başkanlık makamı ağlama makamı değildir.