Sayın Valim.,
Beni bilirim ve sanıyorum ki pek tanımazsınız.
En azından sizin Antalya’ya geldiğiniz 2016-2023 yılları arasında ve halen faal durumda bulunan gazeteci meslektaşlarım kadar hakkımda bilgi sahibi olmadığınız kanısındayım.
Sağ ise Allah ömür versin, öldüyse rahmet olsun, 1985 yılında Bahaddin Güney ile başlayan vali beyler tanışıklığımız 2015 yılına kadar sıkı fıkı şekilde devam etmiştir. Sizinle de zaman zaman davetlerde karşılaşmadık değil de, bendenizin faal ve hızlılık dönemimizde olduğu gibi olmadığından, bir de son üç yıldır il dışında bulanmamdan dolayı pek hatırlamaya bilirsiniz.
İnsanlık hali.
Gayet de doğal bir durum.
Dün yine bu köşeden Antalya Havalimanı ile ilgili bir konuyu ele almış, millete Temmuz sıcağında gavur eziyeti çektiren Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne sitemde bulunmuştum.
Neden mi?
Sen Mart, Nisan ve hatta Mayıs aylarında yan gel yat.
Dünyanın dört bir yanından akın akın Antalya’ya gelen turistlerin gelip geçtiği Antalya Havalimanının girişine, “Yol yapım ve düzenleme çalışması” ibareli tabelanı as, Temmuz sıcağında turistlere, onları taşıyan turizm otobüs şoförlerine, transfer araçlarına, hatta oradan sebeplenen Havalimanı çalışanlarına, taksicilere, hatta ve hatta moto kuryelerin çalışmamaları resmen set oluştur.
Onun da adına, “Büyükşehir çalışıyor desinler” demiş.,
“Hadi oradan hadi” diye de tepkimi dile getirmiştim sayın valim.
Belki okumamışsınızdır diye açık yazmaya çalıştım da.,
Bendeniz dün sabah 06.40 itibariyle yine T1geliş tarafındaydım.
Sabahın yoğunluğu, gelen ve giden yolcuların hayli fazlalığı. Ulaşım koordinesini sağlamaya çalışan turizm çalışanları derken hakikaten Antalya havalimanı en yoğun olduğu günlerini yaşıyor.
Yaşıyor da.
Dün çıplak gözle bir gelişmeye şahit oldum ki evlere şenlik.
Havalimanı içerisinde benim görebildiğim kadarıyla 4 yada 5 tane başı boş, dolayısıyla sahipsiz köpek var.
Şu bizim dünya kentimizin her mahalle, sokak hatta mahalle aralarında onlarcasının olduğu türden sokak köpekleri.
Sabah 06-07 saatleri arasıydı. Terminal 1’in geliş bölümünden valizleriyle geçen turistler bir köpek gürültülü şekilde saldırdı. Belki kendince oynamaya çalışıyor belki de hakikaten saldırmıştı. Onu duyan diğer mekân sahibi köpekler anında olay yerinde bitiverdiler.
Hani Antalya sokaklarında kâğıt toplayıcılarına sıkça saldırma olayı yaşanır ya bazen, ondan hiçbir farkı yok gibiydi durumun.
Oradaki görevliler araya girdiler de, turistlerin bağrışları başlamadan bitti Allahtan.
Sayın Valim bir an o köpeklerden birinin bir fırsatını bulup abrona yada uçak iniş-kalkış pistlerinin birisine girdiğini düşünmedim değil.
Ama fazlasını düşünmek bile istemedim.
Bence ne işi var başıboş ve sahipsiz sokak köpeklerinin dünya şehri Antalya’nın havalimanında?
Ha alp atsan bir dert, atmasan milyon dert.
Hazır söz yine havalimanıyken sayın valim.
Antalya’nın Sokak aralarındaki turizm hanutçuları vallahi havalimanını mesken edinmişler.
Antalya oto garında bu kadar yolcu toplama gayretinde olan ayakçı yoktur.
Eğer ki merak ederseniz Tebdili kıyafet halinde iç hatlar geliş tarafına 2 saatinizi ayırın ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.
Sakın kusura bakmayın.
Şu şehrin en yoğun ve en sıcak olduğu günlerde bir de ben piyangodan çıkmış gibiolmayayım.