Bugün siz okurlarımdan bana sıkça gönderilen, her biri hakikaten büyük anlam taşıyan. Kimilerinin de “Adrese teslim” gönderme olarak yollanan manalı, ibretlik ve ders niteliğindeki o yazıları artık zaman zaman buradan vereceğim.
Kimileri okuduğumda hakikaten gülmekten yerlere yattıklarım da oldu.,
Bazıları düşündürdü.
Öylelerine denk geldim ki, “Mükemmel” diye alkışladıklarım da.
Ben vereceğim takdir sizlerin.
En azından okurlarımın seslerine kulak vermiş birisi gibi hissederim kendimi.
Gönderenlerin isimleri konusunda pek detaya girmeyeceğim.
Ve işte bir örneği:
“Cezayir'de kıt kanaat geçinen bir cami hocasının hanımı hasta olur. Doktor doktor gezip çare ararlar. Tek çare vardır, ameliyat !
Onun için de çok para lazımdır.
Ama hocada hiç para yoktur.
Son çare Cuma Namazı'dır. Toplanan cemaate ağlayarak durumu anlatır ve yardım talep eder. Bakar ki, hocanın derdi kimsenin umurunda değildir. Namazı kılan, arkasını döner gider. Hoca üzgün, hoca kırgın, hoca bitaptır.
Dalgın bir halde bir meyhanenin yanından geçerken, sarhoşlardan biri hocayı tanır, meyhaneden dışarı çıkıp elini öper, halini hatırını sorar.
Hoca derdini ona da anlatır umutsuzca.
Sarhoş "Beni burada bekle hocam" der ve tekrar meyhaneye girer.
Durumu içerdekilere anlatır ve 5 dakika içinde ameliyat parası toplanır.
Parayı hocaya takdim eder, hoca şaşkın, hoca sevinçli..
O sevinçle meyhaneden içeri girip,
"Allah hepinizden razı olsun. Benim de sizler için yapabileceğim bir şey varsa söyleyin.." der..
Birkaç sarhoş : "Hocam namazlarda bizim için de dua et, Allah bize doğru yolu ihsan etsin bir an önce" deyince, hoca heyecanla bağırır;
" Yok, yok ! ALLAH sizi bu yoldan ayırmasın İnşallah.”
Teşekkürler Osman kardeşim.
Kişi bu paylaşımdan her ne mana çıkartırsa çıkartır. İşine gelen işine geldiği gibi anlar, gelmeyene de zaten anlatmaya kalksan “Kafir” damgası yiyiverirsin.
* * * *
Bir başka gönderi de şöyle:
“Bir kadın pazara çıkmıştır ve etrafına bakına bakına pazarı gezer.
Karşılaştığı yaşlı teyzeye sorar: "Sarımsakları ne kadara satıyorsunuz?"
Yaşlı satıcı cevaplar, "destesi 12 lira hanımefendi.”
Kadın, “2 deste alacağım, 20 TL'ye verirsen alırım.”
Yaşlı satıcı şöyle der: “İstediğiniz fiyattan alın, hanımefendi. Çünkü henüz satış yapamadım ve bunları satmaya ihtiyacım var.”.
Kadın sarımsakları 20 liraya alır ve lüks arabasına binip oradan uzaklaşır.
Aynı gün arkadaşıyla lüks bir restorana gider. O ve arkadaşı güzel yemekler sipariş ederler. Birazını yerler ve çoğunu da tabaklarında bırakırlar.
Hesap istenir, gelir 1750 TL.
Cüzdanından 2000 TL çıkaran kadın lüks restoran sahibine bahşiş olarak paranın üstünü bırakır.
SORALIM KENDİMİZE: Neden muhtaç durumdakilere gücümüzü gösterme ihtiyacı duyarız? Ve neden ihtiyacı olmayanlara karşı hep CÖMERT davranırız?”
Sana da Teşekkürler Münevver hanım.
* * * *
Yıllar önce bu tür yazılardan örneklemeler yaparak birilerine ciddi gönderme yapmış, kişi o kadar ciddiyete almış olacak ki kendimi mahkeme kapılarında buluvermiştim.
Oysa yazıların hemen hepsi insanlığa gerçek anlamda yol göstericilik yapar ama onu almasını bilene. Ben kendi adıma özellikle atasözlerini çok çok manalı bulan birisiyim.
Başkasını bilemem.
Not: Gönderilen yazılar hakikaten baya baya çok. O nedenle şimdilik elimdekileri eritmeye çalışıyor ve ileriki günlerde haftanın bir günü bu köşeyi o yazılara ayırmaya karar verdim. Umarım isabetli bir karardır.