Geçtiğimiz günlerde bir dost meclisindeydik.
Konumuzun ağırlığı Antalyaspor ve yaşadığımız kent Antalya idi.
Kimisi geçtiğimiz Cuma akşamı Trabzon-Antalya maçıyla başlayan Süper Lig 2023-24 sezonundan umutlu, kimisi umutsuz.
Tabi ki Antalyaspor adına..
Kötümserlikten, iyimserliğe doğru gidebilmek adına, kötümsere soruyorum.
Neden?
“Her şey ortada değil mi? Geçmiş yönetim sezonun ortasında takımı apar topar yeni bir başkanın sırtına yükleyip, ardına bile bakmadan kaçarcasına ve de koşar adımlarla çekip gitmiş. Her türlü olumsuzluklara rağmen takım ligde kalabilmiş ama bir yığın bor. Borçsuz aldıkları Antalyaspor’un altını oyup çekip girmişler. Şimdi bu başkan ve ekibi borçla mı uğraşsın, transferlerle mi futbolcu ve personel ödemeleriyle mi?”
Herkes kafasını öne eğmiş bu söylemleri dinliyordu.
Ben dahil.
Bir an kendimi toparladım, “Başka” diye sora bildim.
“Bu kadar dert yepyeni bir sezona umutsuz girmeye kâfi değil de, daha fazla dert mi lazım sana” dedi, “Tık” diyemedim.
Kafalarımızı iyimsere doğru çevirdik.
Emin olun gözlerimiz yalvarır gibi bakarcasına.
Sanki, “Söyle bir şeyler de, yüreğimizi hareketlendir, umutlarımızı arttır” dercesine.
“Transfer çalışmalarını gazetelerden yakinen takip ettim de, üç büyükler dışında hangi takım yağıp gürlüyor ki? Antalyaspor ayarındaki takımlar arasında sadece Alanya’da hareketlenme gördük. Ardı ardına transferleri patlattılar. Tabi ya tutarsa. Bana diğer Anadolu takımları içerisinde kayda değer elle tutulur dört tane isim söyleyebilecek olan var mı?.”
Oradakiler olarak bir birimizin yüzüne baktık.
Bize neydi üç ya da dört büyükler ki?
Her sezon onlar dışındaki kulüplerin arasında geçmiyor mu düşmeme mücadelesi yani, ligde tutunabilme gayretleri?
Bu sene de geçmişte olduğu gibi yine aynı senaryo, aynı uğraşlar ve gayretler. Dilerim bundan yüzünün akıyla çıkan takımlardan birisi Antalyaspor olur.
Antalyaspor konusunda şöyle bir değerlendirme yapacak olursak: Kırmızı Beyazlı ekipte, Haji Wright ve Fernando gibi yıldızlar başta olmak üzere birçok oyuncu ile yollar ayrıldı. Haji ve Fernando takımın yüzde 40’lık yükünü sırtlayan oyunculardı.
Tabi ki hücum açısındandır bu yorumum.
Yoksa defans ve orta sahanın hakkını teslim etmeyecek değilim.
“Yerlerine” diyemeyeceğim.
Antalyaspor’un dış transferde aldığı oyunculardan Irak’lı Ali Jasim bilindiği üzere, geldiği gibi ülkesine geri döndü.
Erzurum kampı öncesi 21 yaşındaki Polonyalı Jakub Kałuziński’ye imza attırıldı.
Polonyalı Adam Buksa ile sözleşme imzaladı.
Kosavalı Zymer Bytyqi de imzayı attı.
Tüm bunlara bir başka ekleme de, Almanya’dan geldi. Güya, Avrupa’nın en hızlı kanat oyuncusu olduğu söylenen Gerrit Holtmann Antalyasporlu yapıldı.
İnşallah hızlılıkta hiç sanmıyorum da, Rıdvan Dilmen’in kopyasıdır.
Peki, bu transferler yeterli mi?
Bence hayır.
Nitekim orta sahaya 8 numara pozisyonunda bir oyuncu ve bir de stoperin alınacağını duydum.
Geçen ay bir ara, Başkan Sabri Gülel sosyal medya hesabından, “Transfer çalışmalarımıza analitik şekilde devam ediyoruz. Doğru karar için gece gündüz çalıştığımızı bilin” dedi.
Transferde Analitik şekil ne demekse!..
İnşallah sezon sonunda, doğru karar verildiği için Analitik şekilde ligde kalmış oluruz.
Ancak, Cama akşamki sezonun ilk maçı deplasmanda Trabzon ile oynandı 1-0mağlup oldu Antalyaspor. Hani hala yaz tatilinde olup da, Antalyaspor’a ayıracak pek vakitleri olmayanlara haber vermek istedim.
Çünkü onların kendileridir, takım kötü gitmeye başladığı dönemde ortaya çıkıp, felaket tellallığı yapanlar da ondan.
Trabzon-Antalya maçına değineceğiz.