Çarşamba günü Şehir Hastanelerini ele almış konuyla ilgili küçük detaylara da girmiş, fikirlerimizi beyan etmiştik de.,
Sağ olsunlar o kadar çok olumlu eleştiride bulunanlar oldu ki, içlerinde özel hastaneler ve emekli olup kendi muayenehanelerini açanlar naçizane fikirlerini paylaşıyorlardı.
Eski SSK Hastanesi’nden tanıdığım Göz Doktoru Hemşerim İzzet Kayserili yazmış.
Demiş ki, “Günaydın değerli hemşerim, her sabah olduğu gibi köşe yazını bir solukta okudum. Güzel şehrimizin ve aynı zamanda tüm ülkemizin ortak sorunlarına olan bakış açın her zaman mükemmel. Her zaman halkımızdan yana olan tarafın için seni tüm kalbimle kutluyorum.”
Teveccüh etmiş.
Kendisini orta yaş kesim iyi tanır. Antalya’nın tanınmış en iyi göz doktorlarından birisidir benim Fethiyeli hemşerim İzzet Kayserili.
Allah kendisine sağlık, sıhhat ve uzun ömür versin.
Branşlarında uzman olup çok yakında Şehir Hastanesinde göreve başlayacağını söyleyenlerden tutun da, eski SSK, bugünkü Atatürk Devlet Hastanesi’nin akıbetiyle ilgili meraklı bekleyişte olanlar.
Şehir hastanesinin oluşumlarındaki şartnamelerinden bahsedenleri görünce bir araştırma da yaptım.
Karşıma, “Risk paylaşımının nerdeyse tümü kamuya ait” ibaresi çıkınca afalladım, pür dikkat kesildim.
İşte beni şaşırtanlar:
-25 yıllık işletme süresi boyunca, Sağlık Bakanlığı’nın şirkete yıllık kira ödeyecek olması
Sağlık Bakanlığı tarafından garanti edilen hizmet ödemelerinin %70 doluluk oranına dayalı olması.
-Ödemelerin döviz kuru, ÜFE ve TÜFELER üzerinden olması ve bunlara asgari ücret artışlarının dahi eklenmesi.
-Yüklenici dövizle borçlanmış ise kur artışı çok olursa kur farkı ödenmesi.
-Kamu ihale kanununa tabi değil.
-Vergiden muaf olması. (Her türlü iş ve işlemler ile düzenlenecek kâğıtlar, damga vergisi ile harçlardan müstesnadır)
-Şirketin aldığı finansman kredisini ödemede güçlük çektiğinde kamu tarafından ödenmesi
-Kamunun özel adına borçlanması.
-Sözleşmeler ticari sır diye saklanması.
-Arazinin kamu tarafından tahsis edilmesi.
-Hastane tasarımının kamu tarafından üstlenilmesi.
-Taşınan arazilerin şirkete kalması. (TTB tarafından açılan davalarla şimdilik ertelenmiş durumda)
-Denetlenmenin özel şirketlere devredilmesi (TTB tarafından iptal ettirilmesine karşın henüz mahkeme kararı uygulanmıyor)
Tüm bu yazılanları okuduktan sonra sahi ya akıllardan nasıl bir yorum geçer?
Peki!..
Hastanın hekim saçma hakkı var mı?
Var.
Hasta SGK anlaşmalı özel hastaneye gidince, SGK özel hastaneye para veriyor mu?
Evet.
Bu hasta özel muayenehaneye gidince SGK herhangi bir ücret ödüyor mu?
Hayır.
Nerede kaldı hekim seçme hakkı?
Hasta özel muayenehaneye gidince faturasını alıp SGK'ya başvurabilmeli ve SGK bu hasta için devletin uygun gördüğü muayene ücretini vermelidir. SGK anlaşmalı Eczane, Optik ve Medikallerde olduğu gibi.
Bu uygulamadan özel hastaneler memnun olur mu?
Hayır.
Dolayısıyla hekimler muayenehane açıp mesleğini icra etmesi istenmiyor.
Tabiri caizse Uzman Doktorlara “Ya Devlet Hastanesi'nde memur ya da Özel Hastanelerde işçi ol” deniyor.
Oysa ki SGK anlaşmalı muayenehane olsa, hastanelerin iş yükü de azalır mı?
Azalır.
Hasta daha kaliteli hizmete kavuşur mu?
Kavuşur.
Amaçlardan birisi hasta memnuniyetini arttırmak ve kaliteli hizmet vermekse, SGK anlaşmalı muayenehane neden devreye sokulmaz diye insanın aklına soru işareti gelmiyor değil.
Ama mümkün mü?
Bu zihniyetle bence hayır.
Not: Emekli olmuş ve kendi muayenelerinde ekmek davalarına devem edip hastalarına şifa dağıtan doktorlarımız ile ilgili yazılacak detaylı çok şeyler var. Zamanla.