Antalya tıklım, tıklım değil mi?
Özellikle eskiden, “Şehir içi trafiği” diye lafa başlardık, şimdi şehir dışı trafiğini de ayırmaya dahi artık gerek kalmamış bir hal aldı ne yazık ki Antalya.
Ben kendi çapımda aylar öncesi bunun nedenlerini defalarca sıraladım ancak, koskoca 3 milyonluk Antalyalının güvenini boşa çıkaran muhteremin zerre kadar uğrunda olmamış sahi ya kime ne?
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, yarın itibariyle tam tamına 4 yılı geride bırakacak, 5’nci yani görev süresinin son yılına girecek. Dört yıllık süreçte özellikle de Antalya’nın merkezinde 400 metre ana yol, ara yol, ne bileyim trafiği rahatlatacak her hangi bir çalışma yapmış mıdır? Bir tane ele avuca gelecek proje adı altında trafik çalışması yürütmüş müdür?
Var da ben mi görmüyorum?
Yüzlerce beden işçisi, onlarca asfaltlamanın üst düzey yöneticileri, bir o kadar da tekniker ve mühendisler Antalyalının o görevlerinden dolayı paralarını alıyorlar mı almıyorlar mı?
Hani nerede karşılığı?
Antalya’ya yeni bir cadde açtınız da biz mi görmüyoruz?
Bir damla yağmur düştüğünde resmen kilitlenen şehir içi trafiğini bir nebze de olsa rahatlatma çalışması yaptınız da bizim mi haberimiz yok?
Herkesin anne-babası, olmayanların bacısı-kardeşi, belki de eşi-çocuğu mutlaka semt pazarlarına gidiyordur. “Ben marketleri tercih ediyorum” diyenleri duyuyor gibiyim. Pazardan 1 kilo domates ya da marketten bir poşet deterjan alan muhterem, fiyatını gördüğünde suratını buruşturuyor mu buruşturmuyor mu?
İnsanlar barut gibi. Resmen burunlarından soluyorlar. Tüm bunlara bir de Antalya’nın trafik keşmekeşi eklenince sinirler ne oluyor dersiniz?
Toplu ulaşım araçlarını kullananlar gidecekleri yere kadar bence sırf gündeme parmak basmak ya da vakit geçirebilmek adına, “Mazot pahalı dediler ulaşıma zammı bindirdiler de bindirdiler. Mazot 30 liradan 21 TL’ye düşmüş. Lastik fiyatları desen yerinde sayıyor ama ulaşıma zam da zam. Bunun adı ne?” diyor.
Haberiniz var mı?
Nereden olacak?
Sokmuş kafalarını kuma, “Geçer, bunlar da geçer” şarkısını söylüyorlar vatandaş acaba hiç umurlarında mı?
Makamından çık Muhittin başkan. Düne kadar yıllarca otobüs şoförü olarak gezdiğin halkın arasında belediye başkanı olarak dolaş. Dinle bakalım karşına ilk çıkanı da kulaklarınla duy Antalya’nın halini.
Son 24 yılın Belediye Başkanlığıyla geçti de, aslını inkar eden namerttir, sen şoför adamsın. Şoförlerin hallerinden de en iyi sen anlarsın. Dinle onların varsa övgülerini-dertlerini. Belki vicdanın sızlar da kalan şu son bir yıllık Büyükşehir Belediye Başkanlığında insafa gelir, “Ben ne yapmışım bu doğup, büyüyüp ve seçildiğim kente” der insafa gelir, yeni bir bulvar ya da sokak, bilemedin cadde çalışmasına girersin de, bir çivi çakmış olursun.
Mümkün mü?
Bizimkisi yaşadığımız kent adına züğürt tesellisi.
Dört yıl boyunca Antalya’nın şehir içi trafiği gibi milim milim yol almaya çalışarak günlerini geçirenler, kalan 365 günlük süreci bence, 14 Mayıs’ta yapılacak Genel Seçimler için partisine, bir sonraki yerel seçimler için de kendisine çalışarak geçirecektir.
Antalya ne mi olacak?
Verilecek çok cevap var da. Kentin muhteremleri vermiyor derdi bize mi düştü?