Yazımın başlığı her ne kadar doğruyu işaret etse de, aslında bir atasözümüz olarak bilinir, kabul görür. Bunu ister iyi yönde gör, ister kötüye yor.
Ama nihayetinde atasözü..
Ben 2009-2014 yılları arasında Antalya’da yapılan belediyeciliğin adına, “Layloylom” takmıştım da.,
5 yıl boyunca bunun aksini ispatlama uğraşı veren meslektaşlarıma dahi rastlamışımdır.
Hoş.,
Her devrin mutlaka adamı ya da adamları vardır da, biz çizgimizi niçin bozmuyoruz?
Yapacak projen mi yok?
Getir kendi partine yakın bir sanatçı. Kurdur meydana sahneyi. Verdir bolcana renkli ışıkları gökyüzüne. Son noktasına kadar açtır kolonların sesini. Yükselt volümü. İsteyen tepinsin dursun, isteyen de parçaya eşlik etsin.
Al sana belediyecilik.
Yeni yeni yazdan çıkmak üzereyiz. Üç gün sonra Antalya’nın Kadı kaçıran yağmurları yağacak, yollar, rögarlar dolup taşacak, araçlar yolda kalacak mış, kimin umurunda?
Sarısu mahallesinde oturan yerleşik Rus vatandaşı Sergey’in küçük oğlu bisikletiyle okula giderken köstebek yuvasına dönen yolda kasise düşüp yaralanmış.
Ermenek mahalle sakinlerinden Rüstem amcamın torunu okula gitmek için servis beklemekten usanmış. Yağmur sularından göle dönen yollardan araçlar geçemiyor muş.
Kimin umurunda?
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Türkülerimize bile konu, pardon söz olan mor üzüm festivali yapar da, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal durur mu?
Ümit Uysal da Gitar Festivali gerçekleştirdi.
Adı üstünde Gitar.
7’den 70’e her Türk evladının, “Acaba ben de o gitarı öttüre bilir miyim” dediği enstrümandan bahsediyoruz!..
Davul yada zurnadan değil.
Sipsi’den hiç değil.
Hatta ve hatta bizim Günlükbaşı’nın meşhur delbeği asla değil.
Gitar arkadaş gitar. Hem de o festival tam 3 gün sürdü.
Dün bu köşeden muhtarlar ile ilgili yazı yazmıştım da, bir muhtar telefonla aradı. Dedi ki, “Ümit Uysal’a ilk 5 yılı ile 2’nci 5 yılı arasındaki farkı sorar mısın? O cevabını verdikten sonra gelin bir de aynı soruyu biz muhtarlara sorun ve aradaki farkı görün” dedi.
“Konuyu açar mısın” dedim, “İlk 5 yıl Ümit Uysal hakikaten belediye başkanı idi ama ikinci beş yılında sanki önce gezgin sonra organizatör.”
Ben demiyorum.
Muhtar söylüyor.
Böcek Mor üzüm, Uysal Gitar festivali yapar da, Konyaaltı Belediye başkanı Semih Esen başı kel mi?
Onun neyi eksik ki dursun?
Geçen cumartesi adı festival falan değildi ama, “Jazz buluşması” gerçekleştirdi. Elimiz yazıyor ama emin olun söylerken dilimiz zor dönüyor.
Ülkemizdeki Jazz müziğinin önde gelen sanatçısı Elif Çağlar’ı Konyaaltı’na getirtmiş Semih başkan.
Konyaaltılılara resmen Jazz resitali sundurmuş.
Yüksek sesli volüm sayesinde de, Bırakın Bahtılı ve Duralileri, Çakırlar, Karatepe ve Gökdere’de evlerinin önünden pür dikkat Jazz dinlemiş vatandaş.
Dinlemişler de, Geyikbayırı ile Çağlarca’da oturanlar Jazz sesinden mahrum kalmışlar, ona hatır koyarlar!..
Öyle duydum!.
Elçiye zeval mı olur?
Eskiden bir Oktober Fest adı altında Antalya’da, Almanların bira festivalini yapan muhterem vardı, şimdi tarih olup buharlaştı. Adından bile bahseden yok.
Şimdi mor üzüm, Gitar festivallerimiz var, Jazz müzik resitallerimiz mevcut.
Ye, iç, eğlen yaşa.
Öyle de geçiyor hayat, böyle de geçiyor işte.
Can çıkıp, huy çıkmıyor da.
Ne yazık ki bu belediyecilik gelenek gibi bir şey olsa gerek.
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi varsa, her siyasi partinin de bir belediyecilik anlayışı olsa gerek!..