Antalyaspor.,
5 Haziran 1966'da Antalyaspor Kulübü'nü kurmak için bir araya gelen Yenikapı Suspor, İlk Işık ve Ferrokromspor kulüplerinin yöneticileri tüzel kişiliklerini feshederek Antalyaspor'a katıldıklarını bildirdiler. Kulübün kurucu başkanlığını Atilla Konuk üstlendi. Kısa zaman sonra ilin yerel gazetesi olan İleri Gazetesi'nde yayınlanan tüzüğün 2. maddesinde belirtilen kurucu üyelerince yönetim kurulu oluşturuldu. Antalyaspor, 2 Temmuz 1966 tarihinde bakanlık tarafından tescil edildi ve resmen kuruldu.
Antalyaspor Kulübü 9 Aralık 1992'de Çimturspor Kulübü 'nün Antalyaspor ile birleşme kararını onaylayarak bu kulübü de bünyesine kattı.
1992-93 yılında 2. Lig’den tarihinde ilk kez 3.Lig’e düşmek üzereyken göreve gelen Antalya Belediye Başkanı Hasan Subaşı ve beraberindekilerin tüm şehrin de desteğiyle düşmekten kurtuldu. Subaşı Antalyaspor’u dernek çatısı altından kurtarmak adına şirketleştirdi ve Anonim Şirket çatısı altına soktu. Ve Antalyaspor A.Ş olarak yoluna devam etti.
Antalyaspor profesyonel liglere 1966-67 sezonunda Profesyonel 2. Ligi 'nden katıldı. 1981-82 sezonuna kadar 2.Lig’de mücadele etti şampiyon olup 1.Lig’e yani bugünkü Süper Lig’e yükseldi.
Buraya kadar anlaşılmayan bir şey var mı?
Hani Antalyaspor tarihini zerre kadar bilmeyenler mutlaka vardır ya.,
Onlara bir nebze de olsa Kırmızı-Beyazlı ekibin tavuk yumurtasından çıkan civciv gibi dünyaya gelmediğinin birilerince bilmesi gerektiğinden yola çıkarak bu durağa geldim.
Anonim Şirkete dönüşme dönemleriydi. Kulübün hisseleri satışa çıkmıştı. Biz Orhan Selekler, Ahmet Uluç, Doğan Neşşer, Çakal Ünal, Avukat Edip abi ve isimlerini hatırlayamadığım 2 kişi daha 7 Mehmet’in o zamanki Konyaaltı sahilindeki yerinde oturuyoruz. Mekânı cennet olsun Orhan Selekler şoförünü çağırdı. Elini cebine atıp, ‘Antalyaspor’a gideceksin bir bana, bir hanım adına, bir tane şu kişi adına, bir de Vedat Gürhan için Antalyaspor A.Ş hissesi alacaksın’ demez mi?
Ben,‘Abi ne yapıyorsun’ dememle, ‘Koçum sen bu kulübe ebediyen lazım olan bir karaktersin. Sensiz Antalyaspor düşünemiyorum. Onun için bu hisse paha biçilemez. Hayırlı olsun’ demez mi?.
Ve bendeniz, dün Antalyaspor’u yarı yolda bırakıp kaçan ama davulu başkasına verip Aziz Çetin beyefendinin tokmağı elinde tuttuğu Antalyaspor A.Ş’nin bir hissedarlı şirket ortağı Vedat Gürhan.
Orhan abinin (Selekler) ‘Şuna emin ol ki. Bir gün senin o hisseni alıp, Antalyaspor’dan seni soyutlamaya kalkacak olan ya da olanlarla mutlaka karşılaşacaksın. Asla bu hisseyi elinden çıkartmayacaksın. Bu sana vasiyetimdir’ sözleri hala kulaklarımda çınlar.
Çınlar da bu güne kadar bu yaşananları hiç kaleme almadım.
Peki neden?
Evet., Antalyaspor kimi zaman küme düşmenin eşiğine geldi üzüldük. Düşmedik sevindik. Şampiyonluk yaşadık havalara uçtuk. Düşme yaşadık kahrolduk tekrar çıktık o üzüntülerimize sünger çektik ama Kırmızı-Beyazlı ekip ne yazık ki tarihinde bu denli komik durumlara asla düşmedi, düşürülmedi.
Ne demek sezonun 4’te 3’lük bölümü geride bırakılırken, ‘Ben gidiyorum Sabri direksiyona sen geç’ demek?
Dere geçilirken at mı değiştirilmiş?
Bu neyin kaçışı Allah aşkına?
Antalyaspor sizin babanızın çiftliği ya da hukuk büronuzdaki çaycınız mı? Yoksa Kemal Kükrer sirkesi fabrikasının gece bekçisi mi?
Hem kız evinde hem de oğlan evinde oynayanları 36 yıllık mesleki hayatımızda çok gördük de, şükür ki biz hiç olmadık. Dolayısıyla düz adam tabiri bendenize cuk diye oturur. Ama konu Antalyaspor oldu mu da, ne yazık ki akan sular durur.
(Yarın devam edeceğiz)